Kamu-Özel İşbirliği (PPP) Modeliyle Yürütülen Şehir Hastanesi Projelerinde Hukukun Stratejik Rolü: Bankability, Risk Yönetimi ve Kurumsal Mimari

Kamu-Özel İşbirliği (PPP) modeliyle hayata geçirilen şehir hastanesi projeleri, klasik altyapı yatırımlarının ötesinde; kamu politikaları, uluslararası finansman yapıları ve çok taraflı hukuki risklerin senkronize edildiği makro-ekonomik sistemlerdir. Bu projelerde hukuk, pasif bir uyum mekanizması değil; projenin finansal genomunu belirleyen ve “Bankability” (Finanse Edilebilirlik) kriterlerini inşa eden temel bir mühendislik dalıdır.

Bu yapı, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (European Bank for Reconstruction and Development), Uluslararası Finans Kurumu – Dünya Bankası Grubu üyesi (International Finance Corporation), Avrupa Yatırım Bankası (European Investment Bank) gibi çok taraflı finans kuruluşlarının benimsediği yönetişim, şeffaflık ve hukuki güvenlik standartlarını karşılayan ileri düzey bir kurumsal mimari ortaya koymaktadır.

1. PPP Modelinin Hukuki Mimarisinin Kurulması ve Risk Alokasyonu

PPP projelerinde hukuki başarı, riskin “en iyi yönetebilecek tarafa” doğru şekilde delege edilmesine bağlıdır. Bu aşamada uygulanabilecek methodoloji Yap-Kirala-Devret modellerinde kamu ve özel sektör arasındaki yetki sınırlarını netleştirerek, finansman sürecini doğrudan güvence altına alır. Bu yapılandırma, projenin en başından itibaren hukuki kırılganlıklarını elimine eden bir önleyici hukuk pratiğidir.

2. Proje Sözleşmesi: Uluslararası Standartlarda Hukuki Omurga

Şehir hastaneleri gibi 25–30 yıla yayılan uzun vadeli sözleşmelerde, metinlerin değişen koşullara uyum sağlayabilecek esneklikte ve sürdürülebilir bir yapıda kurgulanması esastır. Stratejik yaklaşımım, metinleri FIDIC (Uluslararası Müşavir Mühendisler Federasyonu) rehberleri ile harmonize ederek; performans kriterleri, mücbir sebep hükümleri ve sözleşmenin ekonomik dengesinin yeniden tesisi gibi kritik maddeleri “esnek ama korumacı” bir yapıda kurgulamayı içerir. standartları ve uluslararası iyi uygulama

3. Proje Finansmanı ve “Bankability” Mühendisliği

Uluslararası finans kuruluşları için bir projenin ekonomik büyüklüğünden ziyade, hukuki metinlerin tutarlılığı belirleyicidir. Bu kapsamda:

Doğrudan Anlaşmalar (Direct Agreements): Finansörlerin haklarını koruyan ve proje aksaması durumunda müdahale hakkı tanıyan mekanizmaların kurulması.

Step-in Hakları: Projenin sürekliliğini sağlamak adına finansörlere tanınan “adım atma” haklarının hukuki altyapısının inşası. Bu unsurlar, hukuku finansmanın bir yan ürünü değil, ön şartı haline getiren profesyonel bir dokunuştur.

4. Çok Katmanlı Teminat Yapıları ve Finansal Sigorta

Finansmanın hukuki sigortası olarak tanımladığım; proje şirketi pay rehinleri, gelir temlikleri ve hesap rehinleri gibi yapılar, yalnızca bir borç yapılandırması değil, uluslararası yatırımcı güven endeksini doğrudan etkileyen bir uzmanlık alanıdır. Bu yapılar, projenin finansal sürdürülebilirliğini hukuki bir zırhla korur.

5. Kamu Hukuku, İdari Risk ve Uluslararası Tahkim

PPP projeleri, kamu gücünün kullanımı ile özel hukuk sözleşmelerinin kesiştiği hibrit alanlardır. İdari tasarrufların sözleşmeye etkisini minimize eden ve uyuşmazlıkların çözümünde ICSID (Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları Çözüm Merkezi) prensiplerini ve uluslararası tahkim mekanizmalarını merkeze alan bir yapı, yatırımcı güveninin temel direğidir.

6. Mevzuat Uyum Süreci ve Teknik Koordinasyon

Tıbbi cihaz lisanslarından çevresel etki süreçlerine kadar geniş bir yelpazede yürütülen hukuki koordinasyon, projenin fiilen hayata geçebilmesinin “sine qua non” (olmazsa olmaz) şartıdır. Bu süreçte sergilenen hukuki liderlik, karmaşık idari labirentlerin projenin takvimini etkilemeden aşılmasını sağlar.

7. Performans Yönetimi ve Kamu Hizmeti Sürdürülebilirliği

Şehir hastaneleri projelerinde hukuk, toplumsal faydayı da korumak zorundadır. Hasta güvenliği ve hizmet sürekliliğini bağlayıcı performans ölçütlerine (KPI) dönüştüren hukuki metinler, projenin ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterlerine uyumunu da en üst seviyeye taşır.

PPP şehir hastanesi projelerinde ortaya konulan hukuki mimari, yerel bir sözleşme pratiğinin çok ötesinde, küresel standartlarda kurgulanmış bir sistem tasarımını ifade etmektedir. Bu yaklaşım;

Uluslararası doğrudan yatırımların önünü açar,

Kamu kaynaklarının verimli kullanımını hukuki denetim altına alır,

Yüksek ölçekli projelerde “hukuki kriz yönetimi” standardı belirler.

Bu nitelikleriyle sunulan uzmanlık, hukuk fonksiyonunu operasyonel bir birimden, projenin geleceğini şekillendiren stratejik bir sistem kurucu konumuna yükseltmektedir.

Av. Mirac Ucankale Yüce