Blog

  •  ikas ücretsiz paketiyle, 5 trilyon TL hedefini destekliyor

     ikas ücretsiz paketiyle, 5 trilyon TL hedefini destekliyor

     

     Güncel verilere göre Türkiye’de e-ticaret yapan işletme sayısının 600 bini aştığı bilinirken, KOBİ sayısına oranlandığında 5 KOBİ’den yaklaşık birinin e-ticaret yaptığı görüldü.

     İSTANBUL Geçtiğimiz yıl %60’ın üzerinde büyümeyle 3 trilyon liralık hacme ulaşan e-ticaret sektörü, kasım ayı indirim döneminin de etkisiyle 2025’i 5 trilyon lira yıllık hacimle tamamlamaya hazırlanıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 600 bini aştığı tahmin edilen e-ticaret yapan işletme sayısı, Türkiye’de sayıları 3,8 milyonu bulan KOBİ’lerin %16’sına karşılık geliyor. E-ticaret yapanların çoğunluğunun KOBİ olduğu varsayıldığında, Türkiye’de 5 KOBİ’den yaklaşık birinin e-ticaret yaptığı tahmin ediliyor. Yerli ve yeni nesil e-ticaret altyapısı ikas, Türkiye’de her ölçekten işletmenin e-ticarete başlamasını kolaylaştırarak daha fazla KOBİ’nin online satış yapabilmesini ve Türkiye’nin 5 trilyon lira hacim hedefini destekliyor.

    Ücretsiz e-ticaret paketiyle e-ticaret büyümesini destekliyor

     E-ticareti herkes için erişilebilir hale getirme misyonuyla hareket ettiklerini vurgulayan ikas Kurucu Ortağı ve CEO’su Mustafa Namoğlu,

    “E-ticarete başlamak artık büyük sermayelerin ya da kalabalık ekiplerin ayrıcalığı değil. Bugün bir fikri olan herkesin hızlı ve zahmetsiz bir şekilde e-ticarete başlayabilmesi gerekiyor. ikas olarak tam da bu dönüşümü hızlandırmak için yola çıktık. Yeni Start paketimizle e-ticareti herkes için gerçekten erişilebilir hale getiriyoruz.

    Eskiden yalnızca üst paketlerde bulunan birçok kritik özelliği artık ömür boyu ücretsiz sunuyoruz. Çünkü giriş bariyerleri ne kadar azalırsa, Türkiye’deki işletmelerin dijitalleşme hızı da o kadar artıyor.

    Bugün yüzlerce başarı hikayesinde ikas’ın büyümeye ve ciro artışına nasıl katkı sağladığını görüyoruz. Start paketi, bu başarıların çok daha fazlası için attığımız en güçlü adım. E-ticareti herkes için ulaşılabilir kılarken, Türkiye’de dijital dönüşümün hızını da bir üst seviyeye taşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Instagram ve pazaryeri desteği sunuyor, alan adı bağlanabiliyor

    ikas ile online mağaza açmanın saatler içinde tamamlanabildiğine dikkat çeken Mustafa Namoğlu, “ikas’a özel kargo anlaşmaları ve ödeme altyapılarıyla birlikte sunduğumuz e-ticaret altyapısı, işletmelerin çok kısa sürede online satış yapabilmesini sağlıyor. KOBİ’lerin yapması gereken tek şey ise e-ticaret sitelerini açmak; geriye kalan tüm kritik süreçleri ikas onlar için hazır hale getiriyor.

    İşletmelerin kendi alan adlarını (domain) ücretsiz bir şekilde bağlamalarına imkan tanıyan ikas, girişimcilere kendi markalarıyla satış yapma imkanı sunuyor. Üstelik tüm ikas temalarına da erişim imkanı sağlıyor. ikas ile bireysel bir girişimci de, orta ölçekli bir şirket de eşit şartlarda e-ticarete başlayabiliyor, üstelik hiçbir ücret ödemeden” diye konuştu.

    ikas, pazaryeri entegrasyonuyla kullanıcılarının, belirli pazaryerlerinde bulunan mağazalarını ve e-ticaret sitelerini tek bir panelden yönetebilmelerine imkan tanıyor. Bunun yanında ikas kullanıcıları Instagram hesaplarını ikas platformuna bağlayarak Instagram mesajlarını tek panelden cevaplayıp müşterilerine satış linkleri yollayabiliyor. Tüm bu özelliklerin yanı sıra kullanıcılar istedikleri ikas temasını kullanarak marka kimliklerini dijital vitrinlerine yansıtma şansı yakalıyorlar. Ve yine bu özellikler için hiçbir ücret ödemiyorlar.

    “Dünyanın en hızlı büyüyen ve en kolay kullanılan e-ticaret altyapısı” seçildi

    Sürpriz ücretlerin, ek masrafların olmadığı bir altyapıyı her teknik bilgi seviyesinden kullanıcıya ücretsiz sunduklarının altını çizen ikas Kurucu Ortağı ve CEO’su Mustafa Namoğlu, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

    “Farklı altyapıdan ikas’a geçiş yapanlara da yardımcı oluyoruz. Ekibimiz kullanıcıların eski sitelerinde bulunan ürünleri yeni ikas sitelerine taşıyor. 7/24 yapay zeka destekli chatbot hizmeti, aylık 1.000 e-posta gönderim hakkı, uygun fiyatlı kargo anlaşmaları, sosyal medya hesaplarıyla giriş yapma gibi pek çok kolaylaştırıcı özelliği bir araya getiren ikas Start paketimizle, küçük işletmelerin yeni hedef kitlelere ulaşarak cirolarını artırmasına yardımcı olmak istiyoruz.

    Bunu başararak e-ticaretle uğraşan işletmelerin ekonomik faaliyete daha büyük katkı sunabilmesini hedefliyoruz. ikas, bu kullanıcı dostu modeliyle, kurumsal ürün ve hizmetlerin bağımsız kullanıcılar tarafından değerlendirildiği G2 platformunda dünyanın en hızlı büyüyen ve en kolay kullanılan e-ticaret altyapısı seçildi. ikas olarak hedefimiz, e-ticareti herkes için daha kolay, daha erişilebilir ve daha verimli hale getirmek. Kullanıcılarımızın hedeflerine ulaşabilmeleri için her adımda yanlarında olmaya devam edeceğiz.”

  • İK danışmanlık şirketi, yenilenme döneminde işgücü yönetiminin kırılma noktalarını açıkladı

    İK danışmanlık şirketi, yenilenme döneminde işgücü yönetiminin kırılma noktalarını açıkladı

    2026 asgari ücret belirsizliği sürerken, işletmeler için asıl kritik konu doğru işgücü modelini belirlemek oluyor. Artan maliyetler ve enflasyonist baskı, nitelikli kadro yönetimini her zamankinden daha stratejik hale getiriyor. Bu süreçte profesyonel istihdam çözümleri, şirketlerin hem maliyet hem verimlilik dengesini korumasında belirleyici rol oynuyor.

    İSTANBUL 2026 yaklaşıyor, asgari ücrete yönelik güncellemeler hem işverenler hem de çalışanların gündeminden inmiyor. 2025’te net 22 bin 104,67 TL olarak uygulanan asgari ücretin işverene maliyeti 30 bin 880 TL’yi buluyor. Yıllık enflasyonun ekim 2025 itibarıyla %32,9 seviyesinde seyrettiği bu ortamda, 2026 asgari ücretine ilişkin olası düzenlemeler işgücü piyasasının geleceği açısından kritik önem taşıyor. Türkiye işgücü piyasasını yakından takip eden Akış360 Özel İstihdam Bürosu ise işveren ve çalışan perspektifini bir arada dikkate alan kapsamlı bir değerlendirme paylaştı.

