Blog

  • Raven2 Devasa büyüme ödülleriyle ilk destek sunucusu “Yanma” yı açıyor

    Raven2 Devasa büyüme ödülleriyle ilk destek sunucusu “Yanma” yı açıyor

    Seviye 60’a Ulaşan Tüm Oyunculara Verilen Efsanevi Kutsal Kıyafet 

    Yüksek kaliteli oyunların önde gelen geliştiricisi ve yayıncısı Netmarble, acımasız karanlık fantezi MMORPG RAVEN2 için büyük bir güncelleme yayınladı. Güncelleme, oyunun ilk destek sunucusunun yanı sıra özel etkinlikler ve ek içerikler de sunuyor.

    Yeni lanse edilen YANMA, hızlı ilerleme için tasarlanmış sınırlı süreli bir destek sunucusudur ve birkaç ay boyunca kullanılabilir olacaktır. YANMA’da yaklaşık iki aylık ilerlemenin ardından, oyuncular yolculuklarına devam etmek için mevcut sunuculara aktarılacaklar.

    YANMA’da oyuncular, sunucuya özel etkinlikler ve ilerleme ödülleri sayesinde büyümelerini hızlandırabilirler. Oyuncular 5. Seviyeye ulaştıklarında bir Şanlı Kutsal Kıyafet ve bir Şanlı Tanıdık elde edebilirler. Seviye atladıkça, ilerlemeyi hızlandırmaya yardımcı olmak için çeşitli eşyalar ve EXP desteği içeren bir Şanlı Teçhizat Seti ve belirlenen kilometre taşlarında YANAN Seviye Göğüs de kazanacaklar. Seviye 60’a ulaşan oyuncular Efsanevi Kutsal Kıyafet kazanacak ve aynı ödül her sunucuda Seviye 60’a ulaşan tüm oyunculara verilecektir.

    Buna ek olarak, YANMA oyuncuları günlük görevleri tamamlayarak YANAN Çağır Göğüs kazanabilir ve etkinlik süresi boyunca her gün ödül kazanma şansı elde edebilirler. Yalnızca YANMA sunucusuna özel diğer avantajlar arasında bonus EXP, Altın ve İstatistik kazanımlarının yanı sıra birden fazla büyüme destek etkinliği yer alıyor. Etkinliğin tüm ayrıntılarına resmi forumundan ulaşabilirsiniz.

    Ek güncellemeler arasında yeni içerik “Tanıdık Seferini” ve dünya içeriği Hiçlik 2F yer alıyor ve bunlar oyun deneyimini ve fırsatları genişletiyor.

    Raven’ın resmi devamı (EvilBane: The Iron King)RAVEN2 benzersiz grafiklerle yeniden tasarlanan karanlık bir fantezi diyarında geçen, gişe rekorları kıran bir MMORPG’dir. Özel Kolordu’nun bir üyesi olarak oyuncular, kraliyet emri altındaki tehlikeli ve tuhaf olayları araştırmak ve büyük ölçekli, acımasız bir savaşa katılmak için bir yolculuğa çıkacaklar.

     

     

  • Akıllı telefonlar boyun fıtığı sebebi

    Akıllı telefonlar boyun fıtığı sebebi

    Günümüzde akıllı telefon ve bilgisayar başında geçirilen uzun saatler “boyun fıtığı” sebebi. Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış duruş alışkanlıklarının boyun sağlığını tehdit ettiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Boyun omurgası başın ağırlığını taşırken yapılan her derecelik eğme hareketi, disklere binen yükü katbekat artırıyor. Özellikle başını sürekli öne eğerek telefona bakanlar, uzun süre bilgisayar başında çalışan beyaz yakalılar, diş hekimleri ve şoförlerin boyun fıtığına yakalanma riski daha yüksek” açıklamasında bulundu.

    Dünya genelinde her 1000 kişiden 1’i hayatının bir döneminde boyun fıtığıyla tanışıyor. Boyun fıtığının en çok 40-60 yaş arasında görüldüğünü ancak akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla beraber bu sınırın 20’li yaşlara kadar gerilediğinin altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Her boyun ağrısı fıtık değildir. Çoğu zaman kas zorlanması veya duruş bozukluğu kaynaklıdır. Ancak ağrı omuz, kol ve parmak uçlarına yayılıyorsa, eşlik eden bir uyuşma veya güç kaybı varsa bu durum ciddi bir sinir basısına işaret edebilir. Özellikle ellerde ince beceri gerektiren hareketlerde zorlanma ve refleks kaybı görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı” dedi.

    Ameliyat değil tedaviyi ertelemek riskli

    Hastaların en büyük korkusunun ‘boyun bölgesinden ameliyat olmak’ olduğunu belirten Prof. Dr. Selçuk Göçmen, cerrahiden kaçmanın bazen daha ağır bedelleri olabileceğini hatırlatarak, “Halk arasında boyun ameliyatının çok riskli olduğuna dair yersiz bir inanış var. Oysa günümüzde mikrocerrahi ve endoskopik yani kapalı boyun fıtığı cerrahisi ile milimetrik kesilerden girilerek siniri rahatlatıyoruz. Ses teli hasarı veya sakat kalma gibi riskler modern teknoloji ve tecrübe ile en aza inmiş durumda. Asıl risk, sinir baskı altındayken tedaviyi erteleyip kalıcı güç kaybına ve felce davetiye çıkarmak” uyarısında bulundu.

    Ameliyat sonrası iyileşme artık çok daha hızlı

    Yeni nesil cerrahi yöntemlerin de hastaya ayrıca konfor sağladığını ifade eden Prof. Dr. Göçmen, “Mikrocerrahi veya kapalı yöntemlerle yaptığımız ameliyatlarda doku hasarı yok denecek kadar azdır. Hastalarımız genellikle ameliyat olduğu gün ayağa kalkar, ertesi gün taburcu olur ve çok kısa sürede sosyal yaşamlarına dönerler. Artık haftalarca boyunluk takma veya yatağa bağımlı kalma devri kapandı” dedi.

    Boyun sağlığını korumak için 10 altın kural

    Prof. Dr. Selçuk Göçmen, boyun fıtığından korunmak ve mevcut ağrıları yönetmek için şu önerilerde bulundu:

    Telefonu göz hizasına kaldırın

    Başınızı telefona eğmek yerine, telefonu göz hizanıza getirin.

