Kategori: GÜNCEL

  • SESTEK yeni çözümü ile, çağrı merkezlerinde kapasite planlama verimliliğini 4 kat artırıyor

    SESTEK yeni çözümü ile, çağrı merkezlerinde kapasite planlama verimliliğini 4 kat artırıyor

     

     

     

     

     

    Çağrı merkezlerine teknolojinin getirdiği verimlilik, şirketlere önemli kazanımlar sağlıyor. Küresel teknoloji şirketi SESTEK, portföyüne kattığı yeni çözümle iş gücü yönetimi operasyonel sürecini otomatize ediyor ve çağrı merkezlerinin iş verimliliğini artırıyor.

     

    2000 senesinden beri müşteri hizmetleri alanında diyalogsal yapay zeka ve analitik çözümleri geliştiren teknoloji şirketi SESTEK, Hollanda merkezli Power2Media’nın işgücü yönetimi çözümünü, Knovvu WFM adı altında ürün gamına dahil ettiğini duyurdu. Hizmet olarak yazılım (SaaS) modeliyle çalışan çözümün, örnek 5 bin müşteri temsilcili bir çağrı merkezinde kapasite planlamasını, 2 dakika içinde yaparak yüksek bir verimlilik sunulduğu açıklandı.

    Lansmanla ilgili bilgi veren SESTEK Kurucusu ve CEO’su Prof. Dr. Levent Arslan, “Power2Media, işgücü yönetimi (WFM) pazarının ihtiyaçlarına uygun yenilikçi teknolojiler sunuyor. Çağrı merkezlerinin verimliliğini, işgücü optimizasyonu çözümleriyle artırıyor. Power2Media’nın WFM çözümünü SESTEK bünyesine katarak, çağrı merkezi performans optimizasyonunda 360 derece hizmet sunmaya başladık” dedi.

     

    “Çağrı merkezi performans optimizasyonunda 360 dereceyi tamamladık”

     

    Çağrı merkezilerine yönelik teknoloji çözümlerinin büyük bir hızla arttığını söyleyen Prof. Dr. Levent Arslan, “Tahminleme, Kapasite Yönetimi, Gerçek Zamanlı Kapasite İzleme gibi farklı modüllerden oluşan Knovvu WFM ile birlikte, SESTEK olarak çağrı merkezi optimizasyonuna yönelik çözümlerde 360 dereceyi tamamladık. Knovvu Analytics (görüşme analizi), Knovvu Copilot (anlık temsilci desteği), Knovvu AQM (otomatik kalite değerlendirme) çözümlerimizi tamamlayan Knovvu WFM yazılımı, iş süreçlerini kolaylaştırıyor. Çalışanların zamanlarını etkili bir şekilde planlamasına, projeleri takip etmesine ve birlikte çalışmasına yardımcı oluyor. Kullanıcı dostu bir arayüzle ekip üretkenliğini artırırken, iş akışlarını basitleştiriyor” diye bilgi verdi.

     

    Planlamacı başına verimlilik 4 katına çıkıyor

     

    Çağrı merkezi optimizasyonunun kurumlara faydalarını anlatan Power2Media CEO’su Costi Manda, “Her sektörden çağrı merkezinin yönetiminde kullanılabilecek Knovvu WFM çözümü, bir çağrı merkezi planlamacısının kontrol aralığını 4-6 kat artırıyor. Örnek olarak bir yönetici 150 müşteri temsilcisini yönetiyorsa, bu yönetici Knovvu WFM kullanarak 4 ila 6 kat daha fazla müşteri temsilcisini yönetebilir. Ayrıca bulut tabanlı bu çözüm, 5 bin müşteri temsilcisinin kapasite planlamasını 2 dakikada gerçekleştirerek çok yüksek performans sağlıyor” ifadelerini kullandı.

     

  • Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği, 2’nci Yönetim Kurulu Çalışma Kampı düzenlendi

    Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği, 2’nci Yönetim Kurulu Çalışma Kampı düzenlendi

     

     

     

    Bursa’da Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği tarafından 2’nci Yönetim Kurulu Çalışma Kampı ve İl Başkanlarına Mazbata töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği Genel Başkanı Suat Sandalcı, “Ülkemiz genelinde bulunan yaklaşık 39 milyon 400 bin toplu konut yaşam alanını daha şeffaf yönetilmesini, işte bu lisanslılarımızla işi kendisine meslek belirlemiş şirketlerimiz tarafından hep birlikte sağlayacağız” dedi.

     

    Sektör adına gerçekleştirilen çalışmalar ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanuna tabi yönetim faaliyetinin akredite kuruluşu haline gelerek profesyonel tesis ve site yöneticiliğin oluşturacağı faydaların konuşulduğu il temsilcileri ve çeşitli illerden çok sayıda davetlinin de katıldığı tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tesis yönetimi üyelerinin konuşmaları ardından gerçekleşen oturumlarla devam etti. Oturumlarda ‘Konut Politikaları ve Tesis Yönetimi Şube Müdürlüğü’nün çalışma sistemi ve yol haritası, sektöre genel bakış ve tesis yönetiminde sürdürülebilirlik gibi konular konuşuldu.

    SEKTÖRÜMÜDEVLET OTORİTESİNE ENTEGRE ETMELİYİZ

     

    Törende konuşan Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği Genel Başkanı Suat Sandalcı, Türkiye’de site yöneticiliği sektörünün geldiği büyüklüğe dikkat çeken rakamlar vererek, şunları söyledi:

     

    “Sektörümüzle alakalı yakın zamanda inanıyoruz ki öncelikle federasyonumuzun çalışmaları Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneğimizin girişimleriyle sonuç olarak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanuna tabi yönetim faaliyeti hizmeti veren Tesis yönetim şirketlerimizin akredite kuruluşu haline gelerek lisanslaşmalarını ve sonrasında sektörümüzü devlet otoritesine entegre etmeliyiz. Devlet otoritesine alınmayan herhangi bir sektör ilerleyemez toplumun huzurunu ve refahını sağlayamaz. Biz Cumhurbaşkanımızın zatı devlerine ilgi Çevre Şehircilik ve İliklim Değişikliği Bakanlığımıza sonrasında İçişleri Bakanlığımıza, Adalet Bakanlığımıza sunumlarımızı gerçekleştirdik. Ve Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği olarak sizinle şu durumu paylaşmak isterim ki sizlerin destekleri ve aramızda şu an olamayan tüm Türkiye’deki yaklaşık 4 bin şirketimizin katılımlarıyla İstanbul’da bu çalışmalara hep birlikte bir şekil vereceğiz.”

