Blog

  • Fakir Hausgeräte Edirne Erasta AVM’de

    Fakir Hausgeräte, Türkiye genelindeki perakende büyüme stratejisi kapsamında yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Marka, Edirnedeki ilk Fakir Shop mağazasını Erasta AVMde hizmete açarak tüketicileriyle doğrudan buluştuğu yeni bir deneyim alanı oluşturdu.

     Alman mühendisliği ve yüksek kalite standartlarıyla geliştirilen yenilikçi ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen Fakir Hausgeräte, yeni mağazasıyla Edirneli tüketicilere temizlikten mutfağa, kişisel bakımdan yaşam alanı çözümlerine kadar uzanan zengin ürün gamını tek çatı altında sunuyor.

    Fakir Shop konsepti, yalnızca bir satış noktası olmanın ötesinde; ziyaretçilerin ürünleri yakından inceleyebileceği, deneyimleyebileceği ve ihtiyaçlarına uygun çözümler için uzman ekiplerden destek alabileceği bir alışveriş deneyimi vadediyor. Mağazada Fakir Hausgeräte’nin yanı sıra dünya çapında güçlü markalar olan De’Longhi, Braun ve iYO markalarının ürünleri de tüketicilerle buluşuyor. Böylece kahve makinelerinden kişisel bakım çözümlerine kadar farklı kategorilerde premium ürün seçenekleri tek noktadan erişilebilir hale geliyor.

    Bölgesel kalkınmaya ve istihdama katkı sağlayan mağaza yatırımı, aynı zamanda Edirne’de yaşayan tüketiciler için kaliteli ve yenilikçi ev teknolojilerine daha hızlı ve kolay erişim imkânı sunuyor. Açılışa özel kampanyalar ve avantajlı fırsatlar da ziyaretçileri bekliyor.

    Türkiye genelinde büyümesini sürdüren Fakir Hausgeräte, yeni Fakir Shop mağazalarıyla kullanıcı deneyimini güçlendirmeye, çok markalı perakende konseptiyle tüketicilere daha kapsamlı bir alışveriş deneyimi sunmaya ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde yatırımlarını artırmaya önümüzdeki dönemde de devam edecek.

  • MarmaraPark İyilik Kumbarası Bu Ay Çocuklarla Buluşuyor

    MarmaraPark İyilik Kumbarası Bu Ay Çocuklarla Buluşuyor

    Sevgi Günü’nü ve Ramazan Ayı’nı Kapsayan Bir İyilik Çağrısı

    MarmaraPark AVM, her ay farklı bir sivil toplum kuruluşuyla iş birliği yaparak iyilik biriktiren ve paylaşarak büyüttüğü sosyal sorumluluk projesi “İyilik Kumbarası” ile yoluna devam ediyor.
İyilikle atılan adımların yürünülen yollara ışık tuttuğu bu hareket, Şubat ayında bu defa çocuklara umut olmak için doluyor.

    Şubat Ayında “İyilik Kumbarası” UNICEF Türkiye Milli Komitesi’ni Destekleyerek  Çocuklar İçin Doluyor!

    Bu ay boyunca sürecek özel faz kapsamında, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu – UNICEF’i desteklenerek ihtiyaç sahibi çocuklara umut, sevgi ve yaşam desteği ulaştırılacak.
UNICEF’in uluslararası deneyimi ve güvenilirliğiyle, toplanacak bağışlar eğitim araçlarına, beslenme desteklerine ve temel hijyen malzemelerine dönüşerek; iyiliği somutlaştıracak ve kalpten yapılan katkıları sürdürülebilir kılacak.

    14 Şubat’ta Sadece Aşk Değil, Merhamet ve Dayanışma da Paylaşılır

    Sevginin en saf ve güçlü hali, çocuklara duyulan sevgidir. MarmaraPark İyilik Kumbarası projesi kapsamında bu yıl 14 Şubat Sevgi Günü‘nde ziyaretçiler, kalplerini yalnızca romantik duygularla değil; şefkat, empati ve iyilikle de doldurmaya davet ediliyor.
Ziyaretçiler, sevginin en anlamlı hediyesini bir çocuğun hayatına umut olarak bırakabilecekler.

    Ramazan’a Yaklaşırken Paylaşmanın Değerini Hatırlatıyor

    Şubat aynı zamanda, Ramazan ayının huzurlu iklimine yaklaştığımız, paylaşmanın ve dayanışmanın anlamının yeniden hatırlandığı bir dönem.
Ramazan’ın ruhunda paylaşmak vardır. Bu ayda verilen fitre ve zekât, paylaşım duygusunun en görünür hâlidir.
İyilik Kumbarası kapsamında toplanan desteklerin, UNICEF aracılığıyla gıda, hijyen ve eğitim yardımlarına dönüşmesi; kalpleri ısıtan, anlamı derinleştiren bir detay olarak öne çıkıyor.

    MarmaraPark AVM Müdürü Selma Birinci:

    “İyilik Kumbarası bu ay çocuklar için doluyor. Sevgi Günü’nde hediyeleşmeyi bir adım öteye taşıyarak iyiliği yalnızca sevdiklerimize değil, hiç tanımadığımız bir çocuğun kalbine de ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu bizim için çok anlamlı bir sevgi ifadesi. Yanı sıra Ramazan Ayı’nın getirdiği huzur ve şefkati de kucaklayarak, karşılaştığımız tüm talihsizliklere rağmen iyiliğin dört bir yanı sarması için yolumuza devam ediyoruz ve etmeliyiz.” Dedi.

    MarmaraPark: İyiliğin Buluştuğu Yaşam Alanı

    MarmaraPark AVM, yalnızca alışverişin değil; toplumsal duyarlılık ve empati temelli değerlerin de buluşma noktası olmayı sürdürüyor. Her yaştan ziyaretçi, bu projeye katılarak iyiliğin nasıl yayıldığını birlikte deneyimliyor.

    Bağış Mekanizması Nasıl İşliyor?

    MarmaraPark AVM mağazalarından alışveriş yapan ziyaretçiler, alışveriş tutarına göre 20 TL ile 500 TL arasında değişen bağış kuponları kazanıyor.
Bu kuponlar, AVM’nin 2. katında yer alan danışma noktasındaki kırmızı İyilik Kumbarasına atılarak bağışa dönüşüyor.