    Bilgisayar kurulumuna dikkat edin

    Ekranın üst kenarının göz hizanızda, kollarınızın ise masaya paralel olmasına özen gösterin.

    Saat başı bir mola verin

    Saat başı ayağa kalkın ve boyun egzersizleri yapın.

    Yastık seçimini doğru yapın

    Boyun boşluğunu destekleyen, çok yüksek veya çok alçak olmayan ortopedik yastıklar tercih etmeye özen gösterin.

    Klima ve rüzgârdan korunun

    Boyun kasları soğuğa karşı hassastır; doğrudan klima ve rüzgâr akımına maruz kalmayın.

    Ağır çantaları tek omuzda taşımayın

    Yükü her iki omuza eşit dağıtan sırt çantalarını tercih edin.

    Ani hareketlerden kaçının

    Boynunuzu aniden sağa sola kütletmekten vazgeçin; bu, eklemlere ve disklere zarar verir.

    Egzersiz yapın

    Boyun ve sırt kaslarını güçlendiren egzersizler fıtığa karşı en güçlü kalkanınızdır.

    Yüzüstü yatmayın

    En ideal yatış pozisyonu yan veya sırt üstü yatıştır; yüzüstü yatmak boyun omurgasını zorlar.

    Stresi yönetin

    Stres, boyun kaslarının gerilmesine ve ağrıların kronikleşmesine neden olur.

     

     

     

  • Kıta Logistics’ten Yeşil Lojistik ve Dijital Dönüşümde Güçlü Hamle: 600 Milyon TL’lik Stratejik Yatırım

    Kıta Logistics’ten Yeşil Lojistik ve Dijital Dönüşümde Güçlü Hamle: 600 Milyon TL’lik Stratejik Yatırım

    Kıta Logistics, sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı büyüme vizyonu doğrultusunda Yeşil Lojistik ve Dijital Dönüşüm alanlarında hayata geçirdiği kapsamlı yatırımlarla sektörde dönüşümün öncülerinden biri olmayı sürdürüyor. Şirket, depo ve antrepo altyapısından filo yapılanmasına, karbon yönetiminden ticari süreçlerin dijitalleşmesine kadar uzanan geniş ölçekli programını devreye alırken, bu alanlara yönelik toplam yatırım tutarını yaklaşık 600 milyon TL seviyesine taşıdı.

    Yeni yatırım kapsamında devreye alınan antrepo ve depolarda sürdürülebilirlik odağı yalnızca bir yaklaşım değil, operasyonel tasarımın temel unsuru haline getirildi. Yenilenebilir enerji sistemleriyle desteklenen tesislerde çatı üstü güneş panelleri aracılığıyla enerji üretimi sağlanırken, enerji tasarruflu aydınlatma altyapıları, depo içi geri dönüşüm uygulamaları ve çevre dostu ambalaj çözümleri entegre bir yapı içinde kurgulandı. Lityum iyon forklift teknolojisine geçişle birlikte hem enerji verimliliği hem de iş güvenliği standartları yükseltildi. Bu teknolojideki Forklift sayısı 24’e çıktı. Süreç optimizasyonu çalışmalarıyla kaynak kullanımı daha verimli hale getirilirken, elektrik ve yangın güvenliği alanında kurulan akıllı sistemler operasyonel sürekliliği güçlendiren kritik bir rol üstlendi.

    Sürdürülebilir taşımacılık hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen filo gençleştirme yatırımı da dönüşümün önemli ayaklarından biri oldu. Bu kapsamda 31 adet yeni nesil Ford Trucks Gen 2 araç filoya katıldı. Araçların tamamının Euro 6 emisyon standardında olması sayesinde yakıt tüketimi ve karbon salımında kayda değer iyileşmeler hedeflenirken, operasyonel verimlilik ve çevresel performans birlikte ele alındı.

    Kıta Logistics, karbon ayak izi yönetiminde de yeni bir aşamaya geçti. Karbon ayak izi hesaplamalarının artık şirketin kendi iç kaynaklarıyla gerçekleştirilebilmesi sayesinde süreçler hız kazanırken, karar mekanizmaları daha güçlü veri setleriyle beslenmeye başladı. Bu yetkinlik, karbon azaltım stratejilerinin daha etkin planlanmasına ve sürdürülebilirlik performansının ölçülebilir biçimde yönetilmesine olanak sağlıyor. Şirket, ISO 14064-1 Kurumsal Karbon Ayak İzi Hesaplama Belgesi için denetim öncesi hazırlık çalışmalarını da eş zamanlı olarak sürdürüyor. Marka; Kara yolu özmal ve Deniz yolu ile taşınan tüm yüklerindeki emisyon miktarını müşterileriyle paylaşabiliyor. Hava yolu ile ilgili ölçümleri ise yapmak ve paylaşmak üzere gereken hazırlıkları planlıyor.

    Dijital dönüşüm programı kapsamında satış, pazarlama ve satın alma süreçleri akıllı otomasyon sistemleriyle yeniden yapılandırıldı. Devreye alınan dijital altyapı sayesinde fiyatlandırma kapasitesinde %60’ın üzerinde artış sağlanırken, teklif hacmi %20 oranında büyüdü. Operasyonel iletişim süreçlerinde gerçekleştirilen otomasyon çalışmalarıyla müşteri yük konum takibine ilişkin yaklaşık 4.000 e-mail süreci sistem tarafından yönetilir hale geldi. Bu dönüşüm, ekiplerin yüzlerce saatlik zaman kazanımı elde etmesini sağlarken, söz konusu kaynak doğrudan satış geliştirme ve fiyatlandırma faaliyetlerine yönlendirildi.

    Şirketin dijitalleşme vizyonu, operasyonların tek platform üzerinden yönetildiği, sistemlerin birbiriyle entegre çalıştığı ve karar süreçlerinin veri odaklı ilerlediği bir yapı üzerine inşa ediliyor. Bu yaklaşım; manuel iş yükünün azaltılmasıyla operasyonel mükemmelliğin güçlendirilmesini, Tmaxx platformunun müşteri, acente ve ERP sistemleriyle entegre edilerek kesintisiz veri akışının sağlanmasını ve performans metrikleri ile KPI’ların sistem üzerinden anlık izlenmesini kapsayan bütüncül bir dönüşüm stratejisini temsil ediyor.