     

    SEKTÖRÜMÜZÜN SON ŞEKLİNDİRECEĞİZ

     

    Türkiye’de bulunan 39 milyon 400 bin toplu konutun yaşam alanını daha şeffaf yönetilmesini lisanslı şirketler tarafından sağlayacağını dile getiren Sandalcı sözlerini şu şekilde sürdürdü:

     

    “Bakanlarımız kendi programlarında da dediği gibi aramızda çürük elmaları var. İşte bu mafyatik anlayış dediğimiz ne kadar kanunda aksaklıklar sebebiyle yaşansa da bizlerin işlerini iyi yapması genel olarak işlerin tesis yönetim sektöründe işlerin iyiye gittiğini göstermez burada da yanılırız. Dolayısıyla Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği her zaman kat maliklerinin yanında olmuştur. Her zaman profesyonel yönetim şirketlerimizin profesyonel bir şekilde hizmet verdiği sektöre katlılarıyla sağlamıştır. Ve sonuç olarak inşallah Ankara’da şubat ayı içerisinde hepimizin katkılarıyla sektörümüzün son halini şekillendireceğiz. Bugün sektörümüzün daha iyi alanlarda konumlanması adına il başkanlarımız bir arada. Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği’nin 39 il başkanı az sonra sertifikalarını alacaklar. Bakan beyinde bizlere vermiş olduğu ödev neticesinde il başkanlarımıza çok büyük görevler düşüyor. Bizim il başkanlarımız sektörün daha şeffaf yönetilmesi ve sektördeki tüm firmalara örnek olmak adına seçilmiş ve ticari itibarları olan profesyonel yönetim şirketlerimizden oluşmaktadır. Ankara’da gerçekleştireceğimiz çalışma kamplarımızda 81 ilin temsilcilerini hep birlikte belirleyeceğiz.”

     

    Konuşmalar sinevizyon gösterimi ve il temsilcilerine mazbatalarının taktiminim ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan dernek yöneticileri İbrahim Bozan, İnci İlhan, Mine Akaltun, Doğukan Keskin ve dernek başkanı Suat Sandalcı ortak olarak şeffaf yönetimle toplu konu alanlarında profesyonel tesis ve site yöneticiliğin oluşturacağı faydalara değindi.

     

    3 AY İÇERİSİNDE BUNU BAŞARMAYI HEDEFLİYORUZ

     

    Sektördeki istihdam durumunun 2 milyonu geçtiğini ve sektörün ülkedeki ticari hacminin 15 milyar dolara yaklaştığını dile getiren Sandalcı şunları söyledi:

     

    “Ülkemizde yanı zamanda tüm 81 ilimiz de yaklaşık 4 bin şirket tesis yöneticiliği yapmaktadır. Günümüzde 5 milyon toplu konut yaşam alanı bu firmalar tarafından yönetilmektedir. Ülkemizde yerli ve milli firmalar olduğu gibi aynı zamanda global firmalarda hizmet vermektedir. Ama şunu unutmamalıyız ki Cumhurbaşkanımızın her zaman dediği yerli milli sermaye dediğimizde bize göre tesis yönetim sektörü ülkemizin bacası sanayisi haline gelmiştir. İşte biz bu büyük sektörün lisansa kavuşması ikinci etap olarak karneleşmesi ve ülkede lisansına sahip profesyonel tesis yöneticilerimiz hizmet vermesini istiyoruz.”

     

    Sandalcı sektörün devlet otoritesi altına alınırsa sorunların çözülebileceğine değinerek sözlerini şu şekilde noktaladı:

     

    “Toplu konut yaşam alanlarımızda süren kat maliklerimiz de huzurlu yaşamlarını sürer. Bugün burada Bursa’dayız ve burada 81 ilden il başkanlarımız ve mazbataların aldılar. İl başkanlarımızda bakanlıklarımızla birlikte entegreli çalışırlar illerindeki sorunları ve çözüm önerilerini masada konuşarak bakanlığın ve derneğimizin yapmış olduğu çalışmalara destek vermek için buradalar. Sektör gittikçe büyüyor daha büyüyecek Ülkemizde 634 sayılı Kat mülkiyeti Kanuna tabi yönetim faaliyet hizmeti veren yönetim şirketlerimiz lisanslaşacak. Yaklaşık 3 ay içerisinde bunu başarmayı hedefliyoruz. Şu anda yönetmelik çalışmaları devam ediyor. Bu yönetmelik çalışmaları da sayın bakanımız Murat kurum Bey’in teşrifleri ile gerçekleştireceğimiz Ankara’daki ikinci çalışma kampında son şeklini alacak. Ve Konut Politikaları ve Tesis Üretim şube Müdürlüğü derneğimizin girişimleriyle kurulmuştu işte bu müdürlük kapsamında bir komisyon kurulmasının istiyoruz. Lisanslı yönetim şirketlerine son adım adım olarak tesis yöneticileri birliği kurulması ile ilgili karar alındı.”

  • 2 kişiden biri yenilenmiş akıllı telefon satın almaya istekli

    2 kişiden biri yenilenmiş akıllı telefon satın almaya istekli

    Küresel enflasyonun en çok etkilediği kategorilerin başında gelen akıllı telefonlar ve tüketici elektroniğinde yenilenmiş ürünlerin yükselişi sürüyor. Avrupa’da yürütülen bir araştırma, 2 kişiden birinin yenilenmiş akıllı telefon satın almaya istekli olduğunu gösteriyor.

     

    İSTANBUL — Artan üretim maliyetlerinin tüketiciye yansımasının derinden hissedildiği kategorilerin başında gelen akıllı telefonlar ve tüketici elektroniğindeki etiket artışları, son model ve yeni gibi cihazlara daha az maliyetlerle erişme olanağı sunan yenilenmiş (refurbished) ürünlere yönelik ilgiyi artırdı. 12 Avrupa ülkesinde gerçekleştirilen ve bu yıl 2024 Mobil Dünya Kongresi’nde açıklanan bir rapora göre Avrupalıların %52’si, yenilenmiş bir akıllı telefon satın almaya istekli olduğunu belirtti. 22 Ağustos 2020’de Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik sayesinde yenilenmiş ürün pazarının Türkiye’deki gelişiminin önü açılırken, akıllı telefonlardan akıllı saatlere, ev elektroniğinden oyun konsolları, tablet ve bilgisayarlara kadar geniş bir yenilenmiş ürün yelpazesi de tüketicide karşılık bulmaya başladı.

    Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Senatech Yönetim Kurulu Başkanı Abdulhakim Çeliker, “Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş, lisanslı bir yenileme merkezi olan Senatech olarak akıllı telefonlar başta olmak üzere, birçok yenilenmiş ürünle hem ülkemizin cari açığını düşürmeye katkıda bulunuyor hem de tüketicilerin diledikleri cihazlara daha az maliyetle ulaşmasına olanak tanıyoruz” dedi.