    Alışveriş yapmadan da danışma noktasına teslim ederek veya AVM içerisinde yer alan dijital panolarda QR kod ile bireysel bağışta bulunmak mümkün.
Her sembolik katkı, UNICEF aracılığıyla bir çocuğun yaşamında sevgiyle hatırlanacak bir iz bırakıyor.

    Bir Kumbarada İyilik Birikir, Sevgi Büyür, Yüzler Gülümser, Kalpler Isınır

    Şubat ayı boyunca MarmaraPark AVM’de atılan her iyilik adımı, bir çocuğun geleceğine umut, bir annenin yüreğine güven, bir toplumun vicdanına huzur bırakıyor.

    İyilik Kumbarası Şubat ayı boyunca MarmaraPark AVM’de sizleri ve kalbinizdeki sevgiyi bekliyor.

     

  • DDPAI, Minimalist Estetik ve 4K Amiral Gemisi Performansını Bir Arada Sunan N5 Pro Modelinin Lansmanını Yaptı

    DDPAI, Minimalist Estetik ve 4K Amiral Gemisi Performansını Bir Arada Sunan N5 Pro Modelinin Lansmanını Yaptı

     

    “Akıllı Görüş, Kompakt Güç” – Yeni araç kamerasında 4K+2K çift görüntü kaydı, dâhili eMMC bellek ve gelişmiş radarla park izleme özellikleri bulunuyor.

    Akıllı mobilite ve görüntü teknolojilerinde öncü bir şirket olan DDPAI, 2026 model yeni araç kamerası DDPAI N5 Pro’yu tanıttı. Araç içinde zarafete önem veren ancak güvenlikten de ödün vermeyen sürücüler için tasarlanan N5 Pro modeli her araca kusursuzca uyum sağlayan, sade ve kompakt tasarımıyla amiral gemisi sınıfında özellikler ve performans sunuyor.

    Kristal Netliğinde Görüş: 4K UHD + 2K Çift Kanal 

    N5 Pro’nun kalbinde üstün görüntüleme yeteneği bulunuyor. Öndeki yolu 4K UHD çözünürlükte kaydeden sistem aracın arkasındaki trafiği aynı anda 2K çözünürlükte kaydederek plakaların ve trafik işaretlerinin keskin ayrıntılarla görülebilmesini sağlar. N5 Pro, yüksek hızda seyir senaryoları için 3K 60fps Yüksek Kare Hızı Modu da sunuyor. Bu kayıt modu hareket bulanıklığını ciddi ölçüde azaltır ve hızlı seyir esnasında daha akıcı görüntü kaydına olanak tanır.

    Güvenilirlik Yeniden Tanımlandı: D²save 2.0 ve Dâhili eMMC 

    SD kart hatalarından kaynaklanan yaygın sorunlara çözüm getiren N5 Pro, DDPAI şirketinin tescilli D²save 2.0 Çift Depolama Sistemi ile donatıldı. Bu modelde MicroSD kart yuvasının yanı sıra 64GB dâhili eMMC bellek bulunuyor. Arıza veya bozulmaya karşı koruma sunan bu mekanizma, SD kart hatası yaşanması durumunda çok önemli görüntülerin dâhili belleğe otomatik olarak kaydedilmesini sağlar, böylece hiçbir kanıtın kaybolmamasını garanti eder.

    Akıllı Koruma: Radarla Park İzleme ve 4G Bağlantı 

    Güvenlik, sürüş anlarının dışında da önemlidir. N5 Pro, Radar Hızlı Uyandırma Park Modu özelliğini ilk defa tüketicilerle buluşturuyor. Radar sensörü, geleneksel hareket algılama mekanizmasının aksine düşük güç tüketimiyle hareketi doğru algılar ve şüpheli hareketleri veya olayları kaydetmek için anında kamerayı uyandırır.

    N5 Pro modeli, opsiyonel 4G Link Box ile kullanıcılara her yerden bağlanma olanağı sunar. Sürücüler Gerçek Zamanlı Uzaktan Ön İzleme özelliğine erişebilir, anlık çarpışma bildirimlerini telefonlarına alabilir ve aracın konumunu GPS üzerinden takip edebilirler. N5 Pro böylece araç sahiplerine tam bir gönül rahatlığı yaşatır.

    Çağdaş Sürücüler İçin Tasarlandı 

    DDPAI sözcüsü, “N5 Pro modelimizle yüksek performans için büyük hacim gerekmediğini kanıtlamak istedik.” dedi. “Markamızın imzası olan altın rengi detaylara yer veren kompakt tasarımı, sürücünün görüşünü engellemeden araçlara premium teknoloji dokunuşu katıyor.” 5GHz Wi-Fi 6 bağlantıyı da destekleyen cihaz, 40MB/s hızlara kadar video yüklemelerine olanak tanıyarak sosyal paylaşımları hiç olmadığı kadar kolaylaştırıyor.

     

  • Expanscience B Corp sertifikasını yeniledi ve etki modelinin gücünü teyit etti

    Expanscience B Corp sertifikasını yeniledi ve etki modelinin gücünü teyit etti

    Paris, Şubat 12, 2026 – Laboratoires Expanscience, B Corp sertifikasını üst üste ikinci kez yenilediğini duyurdu. Grup, bu etiketi ilk kez 2018 yılında aldıktan sonra, ilk sertifikasyonuna kıyasla puanını 23’ten fazla artırarak önemli bir kilometre taşına ulaştı.

    Bağımsız kuruluş B Lab tarafından verilen bu uluslararası tanınma, sosyal ve çevresel performans, şeffaflık ve yönetişim alanlarında yüksek standartları karşılayan şirketleri takdir etmektedir.

    Operasyonel etki ve iş modeli açısından ölçülebilir ilerleme

    B Corp değerlendirme sonuçları, özellikle şirketin operasyonel etkisinde kayda değer ilerlemeler olduğunu ortaya koymaktadır. Expanscience, ürün portföyünde eko-sosyal tasarım yaklaşımını güçlendirmiş, ürünlerinin yaşam döngüsü analizlerini uygulamaya almış ve endokrin bozucuları dikkate alan öncü bir ekotoksikoloji yaklaşımı geliştirmiştir. Ürünleri, hammaddeleri, doğal aktif bileşenleri ve değer zincirleri için tanınmış dış sertifikaların (örneğin Fair for Life, FairWild) kullanımının artırılması da şirketin yüksek standartlarını göstermektedir.