    Kurumsal altyapı dönüşümü çerçevesinde Finans ve Mali işler süreçlerinde SAP sistemine geçiş tamamlanırken, insan kaynakları süreçlerinde SAP SuccessFactors platformunun devreye alınması planlanıyor. Bu adımlarla birlikte hem kurumsal verimlilik hem de çalışan deneyimi odağında daha entegre ve ölçülebilir bir yapı hedefleniyor.

    Yönetimden Mesajlar

    Emre Eldener – Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
    “Lojistik sektörü dünyada artık yalnızca hız ve maliyet odağında değil; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri temelli yönetim ekseninde yeniden tanımlanıyor. Kıta Logistics olarak yaptığımız yatırımları bir teknoloji modernizasyonu ya da çevresel sorumluluk projesi olarak değil, şirketimizin geleceğe uyum stratejisinin temel yapı taşları olarak görüyoruz. Bugün Avrupa parsiyel kara yolu yüklerimizde yapay zekayı kullanarak rota ve yük optimizasyonu gerçekleştirebiliyoruz.  Yeşil lojistik uygulamalarımızla çevresel etkimizi azaltırken, dijital dönüşüm adımlarımızla müşterilerimize daha şeffaf, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir hizmet modeli sunuyoruz. Bu dönüşüm, aynı zamanda rekabet gücümüzü kalıcı biçimde güçlendiren stratejik bir kaldıraç niteliği taşıyor.”

    Bilal Yurttaş – Depo ve Antrepolar Genel Müdürü
    “Depo ve antrepo yatırımlarımızda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve operasyonel mükemmelliği birbirinden ayrı başlıklar olarak değil, tek bir entegre yapı olarak ele aldık. Yenilenebilir enerji kullanımı, lityum iyon teknolojisiyle çalışan ekipmanlar, akıllı güvenlik sistemleri ve optimize edilmiş süreçler sayesinde hem çevresel performansımızı hem de hizmet kalitemizi yukarı taşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada tesislerimiz yalnızca fiziksel depolama alanları değil; teknolojiyle güçlendirilmiş, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı lojistik merkezleri haline gelmiş durumda.”

     

     

  • Suwen Gürcistan’da İlk Mağazasını Açtı

    Suwen Gürcistan’da İlk Mağazasını Açtı

    Türkiye’nin öncü iç giyim, ev giyim ve plaj giyim markası Suwen, uluslararası pazarlardaki büyüme yolculuğuna Gürcistan’ı da ekledi. Birleşik Arap Emirlikleri hamlesinin hemen ardından komşu ülke Gürcistan’da ilk mağazasını açan marka, globalde genişlemeyi sürdürüyor.

    Tasarım gücünü yüksek kalite standartlarıyla birleştiren Suwen, yurt dışı mağazalaşma atağında stratejik bir adımı daha hayata geçirdi. Marka, Gürcistan’ın başkenti Tiflis’in en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan East Point’te kapılarını müşterilerine açtı.

    Tiflis’te 221 Metrekarelik Alan

    Suwen’in Gürcistan pazarına giriş yaptığı bu ilk mağaza, 221 metrekarelik geniş kullanım alanı ile markanın yurt dışındaki en ferah ve kapsamlı mağazalarından biri olma özelliğini taşıyor. Tiflis East Point mağazası; geniş ürün seçkisi, modern iç mimarisi ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla, Suwen şıklığını Gürcü kadınlarıyla buluşturuyor. İç giyimden ev giyimine kadar tüm koleksiyonların sergilendiği bu yeni nokta, markanın bölgedeki kalıcı varlığının da güçlü bir işareti niteliğinde.

    Global Ağ 8 Ülkede 17 Mağazaya Ulaştı

    Gürcistan yatırımıyla birlikte Suwen, yurt dışı operasyonlarını 8 farklı ülkede toplam 17 mağazalık bir büyüklüğe ulaştırdı. Markanın uluslararası pazardaki lokomotifi olan Romanya’daki 7 mağazalık güçlü varlığına; Kıbrıs, Irak ve Moğolistan’da ikişer mağaza, Azerbaycan, Cezayir ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde (Abu Dabi) ise birer mağaza eşlik ediyor. Gürcistan’ın da bu listeye eklenmesiyle Suwen, Orta Asya’dan Körfez’e, Avrupa’dan Kuzey Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada Türk perakende sektörünü başarıyla temsil etmeye devam ediyor.

    “Sınırları Aşan Bir Büyüme Hikayesi Yazıyoruz”

    Yurt dışı yatırımlarına dair değerlendirmelerde bulunan Suwen Genel Müdürü Ali Bolluk, “Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki açılışımızın hemen ardından Gürcistan pazarında, Tiflis’in kalbinde yer almak bizim için büyük bir gurur. East Point mağazamızın 221 metrekarelik genişliği, oradaki tüketicilere verdiğimiz önemin bir göstergesidir. Hedefimiz, 8 ülkede ulaştığımız 17 mağaza sayısını kısa sürede çok daha yukarı taşıyarak Suwen’i dünya kadınlarının vazgeçilmez markası haline getirmektir” ifadelerini kullandı.

  • Juventus – Galatasaray Maçı Bugün Saat Kaçta? Hangi Kanalda?

    Juventus – Galatasaray Maçı Bugün Saat Kaçta? Hangi Kanalda?

     

    Juventus – Galatasaray maçı bugün saat kaçta? Hangi kanalda diye merak edenler muhakkak vardır. İşte Galatasaray maçıyla ilgili  habergazetesi.com.tr haberine. gore

    Avrupa arenasında heyecan dorukta. Juventus – Galatasaray maçı bugün saat 23:00’te futbolseverlerle buluşacak. Dev karşılaşma TRT 1 ekranlarından şifresiz ve naklen yayınlanacak. Sarı-kırmızılı taraftarlar için büyük önem taşıyan mücadele son 16 turuna yükselme yolunda belirleyici olacak.