     

    “Asgari ücret açıklanmadı ama sahada dönüşüm çoktan başladı”

    Asgari ücretin henüz belirlenmemesine rağmen, şirketlerin yeniden yapılanma sürecinde olduğunu kaydeden Akış360 Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Akbulut, “2026 asgari ücreti resmen açıklanmamış olabilir. Fakat sahada gördüğümüz realite, işletmelerin şimdiden yeni maliyet düzeyine hazırlanmak zorunda olduğuna işaret ediyor. Böyle bir tabloda işverenler, klasikleşmiş personel bulma yaklaşımını bırakıp stratejik işgücü yönetimine yönelmek zorunda. Türkiye, 2026’ya girerken çalışanların alım gücünün korunması, işverenlerin maliyet baskısının sürdürülebilir hale getirilmesi ve kayıt dışı istihdamla nitelik kaybı riskinin azaltılması gereken üç kritik gerilim hattıyla karşı karşıya bulunuyor” dedi.

     

    “Asgari ücret yalnızca bir rakam değil; ekonomik psikolojiyi belirleyen bir çıpa”

     

    Akış360 Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Akbulut, “2026 asgari ücreti konusunda asıl mesele, alım gücünü koruyacak bir artış mı yoksa enflasyonun gerisinde bir zam mı yapılacağı sorusunda düğümleniyor. Enflasyona yakın ya da biraz üzerinde bir artış çalışanlara kısa vadede rahatlama sağlasa da özellikle KOBİ’lerde bordro maliyetlerini kritik seviyelere taşıyabilir. Öte yandan enflasyonun altında kalacak bir zam, işverenlerin maliyet baskısını hafifletirken çalışanların alım gücü, motivasyonu ve işgücü hareketliliği üzerinde ciddi bir baskı yaratabilir” diyerek değerlendirmelerine şunları ekledi:

     

    “Asgari ücret yalnızca bir rakam değil; ekonomik psikolojiyi belirleyen bir çıpa. Bir yanda çalışanların ‘geçinebilir miyim?’, diğer yanda işverenlerin ‘bu maliyetle nasıl ayakta kalırım?’ soruları var. 2026’da bu iki soruya aynı anda yanıt üretecek dengeli bir formüle ihtiyaç var.”

     

    “İnşaat ve gayrimenkul pazarında profesyonel ekip ihtiyacını artıyor”

     

    “Büyük şehirlerde artan barınma, ulaşım ve gıda maliyetleri nedeniyle asgari ücretin açlık ve yoksulluk sınırına ne kadar yaklaşabileceği tartışmaların merkezinde yer alıyor. Bordro maliyetlerindeki olası artışlar, bazı işletmeleri çalışan sayısını azaltma, fazla mesaiyi kısıtlama, dönemsel personel istihdamına yönelme veya dış kaynak kullanımını artırma gibi adımlar atmaya zorlayabilir. Tam da bu noktada Akış360 gibi özel istihdam bürolarının önemi daha da belirginleşiyor” şeklinde konuşan Gökhan Akbulut,

     

    “2026’ya girerken hem yabancı personel temini hem de inşaat sonrası temizlik ve proje teslim ekipleri alanlarında işletmelerin artan ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümler sunuyoruz. Turizmden üretime, otelcilikten hizmet sektörüne kadar birçok alanda yabancı personelin nitelik ve süreklilik açısından önemli bir alternatif haline gelmesiyle birlikte; çalışma izni ve yasal süreçlerin tam ve sorunsuz yönetiminden uyum desteğine, pozisyon bazlı seçme–yerleştirme hizmetlerine kadar tüm süreci profesyonel şekilde üstleniyoruz. Yabancı personel temininin ucuz işgücü arayışı değil, doğru kadrolarla uzun vadeli değer yaratma süreci olduğunu özellikle vurguluyoruz. Bunun yanı sıra Türkiye’nin canlı inşaat ve gayrimenkul pazarında proje teslim sürelerinin kısalması ve kalite beklentisinin yükselmesi, inşaat sonrası temizlik hizmetlerinde profesyonel ekip ihtiyacını artırıyor” ifadelerini kullandı.

     

    “Doğru sayıda, nitelikte ve maliyette personel bulmanın formülünü sunuyoruz”

     

    2026’da müteahhitlik ve gayrimenkul şirketlerine çözüm ortağı olmayı sürdürürken işletmelerin rekabet gücünü artıracak nitelikli ve güvenilir işgücü çözümlerine odaklanmaya devam edeceklerinin altını çizen Akış360 Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Akbulut, “Belirsizliğin hakim olduğu dönemlerde işletmelerin yalnızca maliyet kesintisine odaklanması, plansız işe alım–ani küçülme adımları ya da kayıt dışına yönelmesi, kısa vadede çözüm gibi görünse de uzun vadede nitelik kaybı, yüksek işgücü sirkülasyonu, itibar riski ve ek maliyetlere yol açıyor. Bu nedenle enflasyonist dönemlerde işgücü yönetiminin profesyonel destekle yürütülmesi, işletmelerin sürdürülebilir ve sağlıklı bir insan kaynağı yapısı oluşturması açısından kritik önem taşıyor. İşverenlere ‘doğru sayıda, nitelikte ve maliyette personel’ formülünü sunuyoruz. Çünkü enflasyonist ortamda ayakta kalmanın yolu, profesyonel istihdam yönetimiyle sürdürülebilir bir yapı kurmaktan geçiyor” dedi.

     

    “2026’nın kazananları, işgücünü yatırım şeklinde gören işletmeler olacak”

     

    Hangi işgücü modelinin seçileceği, hangi pozisyonların kalıcı ya da dönemsel yönetileceği ve yabancı personelle proje bazlı ekiplerin nasıl yapılandırılacağı sorularına doğru yanıtı bulmanın belirlenecek rakamdan daha önemli olduğunu söyleyen Gökhan Akbulut, sözlerini şöyle sonlandırdı:

     

    “Yakın zamanda asgari ücret açıklanacak, belki yıl içinde yeniden değerlendirilecek ama işgücü trendleri çoktan değişti. 2026’nın kazananları, personel maliyetini gider kalemi değil; stratejik yatırım olarak gören işletmeler olacak.”

  • Moskova, Noel’e Yolculuk Festivali ile ziyaretçilerini bir kış masalına davet ediyor

    Moskova, Noel’e Yolculuk Festivali ile ziyaretçilerini bir kış masalına davet ediyor

     

    12 Aralık 2025 – 11 Ocak 2026 tarihleri arasında Moskova, bir kez daha yıllık Noel’e Yolculuk Festivali’ne ev sahipliği yapacak ve şehri, sevilen geleneklerin, masal kahramanlarının ve sürpriz dolu etkinliklerin hayat bulduğu muhteşem bir kış sahnesine dönüştürecek. Festival, “Moskova’da Kış” projesinin bir parçası olarak düzenleniyor. Bir ay boyunca Rusya’nın başkenti, mevsimin büyüsüne bürünecek; sokaklar ışıl ışıl olacak, tatlıların ve kurabiyelerin kokusu havayı saracak ve her semt kendi özel festival hikayesini anlatarak, farklı ülkelerden gelen misafirleri ağırlayacak.