    2021 yılında “misyon odaklı şirket” statüsünü kazanan Expanscience, karbon ayak izini de azaltmıştır (2019 ile 2024 yılları arasında mutlak değer olarak %7 azalma). Şirketin simgesel adımları arasında, 2027 yılına kadar Mustela ıslak mendil üretimini durdurma kararı, bazı destinasyonlara hava yoluyla teslimatları sonlandırma, karbon muhasebesini entegre etme ve Epernon sahasında bir biyoçeşitlilik eylem planı uygulama yer almaktadır.

    Gelecek dönemde Expanscience, Epernon’daki tesisini karbonsuzlaştırmak için yatırımlar planlamaktadır. Bu kapsamda, gaz kullanımını ve sera gazı emisyonlarını azaltmak amacıyla bir sıcak/soğuk platform inşa edilmesi öngörülmektedir (2026’da devreye alınması planlanmaktadır). Aynı sahada şirket, 2019 yılına kıyasla 2027 yılına kadar su tüketimini mutlak olarak %25 azaltmayı hedeflemektedir.

    Grup genelinde ve SBTi taahhüdü kapsamında Expanscience, 2030 yılına kadar (Kapsam 1, 2 ve 3 dahil) sera gazı emisyonlarını 2019’a kıyasla %35 azaltmayı hedeflemektedir.

    Fransa’da ve uluslararası düzeyde güçlendirilmiş sosyal ve toplumsal taahhüt

    B Corp yeniden sertifikasyonu, Expanscience’ın sosyal alanlardaki ilerlemesini de ortaya koymaktadır. Şirket, dünya genelindeki tüm iştiraklerinde asgari sosyal güvenlik kapsamını ölçmek ve güvence altına almak amacıyla denetimler gerçekleştirmiştir. Ayrıca, tüm iştiraklerinde ekipler için eğitim faaliyetlerini güçlendirmiştir.

    Tedarikçilerini etki performanslarını iyileştirme konusunda harekete geçirmek, tedarik zinciri izlenebilirliğini artırmak ve özellikle Mustela Vakfı ile grubun dayanışma girişimleri kapsamında yürütülen sponsorluk ve gönüllülük faaliyetleri, Expanscience’ın ortak iyiliğe aktif katkı sağlama arzusunu göstermektedir.

    Expanscience’ta impACT ve Açık İnovasyon Direktörü Karen Lemasson şu açıklamada bulunmuştur:

    “Bu sertifikayı önemli bir kolektif ilerlemeyle yenilemiş olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu başarı, Expanscience’ı 2040 yılına kadar yenileyici (rejeneratif) bir şirket haline getirmeyi amaçlayan genel stratejimizin bir parçasıdır. Bu doğrultuda Expanscience, ekonomik sağlık, ekolojik dönüşüm ve sosyal ilerlemeyi bir araya getirme yetkinliğini bir kez daha teyit etmektedir.”

     

     

     

  • Oxford International ve Whitecliffe Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (Berlin International) Berlin’deki eğitim fırsatlarını genişletmek için güçlerini birleştirdi

    Oxford International ve Whitecliffe Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (Berlin International) Berlin’deki eğitim fırsatlarını genişletmek için güçlerini birleştirdi

    Oxford International, Berlin’deki Whitecliffe Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (şimdiki adıyla Berlin Uluslararası Uygulamalı Bilimler Üniversitesi) ile uluslararası büyümesini destekleyen ve Avrupa’nın en çok talep gören öğrenci şehirlerinden birinde İngilizce eğitim fırsatlarını genişleten yeni bir ortaklık kurduğunu duyurdu.

    İşbirliği kapsamında Oxford International, Whitecliffe Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ne (Berlin International) öğrenci alımı, yurtdışı pazarlama, kabul, uyum, kayıt ve öğrenci desteği alanlarında uluslararası pazar geliştirme hizmetleri sunarak üniversitenin büyümesine destek olacak.

    Ekim 2026’dan itibaren uluslararası öğrenciler mimarlık, tasarım ve işletme alanlarında dokuz lisans ve lisansüstü programda eğitim görebilecekler. Tüm programlar tamamen İngilizce olarak öğretilecek, sınıflar küçük olacak, sektörle güçlü bağlar kurulacak ve Almanya’da eğitimden işe geçiş için net bir yol haritası sunulacak.

    Eğitim başvuruları açıldı !

    Whitecliffe Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (Berlin International) Genel Müdürü Feroz Ali şu yorumda bulundu:  “Uluslararası erişimimizi genişletirken Oxford International ile ortaklık kurmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Halihazırda 93 ülkeden öğrencileri destekliyoruz ve uluslararası öğrenciler nüfusumuzun %70’ini oluşturuyor. Birlikte, Berlin’e daha da çeşitli bir öğrenci grubunu ağırlayarak, onlara öğrenimden işe geçişi kolaylaştıran uluslararası odaklı bir eğitim sunacağız.”

    Oxford International CEO’su Lil Bremermann-Richard, şunları söyledi: “Whitecliffe Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (Berlin International) ile ortaklık kurmak, Oxford International’ın küresel genişlemesinde önemli bir adımdır. Berlin uluslararası öğrenciler için giderek daha cazip bir destinasyon haline geliyor ve bu işbirliği dinamik, geleceğe yönelik pazarlardaki kurumları ve öğrencileri destekleme konusundaki kararlılığımızı yansıtıyor.”

    Oxford International, her yıl yaklaşık 80.000 öğrenciyi destekleyerek dünya çapında çok sayıda akademik ortakla çalışmaktadır. Küresel işe alım ekipleri 50’den fazla uluslararası kaynak pazarda faaliyet göstermekte olup, akademik ortaklara yerel içgörü ve sürekli stratejik rehberlik sağlamaktadır.

    Oxford International Hakkında

    Oxford International, İngiltere, ABD, Kanada ve Avustralya’da ve sınır ötesi çevrimiçi olarak yüksek öğrenim programları ve akademik ortaklara, mesleki programlara, İngilizce dil kurslarına ve testlere doğrudan giriş sağlayan 30 yılı aşkın mirasa sahip güvenilir bir eğitim ortağıdır.