     

    %40 daha avantajlı fiyatlar sunuyor

     

    Avrupa’da gerçekleştirilen araştırmada yenilenmiş bir akıllı telefon almak isteyen kullanıcıların %67’sinin temel motivasyonu maliyet olarak öne çıktı. Araştırma ayrıca, Avrupa’daki 5 telefondan ikisinin yenilenmiş olduğunu ortaya koydu. Teknolojideki ilerleme hızının yeni elektronik cihazları takip edebilmeyi zorlaştırdığına dikkat çeken Abdulhakim Çeliker,

     

    “Sevilen tüketici elektroniği markaları her yıl, her dönem genişletilmiş özelliklerle yeni ürünler sunuyor. Ancak bunları sıfır üretilmiş ürünleri satın alarak takip edebilmek, maliyetler sebebiyle giderek zorlaşıyor. Yenilenmiş ürünler, özellikle temel ihtiyaçlara yönelik harcamaların arttığı dönemlerde teknolojiyi de yakından takip edebilmenin maliyet avantajlı bir yolunu sunuyor. Örneğin Senatech’ten yenilenmiş iPhone veya yenilenmiş Samsung Galaxy Note 10 satın alan kullanıcılar; sıfır ürünlere kıyasla %40’a varan maliyet avantajıyla 12 ay garantili, yüksek kaliteli, sıfıra yakın cihazlara sahip 12 ay taksit seçeneğiyle sahip olabiliyor. Akıllı telefonların yanı sıra bilgisayarlar, akıllı saatler, ev aletleri ve aksesuar kategorilerinde de kondisyonu açık ve şeffaf bir biçimde belirtilen, yetkilendirilmiş bir yenileme merkezinde işin uzmanları tarafından yenilenmiş tüketici elektroniği ürünlerine hızlı kargo ve kolay iade fırsatıyla Türkiye’nin yenilenmiş teknoloji mağazası Senatech’ten satın alınabiliyor” ifadelerini kullandı.

     

    Yenilenmiş ürünlerin iklim değişikliğine katkısı %87 daha az

     

    Yenilenmiş ürün tercih etmenin, sıfır bir cihaz satın almaya kıyasla iklim değişikliğine katkısının karbon salımı bakımından %87 daha az olduğunun tespit edildiğini hatırlatan Abdulhakim Çeliker, “Pazar araştırması şirketi IDC’nin tahminleri yalnızca akıllı telefon kategorisinde üretilecek cihaz sayısının 2027’ye kadar 431 milyon üniteyi geçeceğini gösteriyor. Yapay zekanın en temel tüketici elektroniği ürünlerine ulaşmasıyla daha yeni gibi cihazlara, yapay zeka özelliklerini içermediği için eski gözüyle bakılıyor. İklim değişikliği aciliyetinin aşırı hava olayları yoluyla kendini her gün gösterdiği bir dönemde yenilenmiş ürünler, iklim konusundaki hassasiyeti yüksek kullanıcılara da hitap ediyor. Döngüsel ekonomiye katkısıyla sürdürülebilir bir seçenek sunan yenilenmiş cihazlar, piyasada el değiştirerek kullanım süresini en az ikiye katlıyor ve bu sayede yenilenmiş cihazlar ülkemizin cari açığının azalmasına da katkıda bulunuyor” ifadelerini kullandı.

     

    Herkes hayalindeki cihaza maliyet avantajıyla kavuşabilecek”

     

    Küresel çapta bir kampanya ve indirim dönemi olarak kutlanan kasım ayını son teknoloji ürünlerin erişilebilirliği artırmak için bir indirim ayı olarak kutladıklarını belirten Senatech Yönetim Kurulu Başkanı Abdulhakim Çeliker, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

     

    “Kasım ayının tamamına yayılacak şekilde, Türkiye’nin yenilenmiş teknoloji mağazası Senatech’te Online Alışveriş Festivali düzenliyoruz. Geniş bir ürün yelpazesinde cazip indirimler sunan kampanyamızla tüketicilerin hayallerindeki cihazlara ulaşmasını kolaylaştırıyoruz. Kasım ayına özel indirimlerle herkes hayalindeki teknoloji ürünlerine 12 ay taksit fırsatı, hızlı, ücretsiz kargo ve 12 ay garanti fırsatıyla kavuşabiliyor. Tüm dünyada Cyber Monday gibi elektroniğe odaklanan indirim günlerini de içeren bu kasım ayında tüketici elektroniği ürünü satın almayı planlayan tüm kullanıcıları Türkiye’nin yenilenmiş teknoloji mağazası Senatech’in Online Alışveriş Festivali kapsamında avantajlı fiyatlarla sunduğu yenilenmiş ürünleri keşfetmeye davet ediyoruz.”

     

  • Kamukent Çiğli Yapı Kooperatifi  Sabit Gelirlileri Hayallerindeki Eve Kavuşturacak

    Kamukent Çiğli Yapı Kooperatifi Sabit Gelirlileri Hayallerindeki Eve Kavuşturacak

     

     

     

     

     

    Artan girdi maliyetleri ve yüksek faiz ortamı nedeniyle inşaat sektöründeki durağanlık ve bu ortamda vatandaşların konuta ulaşmada yaşadığı sorunlar sektörde kooperatif modelinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

     

    3 ay önce kuruluşunu tamamlayan ve ilk genel kurulunu yapan S.S. Kamukent Çiğli Yapı Kooperatifi, konut ihtiyaçlarını sürekli bir sonraki bahara erteleyen sabit gelirliler ve kamu personelini özel avantajlı fiyatlarla ev sahibi yapmayı hedefliyor.

     

    Kamukent Çiğli Yapı Kooperatifi Başkanı Mucip Uludağ, ‘Yeni Nesil Kooperatifçilik’ sistemiyle; sabit gelirli, çalışan ve ev sahibi olmakta zorlananlar için sistemi, 3 ana başlıkta özetleyerek, önceliklerinin ”kalite, uygun maliyet, sağlam ve güvenilir konutlar” olacağını vurguladı.

     

    Projelerin ilkine Çiğli Yakakent’te başlayacaklarını belirten Uludağ, “Ülkemizde ekonomik nedenler ve finansa ulaşamama gibi nedenlerle önemli bir konut sorunu yaşanıyor. Biz de bu soruna çözüm bulabilmek için SS. Kamukent Çiğli Yapı Kooperatifi’ni kurduk. Üye alımlarımız da hızla devam ediyor. Burada öncelikle sabit gelirli vatandaşlarımıza hitap etmek istedik. Kamukent Çiğli’de ürettiğimiz konutların 3’te birlik bölümünü memurlar ve kamu çalışanlarının alabileceği daha uygun fiyatlarla satışa sunacağız. Bunun için kamu çalışanlarına özel 0 faizle ve 24 ay taksitle ev sahibi olma fırsatı sunuyoruz. Kamu personelleri 990 bin TL.’den başlayan peşinatlar ve sabit ödemeyle 2+1 daire sahibi olabilecek” diye konuştu.