    İlk maçta kendi sahasında Juventus’u 5-2 gibi net bir skorla mağlup eden Galatasaray rövanş öncesinde büyük bir avantajı elinde bulunduruyor. İstanbul’daki mücadelede hücum hattındaki etkili performans ve orta sahadaki üstün oyun dikkat çekmişti. Teknik heyetin bu akşam da kontrollü ancak gol arayan bir oyun planı benimsemesi bekleniyor.

    Galatasaray Avantajı Elinde Tutuyor

    Temsilcimiz ilk maçta aldığı farklı galibiyet sayesinde tur kapısını aralamış durumda. Avrupa kupalarında daha önce de kritik eşleşmelerde önemli geri dönüşlere ve tarihi zaferlere imza atan Galatasaray tecrübesiyle dikkat çekiyor. Özellikle deplasman maçlarında disiplinli savunma anlayışı ve hızlı hücumlarla sonuç alma konusunda başarılı bir grafik çiziyor.

    Juventus ise taraftarı önünde erken bir gol bularak baskı kurmayı hedefleyecek. İtalyan ekibinin tempolu başlaması beklenirken sarı-kırmızılıların sabırlı oyunu belirleyici olabilir.

    Maç Hangi Kanalda Yayınlanacak?

    Futbolseverlerin en çok merak ettiği konulardan biri de yayın bilgisi. Juventus – Galatasaray maçı TRT 1 ekranlarından canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak. Bu kritik mücadele Türkiye genelinde milyonlarca taraftarı ekran başına kilitleyecek.

    Son 16 turu yolunda büyük avantajı bulunan Galatasaray bu akşam alacağı skorla adını bir üst tura yazdırmak istiyor. Tüm gözler saat 23:00’te başlayacak dev karşılaşmada olacak.

  • ProcessMind, MindDX ile Kurduğu Stratejik Ortaklıkla Türkiye Pazarına Resmi Olarak Giriş Yaptı

    ProcessMind, MindDX ile Kurduğu Stratejik Ortaklıkla Türkiye Pazarına Resmi Olarak Giriş Yaptı

    Türkiye’de Süreç Madenciliğinde Veri Odaklı Yeni Bir Dönem Başlıyor

    Yenilikçi süreç madenciliği (process mining) platformu ProcessMind, dijital dönüşüm, yalın (lean) yönetim, Six Sigma ve operasyonel mükemmeliyet alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip MindDX ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında Türkiye pazarına resmi giriş yaptığını duyurdu. Bu ortaklık sayesinde Türkiye’deki organizasyonlar, süreçlerini varsayımlara değil, doğrudan sistem verilerine dayalı objektif içgörülerle analiz etme ve iyileştirme imkânına kavuşacak.

    “Süreçler sandığınız gibi değildir; gerçeği veriler ortaya koyar.”

    Günümüzde şirketlerin önemli bir bölümü süreçlerini dokümantasyonlara, çalıştay çıktılarından elde edilen haritalara veya yönetsel varsayımlara dayanarak yönetmektedir. Oysa ERP, CRM ve diğer kurumsal sistemlerde kayıtlı gerçek işlem verileri, süreçlerin sahada gerçekte nasıl işlediğini açıkça ortaya koymaktadır.

    ProcessMind platformu; ERP, CRM ve diğer temel iş sistemlerinden elde edilen verileri analiz ederek süreç akışlarını otomatik olarak çıkarır, sapmaları tespit eder ve darboğazları görünür hale getirir. Global uygulama örneklerine göre süreç madenciliği projeleri:

    • Süreç döngü sürelerinde %30–50 oranında azalma

    • Operasyonel maliyetlerde %10–25 düşüş

    • Müşteri deneyiminde %25–60 iyileşme

    • Uyum (compliance) ihlallerinin %90’a varan oranlarda erken tespiti

    gibi ölçülebilir kazanımlar sağlayabilmektedir. Bu yaklaşım, yalın dönüşüm, Kaizen, SixSigma ve sürekli iyileştirme metodolojileriyle entegre çalışarak süreç performansını veri temelli olarak optimize eder.

    Türkiye’de Yerel Uzmanlık ile Global Teknolojinin Buluşması

    MindDX’in Türkiye pazarındaki güçlü sektörel deneyimi, ERP ve sistem entegrasyon uzmanlığı ile ProcessMind’in gelişmiş süreç madenciliği teknolojisinin birleşmesi; organizasyonların analiz aşamasının ötesine geçmesini, daha hızlı aksiyon almasını ve yapısal tasarruf elde etmesini mümkün kılar.

    Serhan Oralp, CEO – MindDX, iş birliğiyle ilgili şu değerlendirmede bulundu:

    “Türkiye’de birçok organizasyon süreçlerini dokümantasyon üzerinden yönetmeye çalışıyor. Ancak gerçek süreçler sistem verilerinde saklı. ProcessMind ile birlikte müşterilerimize yalın, veri temelli ve sürdürülebilir bir operasyonel mükemmeliyet yaklaşımı sunuyoruz.”

    Christiaan Esmeijer, CEO / Founder – ProcessMind ise şunları söyledi:

    “MindDX ile yaptığımız iş birliği sayesinde, Türkiye’deki dijital dönüşüm uzmanlığını platformumuz ProcessMind ile bir araya getiriyoruz. Birlikte, Türkiye’deki organizasyonların daha hızlı hareket etmesine, risklerini azaltmasına ve performanslarını güvenle geliştirmesine destek olacağız.”

    ProcessMind Hakkında

    ProcessMind, kurumların ERP, CRM ve diğer iş sistemlerinden elde edilen gerçek işlem verilerini analiz ederek süreçlerini şeffaf ve ölçülebilir hale getiren yenilikçi bir süreç madenciliği platformudur.

    MindDX Hakkında

    MindDX, ERP, CRM, MES/IIoT, APS, süreç yönetimi, yalın dönüşüm (lean transformation), Six Sigma ve dijital dönüşüm alanlarında uzmanlaşmış bir teknoloji ve danışmanlık şirketidir.

    Çözüm hakkında daha fazla bilgi için: https://minddx.ai/tr/processmind-ile-surec-madenciligi-minddx

    Basın İletişim

    MindDX – [email protected]  – www.minddx.ai

    ProcessMind – [email protected]  – www.processmind.com

  • Milyonlarca Ödül: HUAWEI AppGallery Türkiye’de Ramazan 2026 Kampanyasını Başlattı

    Milyonlarca Ödül: HUAWEI AppGallery Türkiye’de Ramazan 2026 Kampanyasını Başlattı

    Türk oyuncular, AppGallery’de Ramazan ayı boyunca kademeli puan iadesi ödüllerinin ve yüksek değerli platform kuponlarının kilidini açabilirler.