    Whitecliffe Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (Berlin Uluslararası) Hakkında

    Whitecliffe Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, işbirliği yapan üniversiteler ve yükseköğretim kurumlarından oluşan küresel bir ağın parçasıdır. Üniversite şu anda Berlin Uluslararası Uygulamalı Bilimler Üniversitesi olarak isim değişikliğine gitmektedir. Bu değişiklik resmi onaya ve resmi doğrulamaya tabidir.

  • YFQ-42A İnsansız Savaş Uçağı Görev Otonomi Testini Gerçekleştirdi

    YFQ-42A İnsansız Savaş Uçağı Görev Otonomi Testini Gerçekleştirdi

    General Atomics Aeronautical Systems, Inc. (GA-ASI), YFQ-42A Müşterek Muharebe Uçağı’na (CCA – Collaborative Combat Aircraft) üçüncü taraf görev otonomisini başarıyla entegre ederek ilk yarı otonom hava görevini gerçekleştirdi ve bu ay yeni bir dönüm noktasına ulaştı.

    Bu test için GA-ASI, ABD Hava Kuvvetleri için GA-ASI tarafından tasarlanan ve geliştirilen yeni YFQ-42A CCA’yı (Müşterek Muharebe Uçağı) uçurmak üzere bir RTX işletmesi olan Collins Aerospace tarafından sağlanan görev otonomi yazılımını kullandı. Sidekick Müşterek Görev Otonomisi yazılımı, Otonomi Hükümet Referans Mimarisi (A-GRA) kullanılarak YFQ-42A’nın uçuş kontrol sistemiyle sorunsuz bir şekilde entegre edildi. Entegrasyon, otonomi yazılımı ile uçağın görev sistemleri arasında sağlam ve güvenilir veri alışverişi sağlayarak görev otonomi komutlarının hassas bir şekilde yürütülmesini garanti etti.

    Son testler sırasında otonomi modu Yer İstasyonu Konsolu (GSC) aracılığıyla etkinleştirildi. Etkinleştirildikten sonra, yerdeki bir insan otonomi operatörü, talimatları dört saatten fazla bir süre boyunca yüksek doğrulukla yerine getiren YFQ-42A’ya doğrudan çeşitli komutlar iletti. Bu test, Sidekick’in gelişmiş görev otonomi yeteneklerinin etkinliğini ve A-GRA standardının karmaşık operasyonel gereksinimleri desteklemedeki esnekliğini vurgulamaktadır.

    GA-ASI Başkanı David R. Alexander, “Gelişmiş otonom görev çözümleri sunmak için Collins ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyoruz,” dedi. “Sidekick’in YFQ-42A’mızla entegrasyonu, insansız hava aracı teknolojisinde inovasyona ve operasyonel mükemmelliğe olan bağlılığımızı göstermektedir.”

    Bu başarı, GA-ASI’nin savunma uygulamaları için otonom sistemleri geliştirmeye olan bağlılığının altını çizmektedir. A-GRA aracılığıyla bağlanan Sidekick otonomi yazılımı ve YFQ-42A görev sistemlerinin kombinasyonu; savaş otonomisi, görev esnekliği, operatör kontrolü ve sistem güvenilirliği için yeni ölçütler belirlemektedir.

    Bir RTX işletmesi olan Collins Aerospace’in Stratejik Savunma Çözümleri Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Ryan Bunge, “Bu uçuşta sergilenen otonomi yetenekleri, müşterek görev otonomisini ilerletmek için yaptığımız özel yatırımı vurgulamaktadır,” dedi. “Sidekick’in bu General Atomics platformuna hızlı entegrasyonu ve çatışmayla ilgili geniş bir davranış yelpazesini destekleme konusundaki anında yeteneği, açık sistem yaklaşımımızın gücünü ve esnekliğini vurgulamaktadır.”

    Bu ilk görev otonomi uçuşu, GA-ASI için Ağustos 2025’te YFQ-42A Kuyruk Bir’in ilk uçuşlarıyla başlayan sağlam bir YFQ-42A geliştirme programını sürdürmektedir. Altı aydan kısa bir süre içinde GA-ASI, tek tuşla otonom kalkış ve inişler de dahil olmak üzere birden fazla YFQ-42A uçağı inşa etti ve uçurdu.

    GA-ASI, 2008 yılında şirket tarafından finanse edilen silahlı MQ-20 Avenger® ile başlayarak yaklaşık yirmi yıldır insansız jetler inşa etmekte ve uçurmaktadır. Şirketin Avenger’a devam eden yatırımı, uçağın hem hükümet programlarında hem de şirket tarafından finanse edilen araştırma ve geliştirmede gelişmiş otonomi geliştirme ve testi için rutin olarak bir CCA (Müşterek Muharebe Uçağı) vekili olarak hizmet vermesiyle sonuç vermeye devam etmektedir.

    30 yılı aşkın süredir aileye ait, özel bir savunma şirketi olan GA-ASI, ABD savunma endüstrisindeki orijinal ezber bozanlardan biri olarak bilinmektedir ve şu anda dünya çapında insansız hava aracı operasyonlarında her yerde bulunan teknolojilerin çoğuna öncülük etmekte ve bunları icat etmektedir. Şirket, yıllık gelirinin yüzde 35’inden fazlasını dahili araştırma ve tasarım projelerine yeniden yatırmakta, ihtiyaçtan önce inşa etmekte ve gereksinimlerden önce yetenekler tasarlamaktadır.

    Örneğin 2025 yılında, dahili olarak finanse edilen bir Avenger demosu, aynı uçuşta hem GA-ASI’nin TacACE otonomi yazılımını hem de Shield AI’nin Hivemind yazılımını içeriyordu ve MQ-20 hala havadayken yapay zeka pilotları arasında sorunsuz bir şekilde geçiş yapıyordu. Yılın ilerleyen zamanlarında GA-ASI, başka bir Avenger uçuş demosu için Lockheed Martin ve L3 Harris ile iş birliği yaptı ve MQ-20’yi gelişmiş bir insanlı-insansız ekip oluşturma görevi için bir F-22 Raptor’a bağladı; bu, insan savaş pilotunun Avenger’ı kokpitten tablet kontrolü aracılığıyla otonom bir CCA (Müşterek Muharebe Uçağı) vekili olarak komuta etmesine izin verdi.