     

    UYGUN FİYAT, KALİTE VE KONFOR BİR ARADA

     

    Kaliteli işçilik ve ödenebilir taksit politikasıyla İzmir’in depreme en dayanıklı zeminlerinden birine sahip Çiğli Yakakent’teki ilk projeleriyle huzurlu ve güvenli bir ortam, ve konforlu bir yaşam sunacaklarını kaydeden Uludağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Proje blok kaya zemin üstünde yapılacak. Güvenlik ön planda olduğu için depreme dayanıklı zemine sahip bölgeleri tercih ediyoruz. Ocak ayında hafriyata, Mart ayında da temel çalışmalarına başlayacağız. Anahtarları ise 24 ay sonra teslim etmeyi planlıyoruz. Projede 1+1, 2+1 ve 3+1 daire tiplerinden oluşan toplam 491 konut yer alacak. Sosyal donatılara da önem veriyoruz. Çocuklar ve büyükler için yüzme havuzu, fitness center, panoramik körfez manzarası sunan seyir terası ve asansörlerimiz de olacak. Dış cephede mantolama, evlerde yerden ısıtma sistemi standart olacak. Isı verimi alabilmek için salon, mutfaklar, koridorlar porselen seramik, diğer odalar laminant parkeyle kaplanacak. Klima tesisatı hazır sunulacak. Devamında sabit gelirli vatandaşlarımız için konut ve arsa imkanı sunacağımız yeni yatırım müjdelerimizi de sunacağız”

     

    Kamukent Çiğli Yapı Kooperatifi Başkanı Mucip Uludağ, kooperatif üyeliği ve projeye ilişkin ayrıntılı bilgiye 0 530 061 51 62 numaralı telefon ve kamukentcigli instagram adresinden ulaşılabileceğini de sözlerine ekledi.

     

     

     

     

     

     

  • Anahtar Parti Samsun için yeni yol haritasını açıklayacak

    Anahtar Parti Samsun için yeni yol haritasını açıklayacak

     

     

     

    Anahtar Parti Samsun İl Başkanı Ahmet Karkucak Samsun için hedeflerini ve projelerini paylaşacak

     

    Anahtar Parti Samsun İl Başkanı Ahmet Karkucak, bugün düzenleyeceği basın toplantısıyla partisinin Samsun’daki faaliyetlerine resmen başlayacak. Karkucak, Samsun özelinde başlayacak çalışmaların yanı sıra, partinin yerel ve ulusal düzeyde hayata geçirmeyi planladığı projeler ve hedefler detaylı bir şekilde kamuoyuyla paylaşacak. Anahtar Parti’nin Samsun’da yeni yol haritasının paylaşılacağı ve şehre olan katkılarının anlatılacağı toplantıya Anahtar Parti’nin önemli isimleri katılacak.

    İYİ Parti’den ayrılarak Anahtar Parti’yi kuran Yavuz Ağıralioğlu, Samsun’daki temsil görevini güvenilir bir isim olarak öne çıkan Ahmet Karkucak’a devretti. Anahtar Parti Kurucu İl Başkanı Ahmet Karkucak, bugün saat 13.00’te Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salonu’nda bir basın toplantısı düzenleyecek. Bu toplantıda, Samsun özelinde başlayacak çalışmaların yanı sıra, partinin yerel ve ulusal düzeyde hayata geçirmeyi planladığı projeler ve hedefler detaylı bir şekilde kamuoyuyla paylaşılacak.

    Anahtar Parti Samsun İl Başkanı Ahmet Karkucak, yapılacak toplantı öncesi şöyle konuştu: “Samsun’da güçlü bir ekip ve kararlılık ile yola çıkıyoruz. Şehrimizin ihtiyaçlarına çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmek ve halkımızın beklentilerini karşılayacak nitelikte projeler geliştirdik. Bunların hayata geçirilmesi için var gücümüzle çalışacağız.”

    İl Başkan Yardımcısı Alper Sancak ise, “Samsun’da yeni bir siyasi anlayış inşa etmeye hazırız. Daha şeffaf, katılımcı ve liyakatli dava anlayışıyla hareket edeceğiz” dedi.

     

  • Seramiksan, “Tasarımın Banyo Hali” yarışmasını kazanan projeyi üreterek UNICERA’da sergiledi

    Seramiksan, “Tasarımın Banyo Hali” yarışmasını kazanan projeyi üreterek UNICERA’da sergiledi

     

     

     

     Vitrifiye ve karo markası Seramiksan, İtalyan dekorasyon stiline sahip banyo mobilyası VOQ ile bu yıl ilk kez İzmir Ekonomi Üniversitesinde gerçekleştirdikleri Tasarımın Banyo Hali” adlı tasarım yarışmasında birinci olan Beyza Tuluk ve Aslı Cevdetoğlunun GAIA isimli projesini üreterek ilk kez UNICERA Fuarı’nda sergiledi.

    İSTANBUL Seramik sektörü yeni yeteneklerle güçlenirken, Seramiksan genç tasarımcıların projelerini hayata geçirerek sektöre yeni bir soluk kazandırıyor. Vitrifiye ve karo markası Seramiksan, İtalyan dekorasyon stiline sahip banyo mobilya markası VOQ ile İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde 20 Mayıs’ta gerçekleştirdikleri “Tasarımın Banyo Hali” adlı tasarım yarışmasında birinci olan Beyza Tuluk ve Aslı Cevdetoğlu’nun projelerini üreterek UNICERA Fuarı’nda ilk kez sergiledi. Geleneksel normları aşarak işlevselliği ve estetiği bir araya getiren GAIA isimli tasarımı ziyaretçilerin beğenisine sundu. Tasarımcılar Aslı Cevdetoğlu ve Bilge Beyza Tuluk da fuar süresince ziyaretçilere ürünü birebir anlatarak ayrıntılı bilgi verdi.

     

    Yarışmaya tüm katılanları tebrik ediyoruz”

     

    Seramiksan Direktörü M. Süreyya Çağlar konuyla ilgili, “Öncelikle, tasarımcı adaylarının kariyer yolculuklarının önünü açmak için bu yıl ilk kez gerçekleştirdiğimiz yarışmamızın birincileri dahil olmak üzere, tüm katılımcıları tebrik ediyoruz. Yarışmamızda birinci olan endüstriyel tasarımcı Aslı Cevdetoğlu ve Bilge Beyza Tuluk’un projelerini hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Gerçeğe dönüştürdüğümüz bu tasarımı geçtiğimiz günlerde yer aldığımız UNICERA Fuarı’nda da ziyaretçilerimiz ile ilk kez buluşturduk. Estetik ve işlevselliği mükemmel bir uyumla bir araya getiren GAIA, banyolara yeni bir bakış açısı kazandıracak” açıklamasında bulunarak tasarım hakkında detayları da paylaştı.

    Geleneksel normları aşarak, estetik ve işlevselliği bir araya getiriyor

     

    Seramiksan’ın bu yıl ilk kez “Optimize Depolama Çözümleriyle Yenilikçi Yaklaşımlar Yarışıyor” mottosuyla düzenlediği yarışmada birinci seçilen GAIA, kozmik düzenin zarafetinden ilham alıyor. Gezegenlerin güneş etrafında dönmesini simgeleyen merkezi bir dairesel aynanın etrafında simetrik olarak hizalanıyor. “Toprak yeşil” rengi, doğal dokularla birleşerek banyoda huzurlu ve dengeli bir atmosfer yaratıyor. Geleneksel normları aşarak, işlevselliği ve estetiği bir araya getirerek çağdaş banyo mobilyası tasarımı sunuyor. Koleksiyon, lavabolu depolama ünitesi, aynalı saklama ünitesi ve serbest banyo saklama ünitesi gibi temel parçalardan oluşuyor. Her bir depolama alanını artırıp, zemin kullanımını optimize etmek için kullanılıyor. Böylece, banyolarda mekansal düzenleme ve tasarım rafinasyonunu kozmosun düzeni ve güzelliğiyle buluşturan yenilikçi bir yorum sunuyor.