    Huawei Tüketici İş Grubu, AppGallery’de 2026 Ramazan Ödülleri Festivali’ni başlatarak Türkiye’nin mobil oyun topluluğuna milyonlarca Türk lirası değerinde ödül kazandırdığını duyurdu. 18 Şubat – 19 Mart 2026 tarihleri arasında devam edecek olan kampanya, kullanıcıların uygun oyun içi alışverişlerde %20’ye varan indirimlerden yararlanabilmelerini sağlamak için tasarlanmış bir “birikimli” ödül sistemi aracılığıyla kutsal ayı kutluyor.

    Bu yıl Ramazan takviminde daha erken bir tarihte lansmanı yapılan AppGallery, Türk oyunseverlere ay boyunca tutarlı tasarruf fırsatları sunmayı hedefliyor. Bu girişim, otomatik puan iadesi teşviklerini, kullanılabilir platform kuponlarıyla birleştirerek kullanıcıların katılımcı oyunlarda ödüllerini en üst düzeye çıkarmalarına olanak tanıyor.

    Milyonlarca Ödül: Birikimli Tasarruf Modeli
    Ramazan Ödül Festivali, Türkiye’deki AppGallery kullanıcılarına uygun oyun içi satın alımlardan yararlanmaları için birden fazla yol sunuyor. Kademeli puan geri ödeme ödülleri ile birikimli harcama hedeflerini birleştirerek, kullanıcılar kampanya süresince daha fazla indirimden yararlanabilirler.

    Festivalin Önemli Noktaları

    Çift Katmanlı Puan İadesi
    AppGallery kullanıcıları satın alma faaliyetlerine göre otomatik olarak ödüller kazanırlar. 500 TL‘nin altındaki işlemlerde %5’e kadar puan iadesi kazanırken, 500 TL ve üzeri alışverişler%10’a kadar puan iadesi kazanabilirsiniz.

    Birikimli Dönüm Noktası Kuponları
    Puan iadesi ödüllerine ek olarak, kullanıcılar birikimli harcamaları arttıkça AppGallery platformunda kullanılabilir kuponlar kazanabilirler. Dönüm noktası ödülleri arasında 100 TL500 TL ve 3.750 TL değerinde kuponlar bulunmaktadır.

    Toplamda %20’ye varan indirim
    Kullanıcılar, puan iadesi teşviklerini kullanılabilir kuponlarla birleştirerek, uygun alışverişlerde toplamda %20’ye varan toplam indirimler elde edebilirler.

    Canlı İlerleme Takibi
    Şeffaflığı artırmak için kampanya sayfasında, kullanıcıların harcama aşamalarını ve ödül haklarını takip edebilecekleri gerçek zamanlı bir kontrol paneli bulunmaktadır.

    Ramazan’ı Anlamlı Değerlerle Kutluyoruz
    Ramazan Ödülleri Festivali, AppGallery’nin pazarlarındaki önemli yerel kültürel olayları tanıma ve kutlamak konusundaki süregelen kararlılığını yansıtmaktadır.  Ödüller, indirimler ve özel avantajlar sunan kampanya, Ramazan ayı boyunca kullanıcılara somut değerler sunarken, etkileşimi de güçlendiriyor.

    Nasıl Katılabilirsiniz
    Türkiye’deki uygun AppGallery kullanıcıları için katılım otomatik olarak gerçekleşir. Kullanıcılar, kampanya süresi boyunca AppGallery üzerinden oyun içi satın alımlar yaparak kampanyaya katılabilir ve ödüller otomatik olarak uygulanır.
    Festival 18 Şubat – 19 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek ve sadece Türkiye’de düzenlenecektir.

  • Eskişehir App şehri yaşayan bir dijital ekosisteme dönüştürüyor

    Eskişehir App şehri yaşayan bir dijital ekosisteme dönüştürüyor

    Eskişehir, Cumhuriyet tarihinin en köklü kültür ve sanayi merkezlerinden biri olarak 2026 yılına büyük bir dönüşüm vizyonuyla hazırlanmaktadır. Şehrin demografik yapısı ve teknolojik kalkınma endeksleri, yerel ekonominin dijitalleşme ile yeni bir boyuta evrileceğine işaret etmektedir. Turizm projeksiyonlarından akademik sermayeye kadar uzanan geniş veri seti, kentsel aidiyet bilincini teknolojiyle birleştirmektedir. Gelişen mobil uygulama ekosistemi, yerel esnafın ve vatandaşın dijital dünyada daha güçlü bir bağ kurmasını sağlamaktadır. MCW A Premium Dijital Ajans Başkanı Emre Öztürk, Eskişehir’in bu dijital atılımını şehrin geleceği adına stratejik bir adım olarak nitelemektedir.

    ADNKS verilerine göre Eskişehir’in nüfusu 2025 sonu itibarıyla 927.956 kişiye ulaşmış olup 2025 projeksiyonları bu sayının istikrarlı artışını sürdüreceğini göstermektedir. Şehirdeki çalışma çağındaki nüfusun yüzde 70,3 gibi yüksek bir orana sahip olması, dijital tüketim ve üretim potansiyelinin en önemli dayanağını oluşturmaktadır. Ankara Sanayi Odası raporlarına göre Eskişehir, teknolojik gelişmişlik endeksinde Türkiye’nin en gelişmiş üçüncü ili konumunda yer almaktadır. Şehrin yüksek teknolojili ürün ihracatı içindeki payı yüzde 30,23 ile ulusal ortalamanın yaklaşık 8 kat üzerine çıkmıştır. Bu sayısal gerçekler, kentin sadece bir sanayi merkezi değil, aynı zamanda dijital bir inovasyon laboratuvarı olduğunu kanıtlamaktadır.

