Fitch Ratings Kıdemli Analisti Ricardo Morales, Türkiye ekonomisinin uluslararası gelişmelere karşı dirençli olduğunu belirtti. Morales, geçen hafta cuma günü Fitch’in Türkiye’nin kredi notunu ‘BB-‘ ve görünümünü ‘durağan’ olarak teyit ettiğini hatırlattı.
Morales, ABD/İsrail-İran geriliminin ekonomik etkileri nedeniyle nisan ayında takvim dışı bir değerlendirme yaptıklarını, cuma günkü kararlarının ise bu değerlendirmeyle tutarlı olduğunu söyledi. Uluslararası rezervlerde nisan ayından bu yana bir miktar toparlanma yaşandığını ancak seviyelerin savaş öncesine göre hala düşük kaldığını belirtti.
Morales, jeopolitik belirsizliklerin Türkiye ve diğer gelişmekte olan piyasalar üzerinde enflasyon ve dış dengeler açısından etkileri olmaya devam ettiğini vurguladı. Ancak bu belirsizliklere ve rezervlerdeki düşüşe rağmen, Türkiye’nin politika düzenlemelerinin enflasyon beklentileriyle ilgili kazanımları korumaya odaklandığını kaydetti. Pozitif dolarizasyonun yüzde 38 seviyesinde istikrarlı seyrettiğini ve Merkez Bankası ile ekonomi yönetiminin enflasyonu düşürme taahhüdünün sürdüğünü belirtti.
Türkiye ekonomisinin küresel belirsizlikler karşısında göreceli olarak dayanıklı olduğunu düşündüğünü ifade eden Morales, uzun vadede makroekonomik dengesizliklere karşı direnç gösterdiğini ekledi. Sağlıklı bankacılık sektörü ve finansmana erişim kapasitesinin dış şoklara karşı önemli bir tampon görevi gördüğünü söyledi.
Morales, yüzde 30’un üzerindeki enflasyonun yavaşlamasının zaman alabileceğini, bu süreçte kararlılık ve politika güvenirliğinin önemini vurguladı. Reel faiz oranlarının lira cinsinden varlıkları cazip hale getirdiğini ve dolarizasyonu önlediğini belirtti.
Fitch’in uluslararası rezervleri yakından izlediğini belirten Morales, kredi notunda potansiyel bir artış için uluslararası rezervlerde kalıcı bir iyileşmenin kritik önemde olduğunu vurguladı. Yıl sonu itibarıyla rezervlerde mevcut seviyenin biraz üzerinde bir artış beklentisi olduğunu ancak bunun kalıcılığının belirleyici olacağını ifade etti.
Morales, not artışı için enflasyonda belirgin düşüşü destekleyecek ve ödeme dengesi riskini azaltacak sıkı politika ayarlarının sürdürülmesinin de bir diğer kritik unsur olduğunu söyledi. Bu adımların, dış şoklar ve siyasi belirsizlikler ortamında güveni sürdürmek için gerekli olduğunu belirtti.
Merkez Bankası’nın para politikasında yılın ilerleyen dönemlerinde, jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarının düşmesi varsayımıyla, toplamda 200 baz puan indirime giderek politika faizini 2026 sonunda yüzde 35’e çekebileceği öngörüsünde bulundu.
Reklam & İşbirliği: [email protected]