  • Geleneksel Rize kavurması, İstanbul’da pileki taşında pişiyor

    Geleneksel Rize kavurması, İstanbul’da pileki taşında pişiyor

    Karadenizin lezzetleri sınır tanımıyor. Adeta Dubai çikolatasının dünyayı fethetmesi gibi, Türkiyenin dört bir yanına yayılıyor. Sıra Rizenin taş kavurmasına geldi. Rize mutfağının köklü lezzetlerinden kavurmayı bin yıllık pişirme yöntemiyle İstanbula taşıyan restoran, pileki taşında kavurmanın inceliklerini metropollüler için sunarak kısa sürede geniş bir kitleye hitap etmeyi başardı. Geleneksel kavurma tekniklerini modern bir ortamda sunan marka, misafirlerine hem lezzet hem de nostaljik bir deneyim yaşatıyor.

     

    Türkiye’nin yöresel lezzetleri, tıpkı Dubai çikolatasının dünyayı fethetmesi gibi, ülkemizin farklı köşelerine doğru yolculuğa çıkıyor. Ege’nin zeytinyağlılarından İç Anadolu’nun gözlemelerine kadar uzanan serüvende sıra artık Karadeniz’in incisi Rize’nin kavurmasına geldi. Rize mutfağının köklü lezzetlerinden kavurmasını bin yıllık pişirme yöntemiyle İstanbul’a taşıyan Taş Kavurma’nın Kurucusu Murat Yığcı, pileki taşında kavurmanın inceliklerini metropollüler için sunarak kısa sürede geniş bir kitleye hitap etmeyi başardı.

     

    Kuruluşumuzun üstünden henüz 3 ay geçmesine rağmen uzun kuyruklar oluşuyor”

     

    İstanbul’da, Rize kavurmasının otantik halini deneyimlemek isteyenlere pileki taşı üzerinde pişirilen etleriyle geleneksel bir lezzet sunduklarını belirten Murat Yığcı, “Rize’nin bin yıllık geleneksel pişirme yöntemini İstanbul’a taşıdık. Pileki taşının özel yapısı, ısının her tarafa eşit dağılmasını sağlayarak etin içinin yumuşacık, dışının ise çıtır olmasını garanti ediyor. Yüzyıllardır süregelen bu pişirme tekniği, etin doğal aromasını bozmadan pişmesini sağlıyor. Kendimize özel tarifimizle yaptığımız baget ekmeklerimiz de misafirlerimizden tam not alıyor. Kuruluşumuzun üstünden henüz 3 ay geçmesine rağmen işletmemizin önünde uzun kuyruklar oluşuyor” dedi.

     

    Türkiyede bir ilki gerçekleştirdik”

     

    Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiklerini ve kısa sürede büyük bir ilgi gördüklerini dile getiren Taş Kavurma Kurucusu Murat Yığcı, “Meşhur Rize kavurmasını bin yıllık geleneksel bir yöntem olan pileki taşı üzerinde pişirerek misafirlerimize sunuyoruz. Pileki taşı, yüksek ısıyı uzun süre muhafaza edebilen ve etin iç kısmını eşit bir şekilde pişirmeye yardımcı olan doğal bir taş türü. Taşın üzerinde etin pişirilmesi, etin lezzetini daha yoğun hale getiriyor ve etin dışı çıtır, içi ise yumuşak ve sulu kalıyor. Bu pişirme tekniği, etin tüm doğal lezzetlerinin korunmasını sağlıyor. Tavada ya da fırında pişirilen kavurmadan daha farklı, daha özgün bir tat vaat ediyor.

     

    Pileki taşında kavurma ile hem yöresel yemek kültürünü yaşatıyoruz hem de eşsiz bir lezzet deneyimi sunuyoruz. Kendi özel tarifimizle hazırladığımız baget ekmeğimiz lezzetiyle müşterilerimizden tam not alıyor. Yöresel ve doğal malzemelerle hazırlanan kavurmamız, pişirme yöntemiyle hem lezzeti hem de tekniği açısından sektörde fark yaratıyor. Ana yemeğin ardından tatlı severleri de unutmayarak meşhur Hamsiköy sütlacı ile damaklarda iz bırakıyoruz” ifadelerini kullandı.

     

    “Misafirlerimizin çoğunluğunu aileler oluşturuyor”

     

    Özgün lezzeti, müşteri memnuniyeti ve yöresel tatlara verdikleri önemle sektörde emin adımlarla ilerlemeye devam edeceklerini vurgulayan Taş Kavurma Kurucusu Murat Yığcı, “Misafirlerimizin %70 ila 80’ini ailelerden oluşuyor. Yemekle arası iyi olmayan çocuklar dahi severek kavurma yiyor. Bu ilgi, özellikle çocukların yemekten keyif almasıyla daha da anlam kazanıyor. Müşteri memnuniyeti, geribildirimler bizler için çok kıymetli. Sabah 11:00’den gece 03:00’e kadar hizmet verdiğimiz işletmemizde, yoğun tempomuza rağmen müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmayı başarıyoruz. Öyle ki her saat sıcak kavurmamız bulunuyor. Yaklaşık 150-200 kişilik kapasitemizle, günün her saatinde misafirlerimizi ağırlıyoruz” şeklinde konuştu.

     

    “Her şubeyi bizzat kendimiz açacağız

     

    Taş Kavurma Kurucusu Murat Yığcı sözlerini şöyle tamamladı:

     

    “Taş Kavurma, özgün pişirme yöntemiyle sadece bir lezzet sunmuyor, aynı zamanda sektördeki geleneksel anlayışa da meydan okuyor. Türkiye’de bir ilk olan pileki taşı pişirme tekniği, sadece kavurmanın lezzetini artırmakla kalmıyor. Bu teknikle üretilen kavurma, kendine özgü bir karakter ve eşsiz bir tat kazanıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, bizi sektördeki diğer işletmelerden ayırarak farklı bir konumda tutuyor. Kısa sürede büyük kitlelere ulaşmayı başardık. Şubeleşme süreci için ilk adımlarımızı atıyoruz. Hızlı bir şekilde büyümeyi hedefliyoruz. Her şubeyi bizzat kendimiz açacağız.”

  • Katman-1 blokzincirinden ikinci stabilcoin adımı

    Katman-1 blokzincirinden ikinci stabilcoin adımı

    Stabilcoin’lerin erişim alanı giderek genişlerken, blokzinciri projeleri de stabilcoin entegrasyonlarına hız verdi. Ölçeklenebilirliği ve hızlı büyümesiyle öne çıkan Katman-1 blokzinciri, FDUSD desteği sunmaya başladı.