    Şehrin bu teknolojik üstünlüğünün yerel ticaret ve sosyal yaşamla entegre edilmesi gerektiğini savunan Emre Öztürk, dijitalleşmenin bir seçenekten ziyade zorunluluk olduğunu vurgulamaktadır. Öztürk, MCW A Premium Dijital Ajans bünyesinde yürütülen projelerin Eskişehir’in bu güçlü verilerini somut bir faydaya dönüştürmeyi amaçladığını belirtmektedir. Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Öztürk şu ifadeleri kullanmıştır: “Eskişehir’in yüksek teknoloji kapasitesini şehir hayatına entegre ederek yerel ekonomiyi canlandırmayı hedefliyoruz. 2026 yılı vizyonuyla uyumlu olarak geliştirdiğimiz projeler, şehrin dijital çehresini tamamen değiştirecek güçtedir. Amacımız, Eskişehirli olma bilincini modern teknolojinin imkanlarıyla birleştirerek yaşayan bir ekosistem inşa etmektir.”

    “Akademik ve turistik potansiyel dijitalleşmeyi destekleyecek”

    2025 yılı verileri Eskişehir’deki öğrenci hareketliliğinin ekonomik hayatın ana motoru olmaya devam ettiğini ortaya koymaktadır. Anadolu Üniversitesi’nin örgün ve uzaktan eğitim modelleriyle birlikte şehirdeki toplam öğrenci sayısı 900 bine yaklaşırken, bu kitle dijital penetrasyonun en aktif kullanıcı grubunu oluşturmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri ise kentin ‘Müzeler Şehri’ kimliğiyle 2024 yılında 1,4 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayarak rekor kırdığını belgelemektedir. Şehirdeki 16 özel müze ve bini aşkın kültür varlığı, Eskişehir’i kültür turizminin merkezine taşımaktadır. Bu yoğun insan trafiği, hiper-yerel dijital hizmetlerin ölçeklenebilmesi için benzersiz bir kullanıcı laboratuvarı sunmaktadır. Öztürk, bu gelişmelerin yerel ekosistem için ciddi fırsatlar doğuracağını ifade ederek şunları söylemiştir: “Şehrin akademik ve turistik derinliğini dijital bir platform üzerinden koordine ederek katma değer yaratıyoruz. Eskişehir App olarak turizm rotalarından etkinlik takvimine kadar şehrin tüm nabzını kullanıcılarımızın cebine taşıyoruz.”

    2026 Eskişehir Yılı: Vizyonun kökeni ve stratejik temelleri

    2026 yılının “Eskişehir Yılı” olarak ilan edilmesi kararı, bizzat Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ayşe Ünlüce tarafından kamuoyuna duyurulmaktadır. Bu vizyoner hamlenin temelinde, şehrin plaka kodu olan “26” rakamının 2026 yılı ile kurduğu sembolik bağ ve bu bağın kentsel bir markalamaya dönüştürülme arzusu yer almaktadır. Başkan Ünlüce, bu tematik yılı sadece bir kutlama dönemi değil, şehrin teknolojik, kültürel ve ekonomik anlamda bir “dönüşüm eşiği” olarak tanımlamaktadır. “Plakası 26, Hedefi Gelecek” mottosuyla yola çıkan bu süreç, Eskişehir’in yerel potansiyelini küresel standartlarla buluşturmayı amaçlamaktadır. Şehrin tüm paydaşlarını ortak bir hedef etrafında toplayan bu strateji, kentsel aidiyet bilincini dijitalleşen dünyanın imkanlarıyla yeniden inşa etmeyi öngörmektedir.

    Hibrit mobil yapılar kullanıcı deneyimini zenginleştirdi

    Türkiye genelinde internet kullanım oranlarının yüzde 88,3 seviyesine ulaşması, mobil uygulama ekosistemindeki kullanıcı davranışlarını kökten değiştirmiştir. Bireylerin günün ortalama 7 saatinden fazlasını çevrimiçi geçirmesi, görsel derinliği olan ve hızlı etkileşim sunan hibrit yapıların öne çıkmasını sağlamıştır. Ayda ortalama 26 farklı mobil uygulamanın kullanıldığı Türkiye pazarında, yapay zeka entegreli araçlara olan talep hızla artmaktadır. Mobil internet hızlarındaki artış, yüksek çözünürlüklü video içerikleri ve artırılmış gerçeklik uygulamalarının sorunsuz çalışmasına zemin hazırlamıştır. Kullanıcıların yüzde 73’ü kişiselleştirilmiş deneyimler sunan teknolojileri daha çok tercih ederken, şeffaf veri yönetimi markalara olan güveni pekiştirmektedir. Küresel trendler artık genel amaçlı ağlardan ziyade topluluk odaklı ve hiper-yerel etkileşim sunan platformlara doğru evrilmektedir.

    “Şehrin dijital nabzını tutan bir yaşam merkezi inşa ediyoruz”

    Eskişehir App, kentin ekonomisini ve sosyal hayatını birleştiren yaşayan bir dijital ekosistem olarak konumlanmaktadır. MCW A Premium Dijital Ajans tarafından geliştirilen uygulama, yapay zeka destekli modülleriyle şehrin tüm dinamiklerini tek bir platformda toplamaktadır. MCW A Premium Dijital Ajans Başkanı Emre Öztürk konuyla ilgili şunları söylemiştir:

    “Eskişehir App olarak yerel esnafın dijital dünyada görünürlüğünü artıran modüllerimizle şehir ekonomisine can suyu sağlıyoruz. Uygulama bünyesindeki Firma Rehberi ve anlık indirim fırsatları ile ticaret hacmini desteklerken, İş ve Kariyer Merkezi üzerinden istihdam olanaklarını kullanıcılarımıza sunuyoruz. Gelecek dönemde yapay zeka destekli soru-cevap modülümüzü ve sosyal etkileşim özelliklerimizi daha da geliştirerek markamızı şehrin vazgeçilmez bir parçası haline getireceğiz. Hedefimiz, 2026 vizyon projeleriyle uyumlu bir büyüme sergileyerek Eskişehir’in dijital yüzü olmaya devam etmektir.”