    Bu yıl, Manezhnaya Meydanı, 20. yüzyıl başlarının nostaljik pamuk oyuncak estetiğinden ilham alan büyüleyici bir pazar olan “Noel Ağacı Süsleri Şehri” ile ziyaretçilerini karşılayacak. Burada ziyaretçiler, Rus Yeni Yılı’nın simgesi Ded Moroz ve Snegurochka’nın yanı sıra onlarca eski masal karakteriyle karşılaşacak. Misafirler, sanki eski bir Noel sandığından çıkarılmış gibi görünen süslemelerin arasında fotoğraf çekilme ve masallardan esinlenen mini performanslara katılma şansının yanı sıra Sovyet Yeni Yılı kutlamalarının geleneksel yemeklerini tatma fırsatı da bulabilecek.

    Noel ruhu tüm Moskova’yı saracak

    Tverskaya Meydanı’nda ise Moskova’nın en tanınmış simgelerinden ilham alan süslemeler yer alacak. Meydanın merkezinde, 90 ve 70 cm boyutunda el boyaması süslerle ve 70 cm’den uzun devasa altın buz sarkıtlarıyla süslenmiş, yerli ustalar tarafından hazırlanan 8 metrelik bir Noel ağacı yükseliyor. Bolşoy Tiyatrosu, VDNH pavilyonları ve Kremlin kulelerinin siluetleri ise, bu ağacı sadece bir dekorasyon değil, şehrin yaşayan hikayesini anlatan bir eser hâline getiriyor. Hafifçe parlayan bu minyatür mimari simgeler, ziyaretçilere Moskova’yı sadece turist gözüyle görmekle kalmayıp, şehrin coşkulu ve kutlama dolu ruhunun bir parçası olma hissini de yaşatacak.

    Manezhnaya Meydanı’na şehrin başlıca Noel simgelerinden biri olan 22 metrelik doğal bir çam ağacı yerleştirildi (yüksekliği bakımından sadece Kremlin ağacının ardından ikinci sırada). Bu yıl, dekorasyonu geleneksel Rus süslemelerine bir saygı niteliğinde. Ağaca 10 binden fazla süs ve 5 kilometre ışık kullanıldı. Ustalar, Moskovalı sanatçılar tarafından hazırlanan özel eskizlere dayanarak yüzlerce el boyaması süs tasarladı. Süslemeler, dokunaklı Noel sahneleri, masal karakterleri ve kış kutlamalarını tasvir ediyor. Kompozisyon, ipek flamalar, altın ve gümüş buz sarkıtları, pamuk figürler ve gösterişli kostümlere sahip pembe yanaklı bebeklerle tamamlanarak ağacı adeta büyülü bir tatil masalının yaşayan illüstrasyonu hâline getiriyor.

    Festival ziyaretçileri lezzetli yemekler ve eğlenceli etkinliklerle Noel’in tadına varacak

    Festivalin genç ziyaretçileri, metal baskı, Noel şaka nesneleri yapma, cam boyama, mum yapımı ve Sovyet tarzı süsler hazırlama gibi geniş bir atölye yelpazesinin tadını çıkaracak. En küçük misafirler için ise yeni yıl yemek stüdyoları açılacak. Klasik Rus masallarına dayanan birçok tiyatro performansı ziyaretçileri büyülerken, aktif eğlence sevenler spor alanları, curling okulu ve Kuğu Gölü, Pamuk Prenses, On İki Ay ve diğer kış hikayelerinin sahnelendiği 170’ten fazla buz gösterisinin tadını çıkarabilecek. “Hayal Hediyesini Bulma Yolculuğu” adlı macera ise ziyaretçilere Rusya’nın farklı bölgelerinin geleneklerini tanıtarak, katılımcıların gezgin pasaportlarına damga toplamasını ve ödüller kazanmalarını sağlayacak.

    Festivalden yeni izlenimler, unutulmaz hediyelikler veya lezzetli keşifler yaşamadan ayrılacak tek bir kişi bile olmayacak. Festival, Moskova genelindeki kutlama alanlarını bir araya getirecek: Tverskoy Bulvarı ve TSUM yakınında tasarım Noel ağaçlarının sergileri, seramik, el yapımı hediyeler, aromatik çaylar ve geleneksel Rus mutfağından yemekler sunan sevimli pazar pavilyonları ziyaretçilere sunulacak. Gastronomik çeşitlilik, klasik Rus yemekleri, taze hamur işleri, özel lezzetler, aromatik içecekler ve özel ızgara menüsü ile büyüleyecek. “İyi Kalpli Noel Ağacı” adlı hayır girişimi ise yardıma muhtaçların tatil dileklerini gerçekleştirecek. Buna katılmak için ziyaretçilerin yalnızca süslenmiş ağaçlardan birindeki dileği seçip QR kodu taratması yeterli olacak.

    “Noel’e Yolculuk”, “Moskova’da Kış” projesinin ana etkinliği olacak gelenek, modern kültür ve tatil sezonunun sıcak ruhunu bir araya getiren büyük bir kutlama. Bu büyülü festival, aileyle kaçamak yapmak veya tek başına bir kış macerası yaşamak için ideal bir tercih olup, Türkiye’den gelen ziyaretçiler için unutulmaz deneyimler vadediyor.

  •  95 bin online mağaza en yüksek satış gününü kasım indirimlerinde yaşadı

     95 bin online mağaza en yüksek satış gününü kasım indirimlerinde yaşadı

     

    Dünyanın en büyük e-ticaret altyapı sağlayıcılarından Shopify, Black Friday ve Cyber Monday istatistiklerini paylaştı. Rapora göre bu yıl dünya çapında Shopify altyapısını kullanan mağazaların satışları yıllık bazda %27 artışla 14,6 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.

     

    İSTANBUL Her yıl dünyanın pek çok yerinde indirim dönemi olarak tarihlenen Black Friday ve Cyber Monday’e dair rakamlar netleşmeye başladı. Dünyanın en büyük e-ticaret altyapısı sağlayıcılarından Shopify, 2025 Black Friday ve Cyber Monday (BFCM) istatistiklerini paylaştı. Buna göre Shopify ekosistemi, geçtiğimiz yıla göre %27 artışla 14,6 milyar dolarlık rekor satış hacmine ulaştı. Önde gelen Shopify ajanslarından Byte Digital’ın CEO’su Hakan Sancak, kasım indirimlerine dair değerlendirmelerini paylaştı.

    81 milyondan fazla benzersiz kullanıcı alışveriş yaptı

    Shopify yatırımcı ilişkileri sayfasında yayımlanan Kasım 2025 Black Friday ve Cyber Monday (BFCM) istatistiklerine göre, küresel e-ticaretin zirve yaptığı indirim döneminde 81 milyonun üzerinde benzersiz kullanıcı online alışveriş yaptı. Bu dönemde 15.800 e-ticaret girişimcisinin ilk satışını yaptığı görülürken, 94.900 mağaza, tüm zamanların en yüksek satışlarını bu indirim döneminde kaydetti.

    E-ticaretteki oyun alanının günden güne genişlediğini, her segment ve büyüklükten markanın küresel olarak ölçeklenebildiği bir ortam sunduğuna dikkat çeken Hakan Sancak, “Shopify gibi küresel e-ticaret ağları, Türkiye’deki bir girişimcinin Avrupa’dan müşteri edinebilmesini; mikro ihracat yapabilmesini mümkün kılıyor. Hane halkı harcamalarının arttığına dair veriler, ortalama sepet büyüklüğündeki istikrarlı artışlardan okunabiliyor. Öte yandan harcamaların itici gücünün ve e-ticaretin temel dinamiğinin yine mobil alışveriş olduğu göze çarpıyor. Bu da doğru altyapı ihtiyacını beraberinde getiriyor” ifadelerini kullandı.