    2024 yılında GA-ASI, Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı (AFRL) ile iş birliği içinde geliştirilen XQ-67A Off-Board Sensing Station (OBSS – Harici Algılama İstasyonu) jetini ilk kez uçurdu. Bu erken CCA (Müşterek Muharebe Uçağı) prototipi, ortak bir çekirdek şasiden birkaç uçak varyantı oluşturmaya odaklanan Düşük Maliyetli Harcanabilir Uçak Platformu Paylaşımı (LCAAPS) programının bir parçası olarak AFRL ile öncülük edilen “cins/tür” konseptini doğruladı.

    GA-ASI’nin Gambit Serisi, XQ-67A’nın halihazırda havadan algılamayı sergilemesi ve YFQ-42A’nın havadan havaya savaşı göstermesiyle, bu ortak çekirdek konseptinden çoklu görevlendirilmiş varyantlar öngörmektedir. Genel müşteri değerini artırmak için bu yeni üretim yaklaşımını kullanan GA-ASI, sıfırdan bir uçak inşa etmekten daha az zaman ve maliyet yatırımıyla çeşitli görevlere hızla yönelebilir.

  • Ramazan’ın Zarafeti Fairmont Quasar Istanbul’da

    Ramazan’ın Zarafeti Fairmont Quasar Istanbul’da

    Şehrin merkezinde konumlanan Fairmont Quasar Istanbul, Ramazan ayına özel hazırladığı gastronomi ve iyi yaşam deneyimleriyle misafirlerini geleneksel değerlerle modern lüksün iç içe geçtiği seçkin bir atmosferde ağırlamaya hazırlanıyor. Paylaşmanın, birlikteliğin ve maneviyatın öne çıktığı bu özel dönem; özenle tasarlanan iftar sofraları ve yenileyici spa ritüelleriyle Fairmont imzasını taşıyan bütünsel bir deneyime dönüşecek.

    Aila’da Ramazan Sofralarına Zarif Bir Dokunuş

    Otelin imza restoranı Aila Restaurant, Ramazan boyunca sunacağı zengin açık büfe iftar sofralarıyla Türk mutfağının köklü mirasını rafine bir yorumla misafirlerle buluşturacak. İftariyeliklerden mezeye, çorbalardan fırın lezzetlerine, ana yemeklerden geleneksel tatlılara uzanan geniş seçki; lezzet çeşitliliğini estetik sunum anlayışıyla bir araya getirecek.

    Canlı istasyonlarda hazırlanacak kumda Türk kahvesi, boza, Osmanlı macunu ve geleneksel şerbet çeşitleri, iftar deneyimine nostaljik ve ritüelistik bir katman ekleyecek. Akşamın ruhunu tamamlayan hat sanatı uygulamaları ve canlı fasıl dinletisi ise davetlilere yalnızca bir akşam yemeği değil, kültürel derinliği olan bütüncül bir Ramazan atmosferi sunacak.

    Şefler Önder Cantürk, Kemal Can Yurttaş ve Coşkun Karabacakoğlu imzasını taşıyan özel menü; ustalıkla kurgulanan lezzet dengesi, modern sunum detayları ve mevsimine uygun seçkisiyle sofralara zarif bir karakter kazandıracak.

    Ramadan Relaxation: Ramazan’da Beden ve Ruh İçin Yenilenme

    Ramazan ayının dingin atmosferinden ilhamla tasarlanan “Ramadan Relaxation” spa paketi, bedensel ve zihinsel arınmayı odağına alan özel bir bakım deneyimi sunacak.

    Tarih: 19 Şubat – 19 Mart 2026
    Süre: 45 dakika
    İçerik: Geleneksel Türk Hamamı & Bal Maskesi

    Nazik peeling uygulamasıyla başlayacak hamam ritüeli, cildi ölü deriden arındırırken kan dolaşımını destekleyecek. Devamında uygulanacak bal maskesi, yoğun nemlendirici ve besleyici etkisiyle cilde canlılık kazandıracak. Bakım süreci boyunca hissedilen rahatlama, Ramazan’ın yavaşlayan ritmiyle uyumlu bir yenilenme hissi yaratacak.

    Ramazan’ın Paylaşım Ruhuna Yakışan Bir Buluşma Noktası

    Fairmont Quasar Istanbul, Ramazan ayı süresince sevdikleriyle aynı sofrada buluşmak, geleneksel lezzetleri seçkin bir atmosferde deneyimlemek ve iyi yaşam ritüelleriyle yenilenmek isteyen misafirler için şehirde ayrıcalıklı bir buluşma noktası olacak. Gastronomi ve wellness deneyimlerinin dengeli birlikteliği, Ramazan’ın ruhuna zarif bir yorum katarken; otelin imza misafirperverliği bu özel döneme unutulmaz bir çerçeve çizecek.

    Rezervasyon & Bilgi

    E-posta: [email protected]
    Telefon: +90 212 403 85 00

    Aila Rezervasyon: +90 536 288 41 42
    Spa Rezervasyon: [email protected] | +90 212 403 86 93

  • CGTN: Başkan Xi’nin Bahar Bayramı ziyareti, Çin’in halka verdiği önemi gözler önüne seriyor

    CGTN: Başkan Xi’nin Bahar Bayramı ziyareti, Çin’in halka verdiği önemi gözler önüne seriyor

    Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Salı günü Pekin’de gerçekleştirdiği Bahar Bayramı teftiş turunu tamamladı. İki gün süren ziyaretler kapsamında Xi’nin temasları, Çin’in yaşlı bakımı, yeni istihdam biçimleri ve kentsel dönüşüm konularına verdiği önemi ortaya koydu. CGTN, söz konusu ziyareti ayrıntılı biçimde ele alarak, bunun kararlı ve halk merkezli bir yönetim anlayışını nasıl yansıttığını ortaya koyuyor: Her adımda, halkın acil ihtiyaçlarının karşılanması ve şehirlerin gerçekten insanlara fayda sağlayan yaşam alanları olması hedefleniyor.

