Distribütörlük Anlaşmalarında Hukuki Mimari: Orijinal Ekipman Üreticisi (OEM) Güveni ile Yerel Hukuk Dengesi Arasında Distributorün Stratejik Rolü

Distribütörlük anlaşmaları, özellikle yabancı OEM (Original Equipment Manufacturer) firmaları ile yerel pazar arasında kurulan en kritik ticari ve hukuki köprüdür. Bu ilişkide distribütör, yalnızca ürünün pazara girişini sağlayan ticari bir aktör değil; aynı zamanda OEM’in markasını, operasyonel standartlarını ve hukuki güvenliğini yerel hukuk sistemi içinde temsil eden temel yapıdır. Bu nedenle distribütörlük anlaşmalarının müzakeresi, klasik bir ticari sözleşme pazarlığından çok daha öte, çok katmanlı bir hukuki mimari tasarım sürecidir.

Yabancı OEM’ler açısından distribütör seçimi, sadece ticari kapasiteye değil, hukuki yeterliliğe ve yerel mevzuat bilgisine de dayanır. Zira OEM, globalde oluşturduğu sözleşme standartlarının yerel hukukta geçerli, uygulanabilir ve icra edilebilir şekilde “back-to-back” korunmasını bekler. Bu noktada distribütörün rolü, OEM sözleşmelerinin yerel hukuka uyarlanması, risklerinin dengelenmesi ve aynı zamanda bayi ağına (dealer network) birebir yansıtılmasını sağlayan hukuki filtre mekanizması olmaktır.

Başarılı bir distribütörlük yapısında hukuki mimari şu üç dengeyi aynı anda kurmalıdır:

OEM’in küresel standartlarının korunması,

Yerel hukukun emredici hükümlerine tam uyum,

Distribütörün ticari ve hukuki risklerinin sürdürülebilir seviyede tutulması.

Bu üç unsurdan biri eksik kalırsa sistem uzun vadede kırılgan hale gelir.

1. Back-to-Back Yapının Önemi

Distribütörlük anlaşmalarında temel prensip, OEM ile distribütör arasındaki sözleşme hükümlerinin, distribütör ile dealer arasındaki sözleşmelere mümkün olduğunca birebir ve tutarlı şekilde yansıtılmasıdır. Buna “back-to-back” yapı denir.

Bu yapı sayesinde:

OEM’e karşı üstlenilen yükümlülükler bayi seviyesinde karşılık bulur,

Sorumluluk zinciri kopmaz,

Hukuki boşluklar oluşmaz,

Distribütör tek başına risk taşıyan konuma düşmez.

Back-to-back yapının doğru şekilde kurulması, distribütörün hem OEM’e karşı üstlendiği yükümlülükleri bayiler düzeyinde dengeli biçimde yansıtabilmesini hem de sözleşmesel

güvencelerini tutarlı bir yapı içinde koruyabilmesini sağlar. Bu sayede distribütör, sistemin merkezinde yer alan, riskleri yöneten ve sözleşmesel bütünlüğü sağlayan güçlü bir konumda olur.

2. Yerel Hukukla Uyumun Önceliği

OEM sözleşmeleri çoğu zaman Anglo-Sakson hukuk sistemi veya OEM’in merkez ülkesinin hukukuna göre hazırlanır. Ancak bayi sözleşmeleri yerel hukukun emredici hükümlerine tabidir.

Bu nedenle:

Rekabet hukuku,

Tüketici hukuku,

Türk Ticaret Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde tek satıcılık ve bayilik ilişkilerinin korunmasına ilişkin ilkeler,

Fesih ve tazminat hükümleri,

Yetkili servis ve garanti yükümlülükleri

titizlikle incelenmeli ve OEM standartlarıyla uyumlu ama yerel hukuka uygun bir yapı kurulmalıdır. Distribütör, bu noktada OEM için bir “hukuki güvenlik süzgeci” görevi görür.

3. Sorumluluk ve Tazminat Dengesi

Distribütörlük sözleşmelerinde en kritik alanlardan biri sorumluluk paylaşımıdır.

Distribütör şu soruları netleştirmelidir:

OEM kaynaklı risklerde sorumluluk kime ait?

Ürün sorumluluğu hangi aşamada başlar?

Bayi kaynaklı ihlallerde distribütörün sorumluluğu ne kadar?

Tazminat mekanizmaları simetrik mi?

Distribütör, OEM’e karşı üstlendiği sorumlulukları bayi sözleşmelerinde de aynen veya makul ölçüde yansıtmak zorundadır. Aksi halde tek taraflı risk taşıyan bir yapı oluşur.

4. Fesih Mekanizmaları

Distribütörlük anlaşmalarında fesih hükümleri çoğu zaman en hassas başlıklardan biridir.

Distribütör şu unsurlara dikkat etmelidir:

OEM’in fesih hakkı ile distribütörün bayi üzerindeki fesih hakkı uyumlu mu?

Tazminat ve ihbar süreleri dengeli mi?

5. Rekabet Hukuku ve Pazar Yapısı

Distribütörlük sözleşmeleri doğrudan rekabet hukuku alanına girer. Özellikle:

Bölge tahsisi,

Münhasırlık,

Yeniden satış fiyatı,

Pazar kısıtlamaları

yerel ve Avrupa Birliği rekabet mevzuatıyla uyumlu olmalıdır. Bu uyumun sağlanması, OEM açısından da kritik önemdedir çünkü olası ihlaller doğrudan OEM firmasına ve küresel cirosuna yansır.

6. Garanti, Satış Sonrası ve Ürün Sorumluluğu

Distribütör, OEM adına pazarda görünen yüzdür. Bu nedenle:

Garanti koşulları,

Servis yükümlülükleri,

Geri çağırma süreçleri,

Ürün sorumluluğu

hem OEM sözleşmesi hem bayi sözleşmesi düzeyinde tutarlı ve uygulanabilir olmalıdır. Back-to-back yapı burada hayati öneme sahiptir.

7. Uyuşmazlık Çözüm Yapısı

Distribütörlük sözleşmelerinde:

OEM ile tahkim,

Bayi ile yerel mahkeme

gibi farklı mekanizmalar olabilir.

Distribütörlük anlaşmalarının müzakeresi, sadece ticari bir sözleşme pazarlığı değil; OEM ile yerel pazar arasında kurulan hukuki güvenlik sisteminin tasarımıdır.

Distribütör, bu sistemde:

OEM’in küresel standartlarını koruyan,

Yerel hukuka uyumu sağlayan,

Bayi ağını hukuken yapılandıran,

Riskleri dengeli şekilde dağıtan

merkezi bir rol üstlenir.

Bu nedenle başarılı bir distribütörlük yapısında distribütör, yalnızca ticari temsilci değil; OEM’in yerel pazardaki hukuki mimarıdır.

Av. Mirac Ucankale Yüce