    En çok talep güzellik, kişisel bakım, spor giyim ve aksesuarda

    Online alışverişin pek çok ürün kategorisinde birincil tercih hâline geldiğine dikkat çeken Hakan Sancak, “Talebin özellikle güzellik, kişisel bakım, spor giyim, aksesuar ve ev yaşamı kategorilerinde belirgin bir yükseliş gösterdiği görülüyor. Yine de kategoriden bağımsız olarak e-ticaretin herkesin düzenli olarak başvurduğu bir alışveriş yöntemi olduğunu, kullanıcı deneyiminin, satın alma tercihlerinin belirleyicisi olduğunu söylemek mümkün. Doğru altyapı, hızlı teslimat kurgusu ve iyileştirilmiş kullanıcı deneyimi, işletme ölçeğinden bağımsız olarak satış performansına doğrudan etki ediyor. Bu yıl da rekor kıran toplam işlem hacmi, Shopify’ın e-ticarete başlamak için en doğru ve küresel ölçeklenmeye en yatkın altyapılardan biri olduğunu kanıtlıyor” dedi.

    Doğru altyapıyı doğru stratejiyle birleştiriyoruz

    Günden güne kolaylaşan e-ticarete girişin bu alandaki rekabeti de artırdığına dikkat çeken Byte Digital CEO’su Hakan Sancak, “Bu noktada performans optimizasyonu, indirim dönemi hazırlığı gibi kritik farklılaştırıcılar devreye giriyor. 2025 itibarıyla dünya çapında 500’den fazla markaya hizmet veren ve Türkiye’nin bilinen markalarının Shopify süreçlerine danışmanlık hizmeti sunan Byte Digital, Avrupa’nın önde gelen Shopify ajanslarından biri hâline geldi” diye konuştu.

    Hakan Sancak, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Bugüne dek birçok markaya Black Friday & Cyber Monday gibi yüksek hacimli dönemleri kesintisiz ve yüksek performanslı bir biçimde geçirebilmeleri için Shopify Plus uzmanlığı, mağaza hız optimizasyonu, reklam yönetimi, veri analizi ve global büyüme gibi alanlarda teknik danışmanlık hizmetleri sunduk. Her yıl olduğu gibi bu yıl da indirim dönemi, dijital yatırımlara hız vermenin ve profesyonel hizmet almanın önemini ortaya koydu. Byte Digital olarak işletmelerin e-ticaret stratejilerinde sürdürülebilir başarı ve istikrar kazandırabilmek için çalışmaya devam ediyoruz. Amacımız, dünya çapında binlerce satıcıyı yüz binlerce müşteriyle buluşturan Shopify’ın Türkiye’deki e-ticaret girişimleri tarafından da en yüksek performansla kullanılmasını kolaylaştırmak.”

  • Philips OneUp elektrikli mop serisi Türkiye’de

    Philips OneUp elektrikli mop serisi Türkiye’de

     

     

    Versuni Türkiye, yeni Philips OneUp elektrikli mop serisini Türkiye pazarına sunuyor. Philips OneUp, temiz su ile kirli suyu ayıran patentli teknolojisi sayesinde daha temiz ve daha hızlı temizlik sağlıyor.

     

    Philips OneUp, Türkiye’de tüketicilerle buluşuyor. Geleneksel mop ve kova ihtiyacını ortadan kaldırmak amacıyla üretilen Philips OneUp, temiz su ile kirli suyu ayıran patentli teknolojisi sayesinde daha temiz ve daha hızlı temizlik sağlıyor. Türkiye’de süpürmenin ardından ‘ıslak silme’ ile temizliği tamamlayan tüketici alışkanlıkları dikkate alındığında, Philips OneUp’ın hem yüksek hijyen beklentisini karşılayan hem de pratik kullanımıyla vazgeçilmez bir yardımcı olması hedefleniyor.

     ZEMİN TEMİZLİĞİNDE YENİ DÖNEM

    Marka tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:

    “Geleneksel temizlik yöntemlerinde mop, temizlik kovasına tekrar tekrar batırıldığından su zaman içinde kirleniyor ve bir süre sonra kirli su ile yüzey silinerek kirin evin içinde dolaşmasına neden olabiliyor. Philips OneUp elektrikli mop ise temizlik sırasında sürekli zemindeki kirli suyu sessiz bir şekilde kendi haznesinde toplayarak aynı anda temiz su püskürtüyor. Bu sistem sayesinde her harekette temiz suyla silme yapılarak daha hijyenik bir sonuç elde ediliyor.

    “Ürün, yapılan bağımsız testlerde yüzeydeki bakterilerin yüzde 99’a kadarını ortadan kaldırdığını tescilleyerek hijyen standardını üst seviyeye taşıyor. Aynı zamanda başlığın eşit su dağılım teknolojisi sayesinde her silmede zemin geleneksel yöntemlere kıyasla yüzde 50 daha hızlı kuruma sağlıyor.

    “Philips OneUp, kullanım sırasında herhangi bir kova gerektirmiyor. Çift su haznesi, entegre deterjan kartuşu ve ultra hafif gövdesiyle tek bir cihaz tüm temizlik ihtiyacını karşılıyor. Tek şarj dolumuyla 70 dakikaya kadar çalışma süresi sunarken, 360 derece dönebilen başlık sayesinde köşeler, kanepelerin altı ve dar alanlar zahmetsizce temizlenebiliyor. İnce ve kompakt gövde tasarımı sayesinde evde minimum yer kaplıyor.

    “Philips OneUp elektrikli mop, geleneksel mop ve kova sistemlerine göre su kullanımını yüzde 90’a kadar azaltıyor. Su haznesi tek seferlik dolum ile 70 metrekarelik bir yaşam alanını rahatlıkla temizleyebiliyor. Ürün, kutusunda değiştirilebilir mikrofiber bezli temizlik pedi ve detarjan kartuşuyla geliyor. Mop pedi her temizlik sonrasında çamaşır makinesinde kolayca yıkanıp tekrar kullanılabiliyor ve tüm sert zeminlerde yüksek performans gösteriyor.

    “Philips’in ultra konsantre deterjan kartuşu temiz su haznesine kolayca takılıyor ve optimal dozajı otomatik olarak sağlıyor. Bir kartuş 40 hazne kullanımına kadar dayanıyor, bu da uzun süreli ve ekonomik kullanım sunuyor. Philips OneUp, köpürmeyen tüm yüzey temizleyiciler ile de kullanılabiliyor.”

     

     

  • Nasdaq Verafin, Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı’na (GASA) Katıldı

    Nasdaq Verafin, Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı’na (GASA) Katıldı

     

    Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı (GASA – Global Anti-Scam Alliance), Nasdaq Verafin’in dolandırıcılık, finansal suçlar ve dijital sahtekarlıkla küresel mücadeleyi güçlendirmek adına GASA’ya (Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı) Kurucu Üye olarak katıldığını duyurmaktan memnuniyet duyar. Dolandırıcılık taktikleri sınırlar ve dijital kanallar arasında evrilmeye devam ederken, tüketicileri korumak ve daha güvenli finansal ekosistemler oluşturmak için sektörler arası iş birliği zorunlu hale gelmiştir.