  • Halil Yılmaz’ın engel tanımayan direnişi teknolojiyle özgürlüğe dönüşüyor

    Halil Yılmaz’ın engel tanımayan direnişi teknolojiyle özgürlüğe dönüşüyor

    21.yüzyılın dinamik dünyasında hareket özgürlüğü, ekonomik katılımın ve sosyal adaletin temel taşı haline geliyor. Küresel ölçekte mobilite ekosistemi, sadece bir ulaşım metodu olmaktan çıkarak bireysel bağımsızlığı destekleyen teknolojik bir disipline evriliyor. Türkiye, stratejik konumu ve üretim kapasitesiyle bu dönüşümün merkezinde yer alarak yeni nesil araç teknolojilerine devasa yatırımlar gerçekleştiriyor. Mikromobilite ve erişilebilirlik çözümleri, sürdürülebilir bir gelecek için toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde yeniden kurgulanıyor. Maz Mobilite Kurucu ve CEOsu Halil Yılmaz, teknoloji ve empatiyi birleştiren bir vizyonla sektöre ışık tutan isimlerden birisi.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2025 verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sına denk gelen 1,3 milyar insan önemli bir engellilikle yaşamını sürdürüyor. Bu istatistiksel gerçeklik, erişilebilir mobilite çözümlerinin küresel ölçekteki devasa pazar potansiyelini ve insani gerekliliğini tartışmasız bir biçimde kanıtlıyor. Engelli bireylerin sosyal hayata aktif katılımı, teknolojik mobilite araçlarına erişim imkanlarıyla doğrudan bir korelasyon içerisinde bulunuyor. Doğru cihaz kullanımı, bireylerin yaşam kalitesini artırırken bası yaraları ve skolyoz gibi ikincil sağlık sorunlarını yüzde 40’a varan oranlarda düşürebiliyor. Sağlık sistemleri üzerindeki yükün azaltılması ve toplumsal refahın artırılması noktasında bu teknolojik müdahaleler kritik bir değer taşıyor.

    Sektördeki bu dönüşüm ve küresel verilerin ışığında Maz Mobilite Kurucu ve CEO’su Halil Yılmaz, kapsayıcı teknolojilerin geleceğine dair stratejik bir bakış açısı sunuyor. Yılmaz, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini vurgulayarak teknolojinin insan odaklı kullanımının önemine dikkat çekiyor: “Dünya nüfusunun büyük bir kısmını etkileyen mobilite kısıtlamaları, inovasyonun en çok ihtiyaç duyulduğu alanların başında geliyor. Biz, sunduğumuz çözümlerle sadece bir cihaz değil, bireylere özgürlüğünü ve toplumsal rollerini geri kazandırmayı hedefliyoruz. İkincil sağlık sorunlarını azaltan bu teknolojiler, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik ve sosyal kazanımların da kapısını aralıyor.”

    “Türkiye, yerli mobilite teknolojilerinde küresel bir güç olma yolunda ilerliyor”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası kapsamında Türkiye’nin mikromobilite ve engelsiz ulaşım alanındaki vizyonu net bir biçimde ortaya konuyor. Rapora göre, Türkiye’nin otonom ve bağlantılı araç teknolojileriyle uyumlu yeni nesil mobilite araçlarında bir üretim üssü haline gelmesi hedefleniyor. Bu stratejik planlama, yerli girişimlerin küresel pazarda rekabet edebilirliğini artıracak teşvik ve altyapı çalışmalarını önceliklendiriyor. Özellikle erişilebilir ulaşım ekosisteminin dijital dönüşümle entegre edilmesi, ülke ekonomisinin yüksek katma değerli üretim kapasitesini doğrudan destekliyor. Mobilite ekosisteminin GSYİH içindeki payının artırılması, önümüzdeki beş yıllık projeksiyonun en temel bileşenlerinden biri olarak kabul ediliyor.

    Yılmaz, bakanlığın çizdiği bu vizyonun yerli teknoloji üreticileri için çok boyutlu fırsatlar barındırdığını ifade ediyor: “Maz Mobilite olarak bu stratejik hedefler doğrultusunda, engelsiz yaşam teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltacak Ar-Ge projelerine odaklanıyoruz. Türkiye’nin mühendislik gücünü, empati odaklı tasarım süreçleriyle birleştirerek dünya standartlarında ürünler geliştirme kararlılığındayız. Hedefimiz, sadece bir tedarikçi olmak değil, Türkiye’nin engelsiz yaşam ekosisteminde teknoloji ve empatiyi birleştiren en güvenilir rehber olmaktır.”

    İnovasyon odaklı yaklaşımlar engelsiz yaşam kalitesini optimize ediyor

    Küresel mobilite pazarı, yapay zeka ve bağlantılı teknolojilerin entegrasyonuyla birlikte radikal bir değişim süreci yaşıyor. Engelsiz yaşam teknolojileri, artık sadece mekanik destek sistemlerinden ibaret kalmayıp, kullanıcı verilerini işleyen akıllı platformlara dönüşüyor. Bu teknolojik evrim, bireylerin kentsel altyapıyla olan etkileşimini kolaylaştırarak sosyal bariyerleri ortadan kaldırıyor. Yatırımcıların ve kamu politikalarının bu alana yönelmesi, erişilebilirliğin evrensel bir tasarım standardı haline gelmesini hızlandırıyor. Geleceğin akıllı şehirlerinde, herkes için eşit hareket imkanı sunan modüler ve çevre dostu ulaşım çözümleri merkezde yer alacak. Sosyo-ekonomik kalkınmanın temel bir göstergesi olan mobilite adaleti, teknolojik ilerlemelerin en somut çıktısı olarak değerlendiriliyor.

    “Kendi direniş hikayemi, milyonların özgürlük yolculuğuna dönüştürmeyi hedefliyorum”

    Bugün Türkiye’de akülü tekerlekli sandalye üretiminin sınırlı olması, sektörde ithal ürün bağımlılığını artırıyor ve bu durum fiyatların yükselmesine neden olarak son kullanıcıların erişimini zorlaştırıyor. Maz Mobilite, yerli üretim yatırımlarıyla hem maliyetleri düşürmeyi hem de ürünleri daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. İstanbul Beylikdüzü ve Ankara Yenimahalle’de faaliyet gösteren Maz Mobilite, hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal çözüm ortakları için sürdürülebilir mobilite çözümleri sunuyor. Yerli üretim hedefi doğrultusunda, önümüzdeki yıllarda ihracat yaparak ülke ekonomisine döviz kazandırmayı ve Türkiye’yi mobilite teknolojilerinde bölgesel bir merkez haline getirmeyi amaçlıyor.