    Pekin’deki bir hutongda yer alan küçük bir lokantada mola veren Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, günün menüsünü ve fiyatlarını inceledi; ayrıca yaşlılara yönelik yemek hizmetleri hakkında bilgi aldı. Yakındaki bir bakımevinde ise orada kalanların sağlık kontrolleri, rehabilitasyon programları ve günlük bakım hizmetleri hakkında bilgi aldı.

    Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Genel Sekreteri ve Merkez Askeri Komisyonu Başkanı da olan Xi, Çin’in en önemli geleneksel bayramı olan ve yenilenme, sıcaklık ile aile bağlarının güçlenmesini simgeleyen Bahar Bayramı kapsamında gerçekleştirdiği iki günlük teftiş turu çerçevesinde Salı günü Xicheng Bölgesi’ndeki bir yaşlı bakım hizmetleri bölgesini ziyaret etti.

    Xi’nin Pazartesi günü uzun süredir öncelik verdiği teknolojik yenilikleri incelemek üzere bir ulusal bilgi teknolojileri inovasyon parkına gerçekleştirdiği ziyaretin ötesinde, Salı günkü turu Çin’in sosyal refahı ve yaşam koşullarını güçlendirme yönündeki süregelen çabalarını öne çıkardı. Ziyarette özellikle yaşlı bakımı, yeni istihdam biçimlerinde çalışanlara yönelik koruma önlemleri ve kentsel yönetişimin geliştirilmesi konularına odaklanıldı.

    Yaşlı bakım hizmetleri

    Başkan Xi’nin ziyaret ettiği yaşlı bakım hizmetleri bölgesi, Pekin’in 2024 yılı yaşam koşullarını iyileştirme girişimlerinin bir parçasını oluşturuyor. 510 metre cepheli bu bölge, kültür merkezi ve yaşlı yaşam apartmanı da dahil olmak üzere 12 hizmet sağlayıcıyı bir araya getirmekte olup engelsiz erişim imkanları ve yaşlı dostu düzenlemelerle donatılmış durumda.

    Resmi verilere göre, Çin’de 60 yaş ve üzeri nüfus 320 milyona ulaştı ve toplam nüfusun yaklaşık yüzde 23’ünü oluşturuyor. Son yıllarda yetkililer, emeklilik kapsamını genişletmek ve toplum temelli yaşlı bakım ağlarını güçlendirmek de dahil olmak üzere nüfusun yaşlanmasına yönelik önlemleri artırdı.

    Halihazırda Çin’in temel emeklilik sigortası sistemine katılanların sayısı 1,07 milyarı aşmış durumda ve hak kazanan nüfusun tamamını kapsıyor. Çin’de, ülke genelinde 400 binden fazla yaşlı bakım tesisi ve yaklaşık 8 milyon bakım yatağı bulunuyor. Çin ayrıca evde bakım, toplum temelli hizmetler ve kurumsal bakım hizmetlerini eşgüdüm içinde yürüten bir bakım ağının geliştirilme sürecini hızlandırırken, yaşlı bakımını tıbbi hizmetler ve rehabilitasyon desteğiyle entegre ediyor. Kentsel “15 dakikalık yaşlı bakım hizmet çemberleri” de hayata geçirilmeye başlanıyor.

    Çin’in 15. Beş Yıllık Planı’na (2026–2030) göre ülke, temel yaşlı bakım hizmetlerini daha da genişletecek, kentsel ve kırsal bakım ağlarını güçlendirecek; kamu tesislerinde yaşlı dostu ve engelsiz düzenlemeleri hızlandıracak. Plan ayrıca, yaşlanan nüfusa yönelik sektör ve hizmetlerin geliştirilmesi yoluyla “gümüş ekonomi”nin büyümesini teşvik etme çağrısında da bulunuyor.

    Xi, “Yaşlılara bakım ve destek sağlamak tüm toplumun ortak sorumluluğudur” diyerek, onların mutlu ve tatmin edici bir yaşam sürmeleri için daha iyi koşullar oluşturulması gerektiğini vurguladı.

    Yeni istihdam biçimleri

    Xi, yemekhanenin dışında dinlenen üç kurye ile bir araya gelerek onlarla iş yükleri, gelirleri ve tatil planları hakkında konuştu. Kentsel yaşamın işleyişine yaptıkları katkılardan dolayı kendilerine teşekkür etti.

    Xi, şehirlerin onlar olmadan işleyemeyeceğini belirterek, yerel yönetimleri yaşam, çalışma ve eğitimle ilgili hizmetler de dahil olmak üzere yeni istihdam biçimlerinde çalışanlara daha iyi destek sağlamaya davet etti.

    Resmi verilere göre Çin’de yaklaşık 84 milyon kişi yeni istihdam biçimlerinde çalışıyor ve bunların büyük çoğunluğunu 35 yaş altındakiler oluşturuyor. 30 Kasım 2025 itibarıyla Çin’in yıllık hızlı teslimat hacmi ilk kez 180 milyar paketi aşarak, ülkenin hızla büyüyen platform ekonomisiyle birlikte ortaya çıkan talebin ölçeğini gözler önüne serdi.

    Çin’in 15. Beş Yıllık Planı, yüksek nitelikli tam istihdamı temel bir yaşam hedefi olarak belirliyor ve yeni istihdam biçimlerinde çalışanlar için daha güçlü işçi hakları koruması ile daha iyi sosyal güvence sağlanması çağrısında bulunuyor. İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 27 Ocak’ta yaptığı açıklamada çalışanların temel hak ve çıkarlarını korumaya yönelik düzenlemelerin hazırlanacağını bildirdi.

    Kentsel dönüşüm ve yönetişim

    Xi ayrıca Dongcheng Bölgesi’ndeki Longfusi ticaret bölgesini ziyaret ederek Bahar Bayramı pazarını gezdi ve Yeni Yıl ürünleri satan tezgahları inceledi.

    Longfusi, uzun süredir Pekin’in en tanınmış tapınak panayırı mekanlarından biri olarak biliniyor. Son yıllarda bölge, yenileme ve yeniden geliştirme çalışmalarından geçerek geleneksel kültürel unsurları modern tüketim deneyimleriyle harmanlayan bir ticaret bölgesine dönüştürüldü.