    Nasdaq Verafin’in katılımı, dünya genelinde güven, şeffaflık ve dayanıklılığı artırma ortak misyonunda anlamlı bir adımı temsil ediyor. Küresel çabaya katılmanın yanı sıra, Nasdaq Verafin, Latin Amerika’daki finansal ekosistemdeki paydaşlarla ortaklık kurmak ve finansal suçlarla mücadeleye yönelik bölgesel girişimleri desteklemek amacıyla GASA’nın (Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı) hem Brezilya hem de Meksika bölümlerine katılacak.

    Nasdaq Verafin Uluslararası Ödeme Dolandırıcılığı Başkanı Mauriceo Castanheiro, “Suçlular benzeri görülmemiş bir hızla yenilik yapıyor, bilgi silolarından ve eski teknolojilerin eksikliklerinden yararlanarak tespit edilmekten kaçınıyorlar. Finansal suçlarla mücadelenin dönüm noktasındayız; bu nokta, savunmamızı güçlendirmek ve dünya genelindeki tüketicileri daha iyi korumak için kolektif zekanın gücünden yararlanarak tüm ekosistemin bir araya gelmesini gerektiriyor. GASA (Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı) ile yakından çalışarak yenilikçi çözümleri, istihbaratı ve küresel uzmanlığı, Brezilya ve Meksika’daki finansal kurumların karşılaştığı benzersiz zorluklarla paylaşmayı dört gözle bekliyoruz,” dedi.

    Nasdaq Verafin, dünya çapında 2.700’den fazla finansal kurum tarafından güvenilen, finansal suç yönetimi teknolojisi çözümlerinde küresel bir liderdir. Şirketin yenilikçi yaklaşımı; suç faaliyetlerini caydırmak, tespit etmek ve önlemek için konsorsiyum verilerini, AI’yı (Yapay Zeka) ve makine öğrenimini birleştirir. Nasdaq Verafin’in konsorsiyum yaklaşımı, dolandırıcılık tespitini ve önlenmesini iyileştirirken yanlış pozitifleri azaltmak için 800 milyon karşı taraftan gelen veri ve içgörüleri kullanarak finansal sistemdeki gizli riskleri ortaya çıkarır.

    GASA (Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı) Genel Müdürü Jorij Abraham, “Nasdaq Verafin’in Kurucu Üye olarak Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı’na katılması, organizasyonumuz ve dolandırıcılıkla küresel mücadele için bir dönüm noktasıdır. Suç faaliyetlerini daha verimli ve etkili bir şekilde tespit etmek için teknolojiden yararlanma konusundaki derin uzmanlıkları, misyonumuza yeni bir içgörü ve etki düzeyi getiriyor. Nasdaq Verafin’in ortaklığı ve temsilcilerinin Brezilya ve Meksika Bölümlerimizin yönetim kurullarına katılmasıyla, küresel bilgiyi yerel eylemle birleştirme yeteneğimizi güçlendiriyoruz. Birlikte daha güçlü politikalar şekillendirebilir, sektör iş birliğini hızlandırabilir ve dolandırıcılıktan arınmış bir geleceğin temellerini atabiliriz,” dedi.

    Brezilya Bölüm Direktörü Renata Salvini, “Nasdaq Verafin’in Kurucu Üye olarak eklenmesi sadece Brezilya Bölümü için bir dönüm noktası değil, aynı zamanda pazarımızın geçerliliğinin ve ilk günden beri inşa ettiğimiz çalışmaların ciddiyetinin güçlü bir onayıdır. Mükemmellik, yenilikçilik ve dürüstlüğe olan derin bağlılığıyla bilinen, küresel olarak tanınan bir kurumla yolculuğumuza başlıyoruz. Bu ortaklık, küresel uzmanlığı yerel etkiye dönüştürme yeteneğimizi güçlendiriyor ve Brezilya’da dolandırıcılık ve finansal suçlarla mücadelede iş birliği standardını yükseltme misyonumuzu hızlandırıyor,” dedi.

    Meksika Bölüm Direktörü Sissi de la Peña, “Meksika’daki Dolandırıcılık Durumu 2025 Raporu’na göre, Meksikalı yetişkinlerin yüzde 76’sının dolandırıcılık kurbanı olması ve yıllık 139 milyar peso kaybedilmesiyle birlikte, 2026 yılı yıkıcı olacak. AI (Yapay Zeka) üretkenliği demokratikleştirdi ancak dolandırıcılığı endüstriyelleştirdi; bu bir tahmin değil, bir geri sayım. Bu salgınla mücadele, dijital platformlar, telekomünikasyon, finans ve yetkililer arasında erken tespitin koordineli eylemi tetiklediği entegre savunmalar gerektirir. Nasdaq Verafin’in GASA (Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı) Meksika’ya katılması, teknoloji ile koordinasyon arasındaki boşluğu dolduruyor. Sistemik iş birliği olmadan ekonomik sistemimiz savunmasız kalır. Bu, temel istikrar konusundaki çok paydaşlı taahhüdümüzü güçlendiriyor,” diye ekledi.

    Bu ortaklık sayesinde, Nasdaq Verafin yöneticileri GASA (Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı) Meksika ve Brezilya’nın Bölüm Danışma Kurullarına katılacaklar. Kurucu Üye olarak Nasdaq Verafin, tüketicileri dolandırıcılık ve sahtekarlıktan koruyan yenilikçi yeni stratejiler geliştirmek için finansal suçları durdurma konusundaki yirmi yılı aşkın deneyiminden gelen içgörüleri getirerek GASA ve üyeleriyle iş birliği yapacak.

    Nasdaq Verafin’in finansal suç tespiti ve önleme yaklaşımı hakkında daha fazla bilgi edinmek için www.verafin.com adresini ziyaret ediniz.

    Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı (GASA) Hakkında
    Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı, misyonu dünya çapındaki tüketicileri dolandırıcılıktan korumak olan kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. GASA (Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı); politika yapıcıları, kolluk kuvvetlerini, tüketici yetkililerini, STK’ları (Sivil Toplum Kuruluşları), finans sektörünü, telekom operatörlerini, internet platformlarını, hizmet sağlayıcıları ve siber güvenlik kuruluşlarını içgörü paylaşmak, ortaya çıkan dolandırıcılıkları ortaya çıkarmak ve sahtekarlığa karşı koordineli eylemi teşvik etmek için bir araya getirir. Daha fazla bilgiyi https://www.gasa.org adresinde bulabilirsiniz.

    Nasdaq Verafin Hakkında
    Nasdaq Verafin; Dolandırıcılık Tespiti ve Yönetimi, AML/CFT (Kara Para Aklamanın Önlenmesi/Terörizmin Finansmanıyla Mücadele) Uyumluluğu ve Yönetimi, Yüksek Riskli Müşteri Yönetimi, Yaptırım Taraması ve Yönetimi ve Bilgi Paylaşımı için Finansal Suç Yönetimi Teknolojisi çözümleri sunmaktadır. Toplam varlıkları 11 trilyon doları bulan 2.700’den fazla finansal kurum, dolandırıcılığı önlemek ve AML/CFT (Kara Para Aklamanın Önlenmesi/Terörizmin Finansmanıyla Mücadele) çalışmalarını güçlendirmek için Nasdaq Verafin’i kullanmaktadır. Daha fazla bilgi için www.verafin.com adresini ziyaret edin.