    Maz Mobilite, geleneksel bir medikal cihaz sağlayıcısı olmanın ötesinde, Halil Yılmaz’ın kişisel mücadelesinden doğan bir vizyonla hareket ediyor. 2020 yılında kurulan şirket, kurucusu Yılmaz’ın 30 yıllık bir akülü tekerlekli sandalye kullanıcısı olarak sektörde yaşadığı sorunlardan doğan bir girişim olarak dikkat çekiyor. Sadece bir satıcı değil, aynı zamanda kullanıcı kimliğiyle hareket eden marka, engelli ürünleri alanında empatiyi operasyonel modele dönüştürüyor. Yılmaz konuyla ilgili şunları kaydetti:

    “Maz Mobilite, akülü tekerlekli sandalye, manuel tekerlekli sandalye, engelli çocuk puseti ve hasta yatağı gibi temel mobilite çözümlerinde doğru ürünü doğru kullanıcıyla buluşturmayı merkeze alıyor. Bünyesinde görev yapan fizyoterapist desteğiyle, kullanıcıların hastalık gruplarına ve fiziksel ihtiyaçlarına uygun ürün seçimi yapılırken, standart ürünler gerekli durumlarda kişiye özel aparatlar geliştirilerek optimize ediliyor. Maz Mobilite benim için sadece bir ticari girişim değil, aynı zamanda kişisel bir direnişin ve toplumsal bir sorumluluğun ürünüdür. Yaşadığım zorluklardan edindiğim tecrübeleri, başkalarının hayatını kolaylaştıracak teknolojik çözümlere dönüştürmek en büyük motivasyon kaynağım. Bugün markamızla hem bireysel kullanıcılara hem de kurumsal çözüm ortaklarımıza, engelleri ortadan kaldıran yüksek teknolojili araçlar sunuyoruz. Gelecek planlarımız yeni yatırımlarla, Türkiye’den dünyaya ihraç edilecek bir mobilite markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Amacımız, empatiyi mühendislik ile harmanlayarak herkes için erişilebilir bir dünya inşa etmektir. “

  • WhiteBIT TR, yenilikçi kripto projesi PRZK’yi listeledi

    WhiteBIT TR, yenilikçi kripto projesi PRZK’yi listeledi

    Kripto para yatırımcılarının yakından takip ettiği yeni listelemeler, günden güne artıyor. Bu konudaki son haber, sinyal tabanlı alım satım yapan yatırımcıların risk yönetimi becerilerini güçlendiren Prizrak.ai (“Ghost”) projesinin yerel token’ı PRZK’ı TRY ve USDT işlem çiftlerinde listeleyen WhiteBIT TRden geldi. 

     İSTANBUL Kripto para yatırımcıları tarafından yakından takip edilen yeni varlık listelemelerine bir yenisi eklendi. Bireysel ve kurumsal müşteriler için kripto ürün ve hizmetleri sunan WhiteBIT TR, sinyal odaklı klasik alım satım modellerine yapılandırılmış bir yaklaşım kazandıran Prizrak “Ghost” projesinin yerel token’ı PRZK’i listeledi.

    Sinyal temelli kripto alım satım metodolojisine analitik temeller kazandırmak için Doğu Avrupa merkezli bir ekip tarafından geliştirilen PRZK, WhiteBIT TR’de PRZK/USDT ve PRZK/TRY işlem çiftlerinde işlem görmeye başladı.

    Türkiyedeki yatırımcılar, yenilikçi projelerle buluşuyor

    Varlık ticaretinde kullanılan analitik sinyalleri önceden tanımlanmış risk parametreleri ve disiplinli mekanizmalarla birleştiren Prizrak.ai (“Ghost”), sinyallere dayalı işlem yapan yatırımcıların daha sistematik bir strateji izlemesini kolaylaştırıyor. Avrupa’nın lider kripto borsalarından WhiteBIT’in Türkiye pazarında yerleşik kolu WhiteBIT TR, sinyal üretmekle kalmayan ve performans takibi, risk yönetimi gibi özellikler de sunan projenin yerel token’ı PRZK’ı listeleyerek; Türkiye’deki kripto para yatırımcılarının yenilikçi projelerle buluşmasına verdiği önemi bir kez daha gösterdi.

    PRZK listelemesi, ödüllü etkinliğe dönüştü

    WhiteBIT TR, özellikle dalgalı piyasa koşullarında sürdürülebilir stratejiler oluşturmaya olanak tanıyan Prizrak.ai projesinin yerel token’ı PRZK listelemesini, ödüllü bir etkinliğe de dönüştürdü. WhiteBIT TR tarafından yapılan açıklamada, WhiteBIT TR’de hesap açarak kimlik doğrulama (KYC) işlemini tamamlayan kullanıcılara 10 dolar değerinde PRZK hediye edileceği belirtildi. PRZK listeleme hediyesi etkinliği kapsamında, en az 50 USDT değerinde işlem hacmi yapan kullanıcıların da 5 dolar değerinde PRZK hediyesinden yararlanabileceği ifade edildi. WhiteBIT TR’nin açıklamasına göre, 19 Şubat’ta açılan PRZK/TRY ve PRZK/USDT piyasalarıyla başlayan ödüllü etkinlik, 13 Mart’ta kadar sürecek.

    Ödüllü etkinliklerle ekosisteme değer katıyor

    Avrupa’nın lider kripto para borsaları arasında yer alan WhiteBIT’in bireysel ve kurumsal hizmetlerini Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturan WhiteBIT TR; ürün, hizmet ve operasyon yol haritasında yaptığı kullanıcı odaklı hamlelerde hız kesmiyor. PRZK listeleme hediyesi etkinliği gibi ödüllü etkinliklerle Türk kripto para yatırımcılarının basit görevleri tamamlayarak ödüllerden yararlanmalarına olanak tanıyan WhiteBIT TR, kampanya ve etkinlik takvimini güncel tutuyor.

    Önemli Not

    Bu metin bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Kripto varlıklar yüksek volatilite ve risk içerir. Yatırım kararları, kişisel risk tercihlerine ve finansal durumunuza uygun şekilde bağımsız değerlendirme yapılarak alınmalıdır.