    Bu proje, Çin’in daha geniş kapsamlı kentsel dönüşüm hamlesini yansıtıyor. Son yıllarda ülke, eskiyen konut alanları ile yıpranmış yapıların geniş çaplı yenilenmesini teşvik ederek cep parklar ve kentsel yeşil yollar inşa etti; ayrıca tarihi mahalleler, eski yapılar ve endüstriyel miras alanlarını çevreleriyle daha güçlü bir bütünleşme sağlayacak şekilde canlandırdı.

    Resmi verilere göre Çin, son beş yılda 220 binden fazla eski konut yerleşimini yenileyerek yaklaşık 39 milyon haneye fayda sağladı. Yalnızca 2025 yılında Çin, 27.100 eski kentsel yerleşimde yenileme projesi başlattı ve 14.000 asansör kurdu. Ülke ayrıca 2025 yılında 4.700’den fazla cep parkı ve 5.800 kilometrenin üzerinde kentsel yeşil yol inşa etti; bunun yanı sıra 156.000 kilometrelik yer altı boru hattı ağını yeniledi.

    Xi’nin ziyareti, Çin’in halkın yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedefleyen iç politika önceliklerini vurgulamayı sürdürdüğü bir döneme denk geliyor. Xi’nin yaşlı bakımı, istihdam ve yaşam koşullarına verdiği önem, kararlı bir halk merkezli yönetim anlayışını yansıtıyor: Her adım, acil toplumsal ihtiyaçlara odaklanarak şehirlerin gerçekten insanlara fayda sağlayan yaşam alanları olmasını hedefliyor.

     

  • Shenzhen, Çin’in İlk Kapsamlı Kentsel Gelişim Endeksi UIS’i Tanıttı

    Shenzhen, Çin’in İlk Kapsamlı Kentsel Gelişim Endeksi UIS’i Tanıttı

    30 Ocak’ta, 10’uncu Shenzhen–Hong Kong Mimarlık ve Şehircilik Bienali kapsamında düzenlenen etkinlikte “Shenzhen Kentsel Endeks Gündemi (UIS)” dünya kamuoyuna tanıtıldı. Xinhua Haber Ajansı’na bağlı Liaowang Enstitüsü başta olmak üzere çeşitli kurumların ortak çalışmasıyla hazırlanan bu girişim, Shenzhen’in 45 yıllık hızlı büyüme sürecinde edindiği şehircilik deneyimini dünyayla paylaşmayı ve küresel kentleşme sorunlarına çözüm üretmeyi amaçlıyor. Gündem çalışması, UN-Habitat ve Singapur Yaşanabilir Şehirler Merkezi gibi uluslararası saygın kuruluşların da entelektüel katkılarıyla şekillendirildi.

    Geleneksel sıralama odaklı endekslerden farklı olarak UIS, “insan odaklı” bir yaklaşımı merkeze alıyor. Kentleri yalnızca mevcut performanslarıyla değil, “nasıl bir geleceğe doğru ilerledikleri” ve “daha iyi bir geleceğe nasıl ulaşabilecekleri” soruları üzerinden değerlendiriyor. Bu doğrultuda oluşturulan “6+19+50+X” gösterge sistemi; altı temel değer boyutunu, 19 ikincil boyutu, 50 somut göstergeyi ve gelecekte genişletilebilecek esnek bir “X” alanını kapsıyor. Ayrıca gündem çerçevesi, “İnsan Odaklı Üç Bilgelik” metodolojisi, örnek olay incelemeleri ve diyalog platformları gibi bileşenleriyle, teorik çerçeveyi uygulanabilir politikalara dönüştüren bütüncül bir yapı sunuyor.

    Shenzhen Kentsel Planlama ve Arazi Kaynakları Araştırma Merkezi Direktörü Shan Liang, UIS’i şehirler için hazırlanmış “üç parçalı bir navigasyon seti”ne benzetiyor. Bu sistem, geçmişi değerlendirme, bugünü analiz etme ve geleceği planlama işlevlerini bir arada sunuyor. Hem Çin’de hem de uluslararası alanda birçok uzman, UIS’in küresel kent yönetimi için uygulanabilir ve örnek alınabilir bir Doğu modeli sunduğu görüşünde. Özellikle Asya, Afrika ve Latin Amerika’da hızlı kentleşme yaşayan bölgeler için önemli bir referans niteliği taşıdığı ifade ediliyor.

    UIS’in ön tanıtımı 2025 Çin Deniz Ekonomisi Fuarı gibi etkinliklerde gerçekleştirilmiş ve geniş ilgi görmüştü. Önümüzdeki dönemde gösterge sisteminin daha da geliştirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin derinleştirilmesi planlanıyor. UIS’in Mayıs 2026’da düzenlenecek BM Dünya Şehirler Forumu’nda tanıtılması, endeks sonuçlarının ise Haziran ayında gerçekleştirilecek Dünya Şehirler Zirvesi’nde açıklanması öngörülüyor. Çin’in APEC yılı fırsatından da yararlanılarak, küresel şehir iş birliği ve sürdürülebilir kalkınma alanında entelektüel katkı sunması hedefleniyor.

  • “Canlı sıralamalar öğrencilerin gerçek sınav performansını gösteriyor”

    “Canlı sıralamalar öğrencilerin gerçek sınav performansını gösteriyor”

    Türkiyenin ilk gerçek zamanlı sınav platformu Sin-av, merkezi sınav atmosferini dijital ortama taşıyarak sınav hazırlığını çok çalışmaktan akıllı çalışmaya dönüştürüyor. Yapay zekâ destekli analiz sistemi; öğrencilerin yalnızca netlerini değil, süre yönetimi ve karar davranışlarını da ölçerek kişiye özel stratejik rehberlik sunuyor.

    Türkiye’de her yıl milyonlarca öğrenci, YKS ve LGS gibi merkezi sınavlara katılıyor. Canlı deneme sınavı platformu Sin-av, merkezi sınavları dijital ortama taşıyor. Yapay zekâ destekli platform, öğrencilerin sadece netlerini değil; süre yönetiminden şık değiştirme alışkanlıklarına kadar tüm sınav davranışlarını analiz ederek “akıllı çalışma” dönemini başlatıyor. Sin-av Kurucusu Mehmet Berkay Karataş, öğrencilerin sınav maratonundaki en büyük eksiğinin “neden yanlış yaptığını anlayamamak” olduğunu söyledi. Karataş, Sin-av’ın öğrencilere gerçek zamanlı sınav atmosferi sunduğunu; veri analitiği sayesinde kişiye özel stratejik rehberlik sağladığını ifade etti.