    İleriye Dönük İfadelerle İlgili Uyarı Notu:
    Bu bültende yer alan bilgiler, bir dizi risk ve belirsizlik içeren ileriye dönük ifadeler içermektedir. Nasdaq, okuyucuları, herhangi bir ileriye dönük bilginin gelecekteki performansın garantisi olmadığı ve gerçek sonuçların ileriye dönük bilgilerde yer alanlardan önemli ölçüde farklı olabileceği konusunda uyarır. İleriye dönük ifadeler, “olacak”, “olabilir” gibi kelimeler ve benzer anlamdaki diğer kelimeler ve terimlerle tanımlanabilir. Bu tür ileriye dönük ifadeler, bunlarla sınırlı olmamak üzere, gelecekteki eylemler ve beklenen sonuçlarla ilgili ifadeleri içerir. İleriye dönük ifadeler, Nasdaq’ın kontrolü dışındaki bir dizi risk, belirsizlik veya diğer faktörleri içerir. Bu riskler ve belirsizlikler, Nasdaq’ın ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunduğu dosyalarda, Form 10-K yıllık raporları ve Form 10-Q üç aylık raporları dahil olmak üzere ayrıntılı olarak açıklanmıştır; bunlara Nasdaq’ın yatırımcı ilişkileri web sitesi   ve SEC’in web sitesi  adresinden ulaşılabilir. Nasdaq, yeni bilgiler, gelecekteki olaylar veya başka nedenlerle herhangi bir ileriye dönük ifadeyi kamuya açık olarak güncelleme yükümlülüğü üstlenmez.

    © 2005 Nasdaq, Inc. Nasdaq logosu ve Nasdaq ‘şerit’ logosu, ABD ve diğer ülkelerde Nasdaq, Inc.’in tescilli ve tescilsiz ticari markaları veya hizmet markalarıdır. Tüm hakları saklıdır. Bu iletişim ve buradaki herhangi bir bağlantı takip edilerek bulunan içerik, Nasdaq, Inc. ve/veya belirli iştirakleri (topluca “Nasdaq”) tarafından yalnızca bilgilendirme amacıyla sağlanmaktadır. Nasdaq, bu iletişim veya bu tür içeriklerle ilgili hiçbir beyan veya taahhütte bulunmaz ve yasalar kapsamındaki herhangi bir zımni garantiyi açıkça reddeder. Yayınlandığı tarihte, buradaki bilgilerin doğru olduğuna inanılmaktadır, ancak bu tür bilgiler önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir. Buradaki hiçbir şey, herhangi bir yatırım ürününün alımı veya satımı için bir tavsiye, talep, davet, teşvik, promosyon veya teklif teşkil etmez; ayrıca bu materyal, yatırım, hukuk veya vergi tavsiyesi olarak veya Nasdaq tarafından bir tavsiye, referans veya onay olarak yorumlanamaz.

  • TIS, ISO 20022 Geçiş Sürecinde Hazine Ekiplerine Yönelik Desteklerini Sürdürüyor

    TIS, ISO 20022 Geçiş Sürecinde Hazine Ekiplerine Yönelik Desteklerini Sürdürüyor

    Ödemeler ve nakit yönetimi için önde gelen bulut tabanlı bir platform olan Treasury Intelligence Solutions (TIS), yakın tarihli Kasım 2025 ISO 20022 son tarihinin ardından, uzmanlaşmış çeviri hizmetleri ile organizasyonları geleceğe hazırlıyor. Finans sektörü için büyük bir dönüm noktası olarak, SWIFT artık bankaların sınır ötesi ödeme mesajlarını ISO 20022’ye taşımasını şart koşuyor. Sonuç olarak, hazine ekipleri bankalarının ödeme bilgilerini gönderme ve alma şekillerinde farklılıklar görmeye başladı bile. Bu değişikliklere uyum sağlamak, sistemlerin ve süreçlerin modernizasyonuna yönelik stratejik bir yaklaşım gerektirecektir.

     

    ISO 20022, eski standartlardan oluşan karmaşık yapıyı, ödeme verilerini yapılandırmaya yönelik tek bir yaklaşımla değiştiriyor. Yeni evrensel standart, piyasalar genelinde karışıklığı azaltmak, veri kalitesini artırmak ve dünya çapındaki düzenleyicilerin artık beklediği şeffaflık düzeyini desteklemek için tasarlandı.

     

    ISO 20022 ödemelerine geçiş zaman ve stratejik vizyon gerektirir; özellikle eski sistemler, ERP ve ödeme sistemleri yapılandırılmış veriler göz önünde bulundurularak inşa edilmediğinde. Bunları güncellemek, çeşitli iç ekipler arasında planlama ve koordinasyon gerektirir.

     

    TIS Teknolojiden sorumlu Başkanı (CTO ) Wouter De Bie, “ISO 20022 büyük bir endüstriyel değişimdir, ancak şirketlerin günlük işleyiş biçimini aksatmamalıdır. Önceliğimiz bu geçişi sorunsuz hale getirmektir. Platformumuzun ödeme dosyalarını bankaya özel formatlara çevirme ve ISO gerekliliği olan alanları otomatik olarak doldurma yeteneğinden yararlanarak, hazine ekiplerine kendi hızlarında uyum sağlama esnekliği sunuyoruz. Bu yaklaşım istikrarı sağlar, riski azaltır ve organizasyonların maliyetli sistem yenilemeleri veya son dakika düzeltmeleri olmadan yeni standartları karşılamasını sağlar.” diye konuştu.

     

    TIS platformu, ISO banka formatlarının kapsamlı bir şekilde kapsanmasını sağlamak için 140.000’den fazla bankaya özel profilden yararlanır. Ayrıca, yenilikçi bir yapay zeka destekli çözüm, kurumsal lehtarlar için yapılandırılmış adres bilgileri gibi ISO’ya özgü gereksinimleri ele alır. Verilerini ve ödeme iş akışlarını güncellemeye şimdiden başlayan şirketler, ilerideki daha büyük değişikliklere daha hazırlıklı olacaklardır. Bunu yapmayanlar, yapılandırılmamış formatlar kullanımdan kaldırıldıkça mesaj kesilmesi, reddedilen ödemeler ve daha yavaş işlem süreleri gibi can sıkıcı sorunlarla karşılaşabilirler.

     

    TIS Strateji Başkanı Jon Paquette, “ISO 20022’ye yönelik proaktif bir yaklaşımın faydalarını şimdiden görüyoruz. Platformumuzu kullanan organizasyonlar, ödeme hataları veya maliyetli yeniden çalışmalar olmaksızın banka kaynaklı erken değişiklikleri uyguladılar ve ayrıca bankalar MT formatlarını sonlandırıp CAMT’yi tanıtırken mutabakat ve nakit uygulamalarında aksaklıkları önlemek için hesap özeti formatı dönüştürme yeteneklerimizden yararlanıyorlar. Bu, doğru araçlarla şirketlerin, gelişen standartları karşılarken istikrarı koruyarak tam ISO kabulüne kendi zaman çizelgelerinde hazırlanabileceklerini kanıtlıyor.” şeklinde konuştu.

     

    TIS Hakkında

    TIS; CFO’ların, Hazine Sorumlularının ve Finans ekiplerinin küresel nakit akışı, likidite ve ödeme işlevlerini dönüştürmelerine yardımcı olur. 2010’dan bu yana, ödüllü bulut platformumuz ve sınıfının en iyisi hizmet modelimiz, tüm CFO ofisinin daha etkili bir şekilde iş birliği yapmasını ve maksimum verimlilik, otomasyon ve kontrol elde etmesini sağlamıştır. TIS, kullanıcıların nakit tahmini, işletme sermayesi, giden ödemeler, finansal mesajlaşma, dolandırıcılık önleme, ödeme uyumluluğu ve daha fazlasını çevreleyen kilit alanlarda üstün performans elde etmelerini sağlar.