     

    İSTANBUL Kasım ayına damgasını vuran kripto para yükselişi stabilcoin’lere talebi artırırken, blokzinciri platformları ve merkeziyetsiz finans ekosistemleri de stabilcoin entegrasyonlarına hız verdi. Bu kapsamda, sunduğu performans ve sonsuz yatay ölçekleme özellikleriyle sektör lideri kabul edilen Katman-1 blokzinciri Sui, ABD dolarına sabitlenen en büyük dördüncü stabilcoin olan First Digital USD (FDUSD) desteği sunmaya başladı. Sui ve First Digital tarafından yapılan ortak açıklamada, tamamen nakit ve nakit eşdeğerleriyle desteklenen Asya merkezli stabilcoin FDUSD’nin son aylarda Sui ile yerel olarak entegre olan ikinci büyük stabilcoin olduğu vurgulandı.

     

    Piyasa değeri 2,3 milyar dolar

     

    Sui ve First Digital arasındaki işbirliğiyle, Coinmarketcap’te yer alan stabilcoin listesine göre 2,3 milyar doları aşkın piyasa değeriyle dünyanın ABD dolarına sabitlenmiş en büyük dördüncü stabilcoin’i olan FDUSD, Sui’nin yüksek performanslı ağını güçlü mimarisiyle birleştirdi.

     

    Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan First Digital Kurucusu ve CEO’su Vincent Cook, “FDUSD’yi Sui’de devreye almaktan heyecan duyuyoruz. Bu entegrasyonun getireceği potansiyel fırsatları dört gözle bekliyoruz. FDUSD, Sui’nin benzersiz nesne merkezli tasarımından yararlanarak, yüksek işlem hızlarına, düşük işlem ücretlerine ve güçlü ölçeklenebilirliğe erişim kazanıyor. Bu hamle, FDUSD’nin birden fazla blokzinciriyle birlikte çalışabilirlik yeteneğini artırırken halihazırda gelişen bir merkeziyetsiz finans ekosisteminde zincir içi likiditeyi güçlendirerek Sui’nin inovatif yaklaşımını destekliyor” ifadelerini kullandı.

     

    Circle’ı entegre etmişti

     

    1,5 milyar dolara yaklaşan toplam kilitlenmiş değerle 2024’ün en hızlı büyüyen Katman-1 blokzincirleri arasında sayılan Sui, geçtiğimiz aylarda köprülenmiş Circle (USDC) stabilcoin’ini yerel USDC ile değiştirerek stabilcoin entegrasyonu açısından önemli bir geliştirmeye imza atmıştı. Piyasa değeri 37,5 milyar doları aşan USDC entegrasyonundan sonra FDUSD’yi platformuna entegre eden Sui, DeFi ekosistemini büyüten stratejik adımlarına bir yenisini ekledi.

     

    Sui’nin işlem hacminde sürekli olarak en iyi ağlar arasında yer aldığını vurgulayan Sui Vakfı Ekosistem Geliştirme Başkanı Jameel Khalfan, “Sektörün önde gelen stabilcoin’lerinden biri olan FDUSD’nin Sui’ye eklenmesi, ekosistemimizin istikrarlı büyümesini daha da hızlandıracak ve ekosistem genelinde hem kullanıcılar hem de geliştiriciler için yeni kullanım senaryolarına zemin hazırlayacak. Benzersiz ölçeklenebilirlik için Move programlama dili ve nesne merkezli bir modelle tasarlanan Sui’nin blokzinciri, nakit veya nakit eşdeğerleriyle tamamen desteklenen FDUSD gibi stabilcoin’ler için ideal bir platform sunuyor” ifadelerini kullandı.

     

    21 milyar dolar işlem hacmi, 1,5 milyar dolara yakın kilitli değer

     

    Son yıllarda merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosisteminin öne çıkan oyuncularından birine dönüşen Sui’nin ekim ayında paylaştığı veriler, Sui ağı üzerine inşa edilen merkeziyetsiz borsalardaki (DEX) işlem hacimlerinin 21 milyar dolara ulaştığını gösterdi. Toplam kilitli değer (TVL) bakımından 1 milyar dolar eşiğini yakın dönemde aşan ve ağ üzerindeki TVL’si 1,5 milyar dolara yaklaşan Katman-1 blokzinciri ve akıllı sözleşme platformu Sui, First Digital işbirliğiyle, özellikle Asya’da yaygın kullanılan stabilcoin FDUSD’nin NAVI ve Cetus gibi protokollere erişebilmesinin ve Sui’nin yerel likidite katmanı DeepBook’tan yararlanmasının da önünü açıyor.

  • Kore karlar altında sıra dışı seyahat deneyimi sunuyor

    Kore karlar altında sıra dışı seyahat deneyimi sunuyor

     

     

     

    ney Kore, dört mevsim en güzel renklerin gözlemlenebildiği muhteşem bir doğaya sahip. Kış mevsiminde karla kaplı festivalleri, doğa yürüyüşleri, kırmızı kamelyaların görselliği, etkinlikleri ve keşfederken ruhu arındıran muhteşem doğası ile dünyanın en popüler destinasyonları arasında yer alıyor. Siz de Güney Koreyi karlar altında keşfederek, bu muazzam görselliğe tanıklık edebilir, unutulmaz anılar ve eşsiz fotoğraflarla keyif dolu bir seyahat yapabilirsiniz.

     

    Güney Kore, ülke genelinde sahip olduğu Milli Parkları, büyük şehirlerinde yer alan doğa parkları-bahçeleri ile her mevsim ilgi çekici bir ülke. Turist olarak bir büyük şehri gezerken ansızın doğanın içine kaçıp, şehrin kalabalığından, plazaların yüksekliğinden sıyrılmak eşsiz bir duygu. Üstelik bunu Güney Kore’de dört mevsim yapmak mümkün. Sadece şehirlerde değil, ülkenin hemen her yeri birbirinden zengin Milli Parklar ve bahçelerle özenle donatılmış. İlkbahardaki kiraz çiçeklerinin açışı, sonbahar mevsiminde sarı-kırmızının farklı tonları ve kızıla dönmüş yapraklardan oluşan eşsiz bir doğa, yaz mevsiminde doğa içinde daha ılıman ve nefes alınabilir bir seyahat deneyimi paha biçilemez. Kış mevsiminde ise bir seyahat severi fazlasıyla mutlu edecek, ruhunu doyuracak kış festivalleri, karlar altında müthiş görsellikte Milli Parkları, yürüyüş yolları ve düzenlenen etkinlikleri ile gezginlere bambaşka bir deneyim yaşatıyor.