    Türkiye’de yaklaşık 18 milyon örgün eğitim öğrencisi bulunduğunu ve her yıl 3 ila 3,5 milyon öğrencinin YKS’ye, 1 milyona yakın öğrencinin LGS’ye girdiğini söyleyen Mehmet Berkay Karataş, bir YKS adayının sınava kadar ortalama 20 ila 30 bin soru çözdüğünü kaydetti. Karataş, canlı deneme sınavı ve analiz platformu Sin-av’ın öğrencilerin sınav hazırlık süreçlerini daha akıllı, ölçülebilir ve stratejik hale getirmeyi hedeflediğini belirtti.

    “Öğrenci neyi yanlış yaptığını bilir ama neden yanlış yaptığını anlayamaz”

    Platformun geleneksel “doğru-yanlış” anlayışının ötesine geçerek denemelerde ortaya çıkan davranışsal verileri ve çözüm süreçlerini analiz eden bir sistem sunduğunu belirten Karataş, “Sin-av, sınav hazırlığını sadece çok çalışmak değil akıllı çalışmak üzerine kuruyor. Öğrencinin sadece sonuçlarını değil çözüm davranışlarını da analiz ederek, veriye dayalı rehberlik sağlıyoruz. Öngörülemez eğitim yerine eğitim-öğretimi bir mühendislik süreci haline getiriyoruz. Geleneksel eğitim yöntemlerini teknolojiye adapte ediyoruz” dedi.

    Mehmet Berkay Karataş, sözlerine şöyle devam etti: “Klasik deneme sınavı sonuçları çoğu zaman sadece net sayısını gösterir. Sin-av ise süre yönetimini, kararsızlık ve şık değiştirme davranışını, bilişsel zorluk seviyeleri gibi davranışsal verileri analiz ediyor. Öğrenci tek başına neyi yanlış yaptığını bilir ama neden yanlış yaptığını anlayamaz. Platform, yapay zekâ destekli analizle kişiye özel çalışma öncelikleri ve zaman yönetimi önerileri sunuyor. Sin-av’ın canlı deneme konsepti, gerçek sınav atmosferine benzer eşzamanlı sınav oturumları ile öğrencinin sınav stresiyle başa çıkmasını kolaylaştırıyor.”

    Platform, öğrenciyi kendi öğrenme sürecinin yöneticisi haline getiriyor”

    Sin-av’ın öğrenciyi pasif bir kullanıcıdan ziyade kendi öğrenme sürecinin yöneticisi haline getirdiğine dikkat çeken Karataş, “Öğrenciler kendi güçlü ve zayıf yönlerini veriye dayalı olarak görebiliyor. Zaman yönetimi, dikkat, strateji gibi sınav becerilerini geliştirebiliyor. Ayrıca, hatalarını tekrar eden bir döngüye değil, öğrenen bir sisteme dönüştürebiliyor. Eğitim sistemi açısından ise ölçme-değerlendirmeyi yüzeysel olmaktan çıkarıyor. Rehberlik hizmetlerini ölçeklenebilir hale getirirken, coğrafya ve bütçe farklarını azaltarak fırsat eşitliğine katkı sağlıyor” diye konuştu.

    Sin-av’ın YKS, LGS, KPSS, HMGS, GYS gibi merkezi ve rekabetçi sınavlara hazırlanan öğrencilere yönelik bir platform olduğunu belirten Karataş, dershaneler, eğitim kurumları, rehber öğretmenler, dijital eğitim çözümleri arayan kurumlara da çözüm sunduğunu kaydederek, “Özellikle çok deneme çözüp ilerleme kaydedemeyen, netleri dalgalı olan ve sınav anında performansı düşen öğrenciler için yüksek değer üretiyor” dedi.

    Dünyada adaptif öğrenme, veri analitiği kullanan ve bilgi izleme (knowledge tracing) ve performans tahmini modellerini uygulayan bazı eğitim ve sınav platformları olduğunu ifade eden Karataş, “Ancak Sin-av canlı deneme, sınav psikolojisi, davranışsal analiz ve yapay zeka rehberlik bileşenlerini merkezi sınav odaklı ve tek bir platformda birleştiren nadir örneklerden biridir. Bu anlamda Sin-av, birebir kopyası olan bir ürün değil; daha çok global EdTech (eğitim teknolojileri) trendlerinin yerel ve derinleştirilmiş bir uyarlamasıdır” ifadelerini kullandı.

    Amacımız öğrencinin yerine düşünmek değil, öğrencinin daha doğru düşünmesini sağlamak”

    Sin-av Kurucusu Mehmet Berkay Karataş, Sin-av’da yapay zekânın “sistemin çekirdeği” olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Öğrencinin gelecekteki performansını tahmin eden modeller kullanıyoruz. Kişiye özel soru ve çalışma önerileri, ani performans düşüşlerini tespit eden erken uyarı sistemleri sunuyoruz. Ayrıca, platformun unutma eğrisine göre otomatik tekrar planlaması ve dijital rehberlik gibi özellikleri var. Temel amacımız, öğrencinin yerine düşünmek değil, öğrencinin daha doğru düşünmesini sağlamak.”

    Yakın zamanda platforma daha fazla sınav türü ve modül eklemeyi planladıklarını söyleyen Karataş, kurumlara özel dashboard ve raporlama, rehber öğretmenlerle daha entegre sistemler gibi özellikler ekleyeceklerini ifade etti. Karataş, sözlerini şöyle tamamladı: “Sin-av’ı bir deneme platformu değil, öğrenme ve performans yönetim sistemi haline getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’de geliştirilmiş, global ölçekte uygulanabilir bir EdTech ürünü olmak ve öğrencinin sadece sınav kazanmasını değil, öğrenmeyi öğrenmesini sağlayan bir standart oluşturmak gibi hedeflerimiz var.”