     

     

  • Techmer PM Çözümleri, Formerra’nın Kuzey Amerika Dağıtım Portföyüne Katıldı

    Techmer PM Çözümleri, Formerra’nın Kuzey Amerika Dağıtım Portföyüne Katıldı

     

    Formerra, Techmer PMin renk masterbatchlerini, yüksek performanslı katkılarını ve ön renklendirilmiş bileşiklerini ABD, Kanada ve Meksika genelinde dağıtacak.

    Performans malzemeleri dağıtımında lider Formerra, portföyünü genişleterek Techmer PM’in renk masterbatch’leri, yüksek performanslı katkıları ve ön renklendirilmiş bileşiklerini ürün gamına eklediğini duyurdu. Bu ortaklık, Formerra’nın uygulamaya özel malzeme portföyünü güçlendirirken Kuzey Amerika genelinde müşterilerin gelişen ihtiyaçlarıyla uyumlu bir malzeme yelpazesi sunmasını sağlayacak.

    ABD merkezli bir plastik bileşik üreticisi olan Techmer PM, yüksek performanslı plastik ve fiber uygulamalarına yönelik katma değerli renk ve katkı masterbatch’leri ile mühendislik bileşikleri konusunda uzmanlaşmıştır. Bu ürünler; tıbbi cihaz, otomotiv, ambalaj ve tüketici ürünleri gibi çeşitli sektörlerde kullanılmaktadır. Techmer PM, OptiColor Inc. ve Colors for Plastics’in satın alınması da dahil olmak üzere optik ve renk kabiliyetlerine sürekli yatırım yapmaya devam etmektedir.

    Ürün Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mike Ellison: “Techmer PM’in yenilikçilik ve teknik mükemmeliyete olan bağlılığı, Formerra’nın en iyi malzemeleri ve hızlı hizmeti sunma misyonuyla kusursuz bir uyum içinde” dedi Formerra CEO’su Cathy Dodd. “Bu iş birliği sayesinde uzman teknik ekibimizin desteğiyle müşterilerimize performans ve sürdürülebilirlik sağlayan masterbatch ve ön renklendirilmiş bileşik portföyü sunacağız.”

    Mike Ellison isözlerine şunları ekledi: “Techmer PM’in ön renklendirilmiş bileşikleri, katkıları ve renk masterbatch yelpazesi; işlem, estetik, biyobazlı içerik, regülasyon ve performans ihtiyaçlarını kapsayacak genişlikte.”

    Dağıtılan Techmer PM ürünlerinin öne çıkan özellikleri:

    • Regüle Edilmiş Tıbbi Renk Sistemleri: ISO 10993 testli paletler; PPSU, PA, PP ve ABS için onaylı renk çözümleri

      Estetik Efektler ve Lazer Fonksiyonu: Metaliklerden renk değiştiren pigmentlere, fotochromic ürünlerden Techsplatter’a kadar geniş görsel efekt portföyü; lazer katkı teknolojileri

      Döngüsellik ve Sürdürülebilir Malzeme Çözümleri: PLA/alternatif reçine renkleri, PET tamiri için HiTerra® rPET Revive, NIR ayırt edilebilir siyahlar (APR “tercih edilen” sınıflandırma)

      İşleme ve Performans Katkıları: Techsperse™ dispersiyon teknolojisi, UV/ısı stabilizasyonu, halojensiz FR sistemleri, izleme teknolojileri, antimikrobiyal paketler, temizleme çözümleri

    “Formerra’nın uygulama, regülasyon ve malzeme alanındaki derin uzmanlığı, pazar erişimimizi genişletmek için ideal bir bağlam sunuyor,” dedi Techmer PM CEO’su Craig Foster. “Güçlerimizi birleştirerek müşterilerimizin kanıtlanmış teknolojilerle daha hızlı ürün geliştirmelerine yardımcı olacağız.”

     

     

    Temel Bilgiler:

    • Formerra, Techmer PM’in ön renklendirilmiş bileşiklerini, renk çözümlerini, katkılarını ve masterbatch’lerini Kuzey Amerika genelinde dağıtacak.

      • Techmer PM portföyü; medikal uyumlu paletlerden (ISO 10993), Techsplatter estetik efektlerine, HiTerra® rPET Revive sürdürülebilirlik çözümlerine ve Techsperse™ performans katkılarına kadar geniş kapsam sunuyor.

      • Ortaklık, Formerra’nın teknik desteği ve tedarik güvenilirliğini, Techmer PM’in uzman malzemeleriyle birleştirerek müşterilerin pazara çıkış hızını artırmayı hedefliyor.

    Formerra Hakkında
    Formerra, sağlık, tüketici, endüstriyel ve mobilite pazarları dahil olmak üzere geniş bir yelpazede dünyanın önde gelen polimer üreticilerini binlerce OEM ve marka sahibiyle buluşturan lider mühendislik malzemesi dağıtım şirketidir. Teknik uzmanlık, tedarik zinciri gücü, derin sektör bilgisi, hizmet ve e-ticaret kabiliyetleriyle öne çıkan Formerra; müşterilerine performans, verimlilik, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik sunan yenilikçi malzeme çözümleri sağlar

    Techmer PM Hakkında
    Techmer PM, performans ve işlevsellik gerektiren uygulamalar için konsantre renk ve katkı masterbatch’leri gibi mühendislik malzemeleri ve polimer çözümleri tasarlayan ve üreten lider bir şirkettir. Şirket; plastik işleyicileri, üreticiler, tasarımcılar, marka sahipleri ve ürün geliştiricilerle iş birliği yaparak ürün fonksiyonunu ve görünümünü geliştiren çözümler sunar. 1981 yılında kurulan Techmer PM, Kuzey Amerika genelinde tesisler işletmektedir ve katkı üretimi, film, nonwoven, enjeksiyon kalıplama ve eklemeli imalat dahil olmak üzere neredeyse tüm polimer proseslerinde derin teknik uzmanlığa sahiptir. Daha fazla bilgi için:

     

  • Safi Çorum Şeker, 2025-2026 Üretim Sezonunda Şeffaflık ve Güveni Güçlendiriyor

    Safi Çorum Şeker, 2025-2026 Üretim Sezonunda Şeffaflık ve Güveni Güçlendiriyor

     

    Türkiye’nin köklü şeker üreticilerinden Safi Çorum Şeker, 2025-2026 üretim sezonuna ilişkin güncel verileri kamuoyu ile paylaşarak sektördeki şeffaflık ve güven odaklı üretim anlayışını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, üretim süreçlerinden çiftçi destek programlarına kadar tüm operasyonlarında izlenebilirlik ve kaliteyi artırmayı sürdürüyor.

    Üretim Kapasitesinde Verimlilik Odaklı İyileştirmeler

    Safi Çorum Şeker, yeni sezona hazırlık kapsamında tesislerinde kapsamlı modernizasyon çalışmaları gerçekleştirdi.

    Üretim  hatlarında yapılan yenilemeler ile işleme kapasitesi istikrarlı şekilde  korunurken,  Süreç  optimizasyonları sayesinde daha hızlı, daha verimli ve enerji  tasarruflu üretim hedeflendi.