     

    Kore Turizm Organizasyonu Istanbul (KTO Istanbul) dünyanın değişik coğrafyalarından Kore’ye gelen seyahat severlerin kış mevsiminde en çok ziyaret ettikleri bölgeleri ve katıldıkları etkinlikleri açıkladı. İşte Kore’nin sıra dışı ve dünyada en çok ziyaret edilen, en beğenilen kış festivalleri, kış etkinlikleri ve yürüyüş rotaları:

     

    Karlı dingin bir doğada kıpkırmızı kamelya ağaçlarının coşkusu 

     

    Jeju Adası: Camellia Hill, Arboretum, Forest

    Jeju Camellia Hill, Kore’ye özgü kamelyaların yanı sıra dünyanın dört bir yanından farklı kamelya türlerini sergileyen doğa temalı bir parktır. Parkta, Avrupa kamelya ormanı, bebek kamelya ormanı ve gizli kamelya patikası gibi birçok temalı bahçe bulunmaktadır.

     

    Jeju Kamelya Arboretumu, pamuk şekerine benzeyen yuvarlak kamelya ağaçlarıyla kısa zamanda sosyal medyada popüler oldu. Birbirine kümelenmiş kırmızı çiçeklerle dolu ağaçlar ve karla kaplı doğada yürüyüş hem dinlendirici hem de egzotik bir manzara oluşturuyor. Arboretumu gezerken Kamelya Ormanı ve Jeju’nun masmavi denizinin de manzarasını keşfedeceksiniz.

     

    Instagram’da ilgi çekici, müthiş görseller yakalamak isterseniz, Jeju Kamelya Ormanı’nı da mutlaka ziyaret edin. Ormanın içinde yer alan Cafe’nin birinci katına çıkarak panoramik, etkileyici bir doğa fotoğrafı çekebileceğinizin de tüyosunu verelim.

     

    Jeollanam-do Yeosu : Odongdo Adası

    Binlerce kamelya ağacı kış mevsimi geldiğinde Odongdo Adası’na kırmızı renkleriyle hakim olur, adeta bir doğa şöleni sunar. Odongdo Adası’nı anakaradan geçişini sağlayan dalgakıran, adaya kolay ulaşım için bir köprü görevi görür. Turistler sıra dışı bir etkinlik için sıklıkla Kamelya Treni’ne binmeyi tercih ederler. Ada kış mevsimindeki Kamelya ağaçlarının görsel şöleni dışında, yürüyüş parkurları, deniz feneri ve müzik çeşmesi gibi birçok eğlenceli aktiviteyi de ziyaretçilerine sunuyor.

     

    Jeollabuk-do Gochang : Seonunsa Tapınağı

    Seonunsa Tapınağı, tarihi değere sahip olması ve birçok kültürel varlığa ev sahipliği yapması nedeniyle önemli bir cazibe merkezidir. Bununla birlikte Doğal Anıt olarak belirlenmiş bir kamelya ormanına da sahip. Orman, tapınağın hemen arkasında yer alıyor ve uzun yıllar önce tapınağı orman yangınlarından korumak amacıyla oluşturulduğu da biliniyor. Tapınağın, kamelya ormanına karşı manzarası görülmeye değer.

     

    Eşsiz kış festivalleri keyif dolu deneyimler sunuyor

     

    Gyeonggi-do Gapyeong : The Garden of Morning Calm Işık Festivali

    Her yıl kış mevsiminin gelmesi beraberinde, Gyeonggi-do’da 1 Aralık itibari ile Mart ayının ortalarına kadar devam eden keyifli bir Işık Festivali yapılmaktadır. The Garden of Morning Calm nam-ı diğer Sabah Sakinliği Bahçesi’ndeki Işık Festivali, ışıklarla yaklaşık 330.000 ㎡’lik bir alanı kaplayan muhteşem bir akşam etkinliğidir. Parıldayan ışıklar, kış mevsimi boyunca bahçenin doğal güzelliğine rengarenk bir ışıltı katar. Aydınlatma saatleri 17:00 ile 21:00 arasında olup, Cumartesileri 23:00’e kadar da uzatılır. Kış mevsiminde huzurlu ve dinlendirici bir etkinlik arayanlar için ideal bir festivaldir.

     

    Gangwon-do Taebaek : Taebaeksan Dağ Kar Festivali

    Taebaeksan Dağı Kar Festivali, ziyaretçilerine 7’den 77’ye herkesi eğlendirecek bir dizi etkinlik ve aktivite imkanı sunuyor. Ziyaretçiler, arka planında karla kaplı güzel Taebaeksan Dağı’nın olduğu manzaraların, bu manzaralar eşliğinde yapılan etkinliklerin tadını çıkarırken, ilgi çekici kar heykellerinin görselliğinde, kar kızaklarıyla keyifli zamanlar geçirebiliyor. Ocak ayının son haftası başlayan ve Şubat ayının ilk haftasını da içeren bu keyifli kar festivalini kaçırmamak gerek. Buraya kadar gelen ziyaretçiler, araçla sadece 20 dakika uzaklıkta olan Hwangji Göleti’ne uğrayabilir, değişik şekil ve boyutlardaki fenerlerin bulunduğu ışık festivalini de izleyebilirler.

     

    Korede kış mevsiminde öne çıkan doğada yürüyüş – soluklanma rotaları

     

    Gangwon-do Inje : Wondae-ri Huş Ağacı Ormanı

    Popüler bir yürüyüş noktası olan Wondae-ri Huş Ağacı Ormanı, göğe doğru uzanan ulu ağaçları ile ilgi çekici bir doğaya sahiptir. Her mevsim güzel bir görselliğe sahip olmasına karşın, kış ayları ormanın görselliğinin en iyi olduğu zaman. Bembeyaz karla kaplı araziye yayılmış gümüş rengindeki huş ağaçlarının dingin güzelliği, soğuk havaya rağmen ziyaretçiler için cazibe merkezi oluyor. Ormanlık alanda yaklaşık 700.000 ağaç var. Ormanın çok sık oluşu ve içine düşen güneş ışınları sayesinde kış esintisini bu ormana uğramıyor. Pazartesi-Salı günleri ziyaretçi girişine kapalı olan orman, diğer günlerde 09:00-14:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

     

    Jeollabuk-do Muju : Deogyusan Milli Parkı

    Jeollabuk-do ili, Muju ilçesinde yer alan Deogyusan Dağı, her yıl yağan yoğun kar yağışı nedeniyle Kore’nin kış görselliği ile bilinen bir doğa harikasıdır. Dağ, özellikle kırağıyla kaplı güzel ağaçlarıyla ünlüdür. Ağaçları kaplayan buz kristalleri, ormanın uzaktan beyaza bürünmüş gibi görünmesini sağlar, yakından baktığınızda ise pırıl pırıl parlayan büyüleyici bir atmosfer oluşur. Deogyusan Dağı, özellikle trekking meraklılarının kış aylarında ilk sırasında yer alır. Zirveye ulaşmak için uzman bir yürüyüşçü olmanız gerekmediğinden, tüm ziyaretçiler keyifli bir yürüyüş için burayı tercih edebilirler. İsteyen ziyaretçiler, Muju Resort’tan teleferiğe binerek Silcheonbong Zirvesi’ne ulaşabilir, karlı manzaranın tadını çıkarabilirler.