    Bu iyileştirmeler, şirketin şeker üretimi alanındaki rekabet gücünü artırırken, operasyonel verimliliğe de önemli katkılar sağladı.

    Kalite Standartlarında Uluslararası Uyum

    Şirket, kalite yönetim sistemlerini hem ulusal hem de uluslararası standartlara uyumlu şekilde sürekli geliştiriyor.

    Üretim sürecinde uygulanan çok aşamalı kontrol mekanizmaları;

    Ürün  saflığı,  Hijyen  standartları,  İzlenebilirlik

    konularında yüksek güvence sunuyor. Safi Çorum Şeker, 2025-2026 sezonunda devreye aldığı dijital takip ve kalite kontrol sistemleri ile ürün güvenliğini üst seviyeye taşıdı.

    Şeker Pancarı Üreticilerine Güçlü Destek

    Bölge ekonomisinin temelini oluşturan şeker pancarı üreticilerine yönelik destek programları bu yıl da genişletildi.

    Şirket tarafından çiftçilere:

    Ekim  öncesi bilgilendirme toplantıları,  Verim  artırıcı tarım teknikleri eğitimleri,  Sözleşmeli  tarım kapsamında avantajlı alım koşulları

    sunuldu. Sahada görev yapan ziraat mühendisleri, üreticilere sezon boyunca kesintisiz teknik destek sağlamaya devam ediyor.

    Sürdürülebilir Üretim Yaklaşımı Güçleniyor

    Safi Çorum Şeker, çevresel sürdürülebilirliği tüm üretim stratejisinin merkezinde tutuyor.

    2025-2026 üretim sezonunda da:

     

    Su  tasarrufu sağlayan üretim teknolojileri,  Atık  geri dönüşüm uygulamaları,  Enerji  verimliliğini artıran projeler

    öncelikli olarak sürdürüldü. Şirket, çevreye duyarlı üretim anlayışını pekiştiren yeni projeler geliştirmeye devam ediyor.

    Safi Çorum Şeker Hakkında

    Sektörde uzun yıllara dayanan tecrübesiyle bölge ekonomisine ve Türk şeker üretimine önemli katkılar sunan Safi Çorum Şeker, 2025-2026 üretim sezonunda da hem çiftçileri destekleyen hem de sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendiren çalışmalarına devam etmektedir.

     

  • Lüks Mobilyada Ismarlama Üretim Dönemi: Tüketicilerin Tercihleri Hızla Değişiyor

    Lüks Mobilyada Ismarlama Üretim Dönemi: Tüketicilerin Tercihleri Hızla Değişiyor

     

     

    Son yıllarda mobilya sektöründe gözle görülür bir dönüşüm yaşanıyor. Tüketicilerin talepleri, seri üretime dayalı standart mobilyalardan uzaklaşıp ısmarlama mobilya modellerine yöneliyor. Bu değişim, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde lüks mobilya anlayışını yeniden şekillendiren önemli bir trend haline geldi. Özellikle üst segment tüketiciler, yaşam alanlarında kendilerini yansıtan özgün tasarımlar talep ediyor. Bu talep de lüks mobilya segmentinin büyümesine, kişiye özel üretim yapan markaların öne çıkmasına neden oluyor.

     

    Standart Mobilyaların Etkisi Azalıyor: İnsanlar Artık Kendilerine Özel, Mekana Göre Yapılmış Ölçülü Tasarımlar İstiyor

    Geçmiş yıllarda, büyük ölçekli markaların binlerce adet ürettiği, her evde birbirinin aynısı olarak görülebilen mobilyalar yaygındı. Ancak günümüz tüketicisi artık bu yaklaşımı yeterli bulmuyor. Seri üretim mobilyaların hem mekânsal uyumsuzlukları hem de tasarım anlamında kişisel bir değer taşımaması, tüketicilerin ilgisini azaltmış durumda.

    Bugünün modern müşterisi; ev ve işyeri dekorasyonunun, kişisel zevklerin bir yansıması olduğunun farkında. Bu nedenle renk, ölçü, malzeme ve detayların isteklerine göre belirlenebildiği ısmarlama mobilya üretimi, sektörün en hızlı yükselen alanı haline geldi.

    Lüks Mobilyaya Yönelişin Nedenleri

    Son yıllarda lüks mobilyaya artan ilginin arkasında birçok faktör bulunuyor:

    • Mekâna Özel Üretimin Sağladığı Avantaj

    Hazır mobilyaların ortama uymaması, ölçü sorunları ve tasarım kısıtları tüketicileri özel ölçülü mobilyalara yönlendiriyor. Ismarlama mobilya, tam ölçüyle üretildiği için kullanım rahatlığı ve estetik görünüm sunuyor.

    • Özgün Tasarım Arayışı

    Tüketiciler artık birbirinin aynısı mobilyalar yerine karakteri olan, özgün, kendilerini ifade eden tasarımlar istiyor. Lüks mobilya segmentinde özel işlemeler, doğal ahşap dokuları ve el işçiliği gibi detaylar daha fazla değer görüyor.

    • Kalite ve Uzun Ömür Beklentisi

    Seri üretim mobilyaların kısa ömürlü olması, tüketiciyi daha kaliteli ve uzun yıllar kullanılabilecek ürünlere yönlendiriyor. Lüks mobilya kategorisinde kullanılan doğal ahşap, kaliteli cila, dayanıklı kumaşlar ve ustalık gerektiren üretim teknikleri bu talebi karşılıyor.

    Ismarlama Mobilyada Türkiye’nin Güçlü Markalarından Biri: Asortie Mobilya

    Türkiye’de ısmarlama mobilya denince akla gelen en köklü markalardan biri Asortie Mobilya. Hem klasik hem de lüks segmentte yüksek kalite standartlarıyla üretim yapan marka, kişiye özel tasarım anlayışıyla dikkat çekiyor. Asortie Mobilya’nın üretim yaklaşımında yalnızca bir mobilya değil, yaşam alanına özel bir kimlik oluşturmak ön planda tutuluyor.

    Marka, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesinde tasarım ve üretim hizmeti sunarak global bir bilinirliğe ulaşmış durumda. Özellikle özel projelerde mekâna uygun üretim kabiliyeti, lüks segmentte Asortie Mobilya’yı tercih edilen markalar arasında ön sıralara taşıyor.

    Geleceğin Trendleri: Kişiye Özel ve Sürdürülebilir Tasarımlar

    Mobilya sektör analistleri, ısmarlama üretimin önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceğini öngörüyor. Artan estetik beklentiler, tüketicilerin yaşam alanlarında benzersizlik araması ve lüks mobilyaya olan ilginin sürekli yükselmesi bu dönüşümü hızlandırıyor.

    Bunun yanında sürdürülebilirlik bilincinin artmasıyla birlikte, doğal ahşap ve çevre dostu malzemelerle üretilen ısmarlama mobilya modelleri daha fazla ilgi görecek. Sektörde kalite, özgünlük ve fonksiyonelliği bir araya getiren markaların rekabet avantajı daha da güçlenecek.

    Ismarlama Mobilya Yeni Standart Haline Geliyor

    Tüm bu gelişmeler ışığında, mobilya sektöründe lüksün ve kişiye özel tasarımın önümüzdeki yıllarda çok daha belirleyici olacağı açıkça görülüyor. Tüketiciler artık sadece bir mobilya almak istemiyor; kendilerine özel, özgün, kaliteli ve uzun ömürlü bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor. Bu da ısmarlama mobilya üretimini sektörün yeni standartlarından biri haline getiriyor.