    Kore Turizm Organizasyonu İstanbul Ofisi Direktörü Hyuncho Cho, Kore Turizm Organizasyonu (KTO), 2024 VisitKoreaYear Kampanyasının bir parçası olarak, Korenin sahip olduğu kültürel değerlerinin yanı sıra kış mevsimindeki eşsiz doğanın keşfedilmesini de önemsemektedir. Her mevsim farklı güzelliklere sahip Korede, Kış mevsimi de gezginler için oldukça tatmin edici. Karla kaplı festivaller, şehir etkinlikleri ve milli parkların sıra dışı görsellikleri eşliğinde seyahatseverler ruhunu dinlendirip, yılın tüm stresini atabilirler. Kültür ve doğasever Türk gezginlerinin, hem kültürümüzü tanımak hem de kış mevsiminde sıra dışı görsellikler sunan doğamızı yakından gözlemleyebilmeleri için Koreye keyif dolu bir seyahate davet ediyoruz.” açıklamasında bulundu.

     

     

  • Daikin Türkiye, sürdürülebilirlikte I-REC sertifikasıyla öncü olurken Avrupa’nın fancoil üretim merkezi haline geldi

    Daikin Türkiye, sürdürülebilirlikte I-REC sertifikasıyla öncü olurken Avrupa’nın fancoil üretim merkezi haline geldi

     

     

    Daikin Türkiye, Sakarya Hendekteki üretim tesisinde hem çevresel hem de teknolojik yeniliklerle sektöre öncülük ediyor. 2020 yılında ilk fazı, 2023 yılında ise ikinci fazı hayata geçirilen çatı üstü GES (Güneş Enerji Santrali) projesiyle, I-REC sertifikası alarak yenilenebilir enerji taahhütlerini belgeleyen Daikin Türkiye, karbon nötr olma yolunda önemli bir adım attı. Daikin Türkiye ayrıca, Avrupanın tek fancoil üretim merkezi olarak Hendek tesisinde yüksek verimli fancoil üretimi gerçekleştiriyor. Tüm kaset tipi fancoil serisini yerli olarak Hendek Üretim Tesisi’nde üreterek, Avrupa ve CIS pazarına ihraç ediyor.

    İklimlendirme sektöründe 100 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Daikin, Türkiye’de sürdürülebilir üretim anlayışını Sakarya Hendek’teki üretim tesisiyle güçlendirmeye devam ediyor. Hendek’te kurulan çatı üstü Güneş Enerji Santrali (GES) sayesinde Daikin Türkiye, tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılayarak, karbon nötr olma hedefi doğrultusunda ilerliyor. Bu kapsamda alınan I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası), Hendek tesisinde kullanılan elektriğin tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildiğini ve sıfır emisyon hedefinin başarıyla sağlandığını belgelendiriyor.

    Bu çevre dostu enerji yatırımlarının yanı sıra Hendek tesisi, Daikin Grubu içerisinde Avrupa pazarına ihraç edilen tüm fancoillerin üretim merkezi konumuna geldi. Daikin Türkiye, AR-GE merkezinde Türk mühendislerin katkılarıyla geliştirdiği yenilikçi teknolojilerle, fancoil üretiminde Avrupa’ya tek tedarikçi olma sorumluluğunu üstleniyor. Bu kapsamda, Daikin Türkiye Hendek tesisinde tüm kaset tip fancoil serisinin üretimini gerçekleştiriyor ve bu ürünleri Avrupa ve çevresindeki ülkelere ihraç ederek bölgedeki pazar payını daha da güçlendiriyor.

     

    Daikin Üretim Tesisi yenilenebilir enerji kullanıyor

     

    Daikin Türkiye, sürdürülebilirlik yolundaki adımlarını Hendek’teki GES (Güneş Enerji Santrali) projesi ile hızlandırdı. Daikin Türkiye, ilk fazını 2020 yılında hayata geçirdiği GES (Güneş Enerji Santrali) projesinin ikinci fazını Ağustos 2023’te tamamlayarak toplamda 7,84 MWp kurulu güce ulaştı. Daikin Türkiye 2023 mali yılı raporuna göre, Hendek Üretim Tesisi’nde söz konusu yılda GES projesinden ürettiği enerjiyi ihraç ederek tükettiği toplam 9.634 MWh elektrik enerjisinin tamamının yenilenebilir enerji kaynaklarından kullanıldığını dünyanın en yaygın sertifikasyonu I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası) ile belgelendirilmiştir. Bu veri de elektrik tüketiminde sıfır emisyon elde edildiğinin bir göstergesidir. Böylece Daikin Türkiye, 3.969 t-CO2 emisyon salımına engel olarak eş değeri 112.717 ağacı kurtarmış ve karbon nötr şirket olma hedefine bir adım daha yaklaşmıştır.

     

    Daikin Türkiye, fancoil üretiminde Avrupanın tek merkezi

     

    Buna ek olarak, Daikin Türkiye’nin Sakarya Hendek’teki üretim tesisi, Avrupa’nın tek fancoil üretim merkezi olarak konumlandı. Daikin Türkiye, Türk mühendislerin geliştirdiği yenilikçi AR-GE çalışmaları sonucunda tüm kaset tip fancoil serisini üreterek Avrupa pazarına ihraç ediyor. FWF-D ve FWC-D model yeni nesil kaset tip fancoil cihazları; ofisler, oteller ve rezidanslar gibi geniş alanlarda hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de konforlu iklimlendirme çözümleri sunuyor. EC motor teknolojisi ile yüksek enerji verimliliği sağlayan bu cihazlar, düşük ses seviyesi ve şık tasarımlarıyla da dikkat çekiyor.

     

    Heyecan verici gelişmeler basınla paylaşıldı

     

    Daikin Türkiye, sürdürülebilirlik projeleri ve sektördeki liderliği hakkında daha fazla bilgi paylaşmak için 18 Kasım’da bir basın yemeği düzenledi. Daikin Türkiye Genel Müdür Yardımcıları Olcay Avcı ve Tuncer Gülsaran, katılımcılara yenilenebilir enerji yatırımları, I-REC sertifikası ve Avrupa pazarındaki fancoil üretimindeki başarıları hakkında detaylı bilgiler sundu.

     

    Daikin Türkiye, Sakarya Hendek’teki üretim tesisinde gerçekleştirdiği yenilenebilir enerji yatırımları ve inovatif üretim süreçleri ile yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da öncü şirketlerinden biri konumuna yükseliyor. I-REC sertifikasıyla karbon nötr üretim hedefinde emin adımlarla ilerleyen Daikin Türkiye, Avrupa pazarına ihraç ettiği yüksek verimli fancoil ürünleri ile iklimlendirme sektöründe sürdürülebilir çözümler sunmaya devam ediyor. Şirket, hem çevresel hem de endüstriyel anlamda değer yaratarak, Türkiye’nin Avrupa’daki gücünü pekiştiriyor ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı sürdürüyor.